.eklentileri
Advertisement
onlarla-yaşamak
Takvim
Haziran 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
     
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930  
Google Adsense
Bumerang

Archive for Haziran, 2012

Beşiktaş İlaçlama

Beşiktaş İlaçlama işleriniz itina ile yapılır.

Beşiktaş İlaçlama

Beşiktaş İlaçlama işleriniz itina ile yapılır.

Üsküdar ilaçlama

Üsküdar ilaçlama işleriniz titizlik ile yapılır memnuniyetiniz memnuniyetimizdir.

Hamam Böceği ilaçlama

Hamam böcekleri, eklem bacaklılar grubundan olup küçük haşere türleridir. Hamam böceklerinin 3 çift ayakları, başında da 1 çift antenleri bulunur. Vücudu ve gövdesi sert kabuktan oluşan bir çift kanat ile kaplıdır. Hamam böcekleri ulaşımını yürüyerek yaparlar. Kanatlarını uçmak için kullanmazlar. Hamam böcekleri ayaklarının çok güçlü olmasından ve çok ayağının bulunmasından dolayı çabuk hareket ederler. Hamam böceği saatte birkaç km yol alabilir.

Hamam böceklerinin türlerine bağlı olarak farklı yapıları ve boyları vardır. Bir Hamam böceğinin boyu birkaç mm olabildiği gibi 4 -5 cm olan türleride vardır.

Vücutlarında özel algılayıcıları, yani mükemmel çalışan bir sonar (radar) sistemleri vardır. Bu radar sistemi ile yiyeceğinin yerini tespit eder ve aynı zamanda kendisine gelen tehlikeleri sezinleyerek saklanır. O kadar mükemmel algıları vardır ki ortamda bulunan insanların dışında başka kişiler geldiğinde hemen algılarlar. Dünya üzerinde birçok türü bulunur. Dünyada bilinen hamam böceği türünün 4000 – 5000 kadar olduğu saptanmıştır.

Hamam böceği insanı ısırarak direk zarar vermediği için zararsız görünürler. Fakat insanlara hastalık bulaştırmaları ve tiksindirici oluşu ile insanlar tarafından sevilmeyen böceklerdir.

Gündüzleri pek gezinmezler ve ışığa karşı hassas yapıları vardır. Çoğunlukla beslenmek için geceleri ortaya çıkarlar. Gece bulduğu yiyecek kırıntılarını ve açıkta kalan yemekleri üzerinden beslenir.Yiyecek bulamadıklarında ise ölmüş böcek leşleriyle beslenirler. Hamam böceği besin olmadan 30 – 40 gün kadar yaşar.

 

Hamam böceği vücut direnci çok güçlü olan bir haşeredir. Ultra viole ışınlarına karşı bile dayanıklıdırlar.Sıcaklık ve soğukluk bakımından güçlü yapısı vardır. İnsanların dayanamadığı sıcaklığa ve soğuğa dayanırlar.50 derece sıcaklığa dayandığı gibi -30 derecede de yaşayabilir.

Yaşadıkları yere ve türlerine bağlı olarak farklı renklerdedirler. Bazıları siyah, bazıları kızıl, bazıları da kırmızımsı olabilmektedirler.Yıl içinde birkaç kez kabuk değiştirerek kendi vücutlarını yenilerler. Kabuğu değişmiş hamam böcekleri daha genç ve dinamik olurlar. Kabuğu değişmiş olanlar aynı gün içinde yeni kabuğuna bürünür.

Hamam böceği (kalorifer böcekleri) genel olarak 2-2,5 yıl kadar yaşar. Vücudu çok dirençlidir. Ayak kopmalarında veya herhangi bir uzvu koptuğunda dahi ölmezler hatta kafaları kopsa dahi haftalarca yaşarlar.

Hamam böcekleri yumurta bırakarak çoğalırlar. Hamam böceği yumurtasını görmek mümkün değildir. Çünkü çok ufak yumurtaları vardır. Yumurtalarını evlerde duvar diplerine ve evdeki çatlaklara bırakır.

Çoğu hamam böceği türünde yılda 1 defa çiftleşme olur. Bu çiftleşme bazı türlerde ömürleri boyu kendilerine yeter. Hamam böceği bir yıl içinde aynı çiftleşmeden 4 veya 5 defa yumurta bırakır. Her yumurtlamada 500’e yakın yumurta bırakır.

Hamamböcekleri geceleri aktif olduğu için geceleri beslenirler, gündüzleri evlerin kuytu köşelerinde dinlenirler

Hamam böcekleri halk arasında farklı isimler ile anılırlar. Hamam böceği ( kalorifer böceği, alman hamam böceği, amerikan hamamböceği, oryantal hamam böceği) gibi birçok isim alırlar. Aslında bu aynı haşere grubudur fakat türleri farklı olduğu için hepside kalorifer böceği diye anılırlar.

HAMAM BÖCEĞİ İLE MÜCADELE

Hamam böceği ile mücadele çok önemlidir. Çok çabuk üreyen ve birçok hastalık bulaştıran bir haşere olduğu için bunlar ile mücadele şarttır. Hamam böceği ilaçlama işi çok önemlidir. İlaçlandığı zaman ilaçlar yumurtaya kesinlikle etki yapmaz. Bu bakımdan uygulama 20 – 24 gün sonra tekrarlanmalı çünkü hamam böceği yavruları takriben 15 gün sonra yumurtadan çıkar. Hamam böceği sorunu elle öldürmekle çözülmez.İnsanlara birçok hastalığı bulaştırdığı için bir an önce müdahale edilmedir. Hamam böceği (kalorifer böceği) ile mücadele için mutlaka ilaçlama firması ile irtibat sağlayın. İlaçlama sektöründe konusunda uzman olan firmamız 7 gün 24 saat kesintisiz hizmetinizdedir.

HAMAMBÖCEĞİ (KALORİFER BÖCEĞİ) İLE İLGİLİ SORULAR

1- HAMAM BÖCEKLERİ NE YER?

Hamam böceği açıkta bulunan her türlü yiyeceği tüketirler.Böcek ve haşere ölmüş her böceği yer.Beslenmesini genellikle gece yapar. Evlerimizde hamam böcekleri aynı zamanda giyeceklerimizi de kemirerek zarar verirler. Hamam böceklerinin evin dışında, ormanda yaşayanları organik besinleri tüketirler.

2- HAMAM BÖCEĞİ NASIL ÇOĞALIR?

Hamam böcekleri yumurta ile çoğalırlar. Ömründe 1 defa çiftleşir.Bu çiftleşmeden sonra her yıl 4- 5 defa yumurta bırakır ve her defasında 100’lerce yumurta bırakır.Yumurtasını evlerde kuytu yerlere, duvarlardaki yarık ve çatlaklara bırakır. Hamam böceği yavrusuyumurtadan yaklaşık 15 – 18 gün sonra çıkar. Bu bakımdan çok çabuk çoğalırlar.

3- HAMAM BÖCEĞİ YAŞAM ALANI NERELERDİR?

Hamam böceği doğada ormanlık alanlarda nemli ortamlarda bulunur.Evimizde ise hamam böceği lavabo altlarında, evin mutfağında, evin bodrumunda, çatı katlarında hatta yatak odalarına kadar her mekanda bulunurlar.

4- HAMAM BÖCEĞİ HANGİ HASTALIĞI TAŞIR?

Hamam böceği insana bir çok hastalık taşır bu hastalık taşıması genellikle besinlerden olur. Hamam böceği ısırdığı besinlerin ve yiyeceklerin üzerine bıraktıkları ağız salgıları,dışkıları ve yumurtaları ile insanlara hastalık mikroplarını bulaştırırlar.
Hamam böceği şu hastalıkları insana taşır.
Gıda zehirlenmeleri
Verem mikrobu
Hepatit virüsü
Dizanteri ve benzeri birçok hastalığı bulaştıran bu haşereler insanlar için çok tehlikelidirler.

5- HAMAMBÖCEĞİ NE KADAR YAŞAR?

Hamamböcekleri yaklaşık olarak 2 – 2,5 yıl kadar yaşarlar. Hamam böceklerinin sürekli ürediğini düşünürsek ortamda sürekli yavru olur. Yaşam koşulları ve mücadele yöntemleri ömrünü belirler.

6- HAMAMBÖCEĞİ NE ZAMAN GÖRÜLÜR?

Hamamböceğine her mevsim rastlanır. Yaşam koşulları ne olursa olsun onları görmek mümkündür. İster yaz ister kış 7 gün 24 saat rastlanılabilir. Hamam böceği görüldüğü zaman mutlaka ilaçlama şirketimize müracaat edin. Biz ilaçlama şirketi olarak size böceksiz rahat bir yaşam ortamı sunalım.

7- HAMAMBÖCEĞİ ÜZERİNDE GEZİNDİĞİ YİYECEKLERE ZARARLARI NELER OLUR?

Hamam böceği üzerinde gezindiği ve besinlerden yiyerek tükettiği yiyecekleri bozarlar. Birçok yiyeceği ve içecekten beslendiklerinde geriye bıraktıkları artıklardan dolayı bu besinleri bozarlar. Gıda zehirlenmelerin birçoğu bu haşerelerden kaynaklanır.

8- HAMAM BÖCEĞİ İLAÇLAMADA HANGİ İLAÇLAR KULLANILIR?

Hamam böceği ilaçlamada böceğin yoğunluğuna bağlı olarak farklı ilaçlar kullanılır.Yoğunluğu az ise jel ilaçlar kullanılır. Fakat böcek yoğunluğu fazla ise sıvı ilaçlar kullanılarak bu haşereye kesin çözüm bulunur.

9- HAMAM BÖCEĞİ İLAÇLAMADA UYULMASI GEREKEN ÖNEMLİ KURALLAR NELERDİR?

1) Böceğin türüne ve yoğunluğuna göre ilaçlar kullanılmalı
2) İlaçlama mutlaka yasal ilaçlama servisine yaptırılmalı
3) İlaçlama servisinin kullandığı ilaçlar Sağlık Bakanlığı onaylı olmalı
4) İlaçlamayı yapan elemanın işin eğitimini almış olması gerekir
5) İlaçlama hakkında mutlaka gelen elemandan bilgi alın
6) İlaçlamalar mutlaka periyodik yapılmalı
7) İlaçlama yapıldıktan sonra kesinlikle ilaçlar yüzeylerden silinmemeli
8) Yapılan jel ilaçlamalar ve katı ilaçlara kesinlikle elle dokunmamak gerekir

10- HAMAM BÖCEĞİ VE KALORİFER BÖCEĞİ İNSANI ISIRIR MI?

Hamamböceği (kalorifer böceği) kan ile beslenmediği için herhangi bir şekilde insanı ısırmazlar.Vücudundaki algılayıcılar ile insanın nefes alışından tutundan hareketlerine kadar her şeyi algılarlar ve bunu tehlikeli olarak görürler bu bakımdan insana pek yaklaşıp ısırmazlar. İnsana birçok hastalık bulaştırdığı için mutlaka bu haşereler ile mücadele edilmeli.

Tahta Kurdu ilaçlama

Tahta Kurdu haşere grubundan olup eklem bacaklılar sınıfı içinde incelenir. Sert ve kabuklu olup genellikle 2 tane kanada sahiptirler.İnsanları ısırmazlar, beslenmeleri tamamen otçuldur. Baş kısımları sert ve keratin adı verilen maddeden oluşur. Ağız yapıları çok gelişmiş olan tahta kurdunun göğüs kısmında 2 çift, karın kısmında ide 1 çift olmak üzere toplam 6 tane ayağı bulunur. Tahta kurdunun (mobilya kurdu) başucunda 1 çift anteni vardır. Genel olarak boyları 1,5 ile 3 cm kadardır. Toplumda farklı isimler ile bilinirler bunlardan bazıları (ağaç kurdu, ahşap kurdu, ağaç böceği, ağaç kemiren) dir.

Tahta kurtlarının adından da anlaşıldığı gibi bütün işleri tahta ve ahşap iledir. Genellikle ağaç ve ahşapları delerek içine yuva yaparlar.Ağız  yapısı çok sağlam olduğundan tahta ve ahşap nesneleri rahatlıkla kemirebilirler.

Mobilya kurdu olarak adlandırılan bu kurtlar evimizde ahşaptan oluşan her türlü nesnenin içini oyarak orada yuvalanırlar. Mobilya kurtları mobilya ve ev eşyalarını sürekli delip çürüttüğünden bizim için zararlı haşere durumundadır. Bu haşere türleri gece aktif olup daha hızlı çalışırlar. Ağacı delerken çok farklı sesler çıkarırlar bu sesleri duymak mümkündür.

Ağaç kurtları sadece evlerin içinde değil bağ ve bahçede olan yeşil bitkileri delerek bu bitkilerin kurumasına neden olurlar. Çiftçilerde ciddi sıkıntılar oluşturan bu ağaç haşeresi bulunduğu her ortamda sıkıntıdır. Beslenmede tamamen bitkisel besinler kullanırlar. Tahta kurdu (ağaç böceği) üremesi yumurta ile olmaktadır. Canlı yavru doğurmazlar. Tahta kurtları yaptıkları yuva içine yumurta bırakır. Yumurtalar belli sıcaklığa ulaştığın da larva şeklinde yumurtadan çıkar. Ağaçları kemirirken ahşap tozlarını etrafa döktükleri için etrafı bayağı kirletirler. Tahta kurtları ağaç köklerinde, evlerde ki  her türlü ahşap eşya, ağaçtan oluşan depo, silo gibi büyük yapılarda, gemi güvertelerinde de bulunur. Zamanında önlem alınmazsa tahta kurdu bulaşmış bir gemi güvertesi delinmiş olur. Delinen gemi bu deliklerden su alırsa bayağı tehlike oluşur. Bu haşereler bulunduğu ortamda her zaman tehlikeli bir silahtır.

TAHTA KURDU MÜCADELESİ

Tahta kurdu mücadelesi haşereler ile yapılan mücadelenin en zorudur. Ahşabın içinde saklandıklarından ilacın iç kısımlara nüfuz etmesi çok zordur. Tahta kurdu (ağaç böceği) ilaçlaması; mutlaka işini bilen, işinin konusunda uzman, sertifikalı, sağlık bakanlığı onaylı ilaçları kullanan, yasal firmalar tarafından yapılmalı. Tahta kurtları zor öldüğü için ilaçlaması periyodik olarak belirtilen günlerde yapılmalıdır. Ağaç kurduna karşı önlem alınmazsa kısa süre içinde mobilya ve ahşap tüm eşyalarımıza zarar verir. Ağaç kurdu (ağaç haşeresi) ile mücadeledeasla korsan firma ile çalışılmamalı. Eğer çalışılırsa hem size hem de çevrenizdeki tüm canlılara zarar verebilir.

TAHTA KURDU – AĞAÇ BÖCEĞİ – MOBİLYA BÖCEĞİ İLE İLGİLİ SORULAR

1- TAHTA KURDU NASIL TANINIR?

Tahta kurdu, 2 kanadı olan baş ve göğsü sert bir kabuktan oluşan bir haşeredir. Başında 1 çift ufak anteni bulunan, 6 ayaklı bir haşeredir. Ahşapları sürekli delerek yuvalandıkları için; tahta kurdu olan  yerlerde ahşap kırıntıları, ağaç tozları bulunur. Ayrıca tahta kurtları (mobilya kurtları) ahşap zeminlerde delikler açarak sürekli zarar verir. Genellikle kahverengi ve siyahımsı renkleri vardır.

2- TAHTA KURDU NERDE YAŞAR?

Tahta kurtları özellikle yuvalanmak için ağaç köklerini, ahşap ev eşyalarını, mobilya, kapı pervazları, evlerdeki parke ve lambiri içlerinde yani ağaç ve ahşapla ilgili her türlü metanın içinde barınırlar.

3- TAHTA HAŞERESİ İNSANI ISIRIR MI?

Tahta kurdu haşereleri daha önceden belirtildiği gibi tamamen otçul oldukların dan beslenmelerinde hep bitkisel gıdaları kullanırlar. Yaşam alanı olarak ta ahşap aksanlarını seçtiği için insan ile ilgili hiçbir sorunları yoktur. Tahta kurtları kana ihtiyaç duymadıkları için insanı ısırmak gibi bir sorunları yoktur.

4- AĞAÇ KURDU İLE NASIL MÜCADELE EDİLİR?

Ağaç kurdu ahşapların içine yuva yaptıklarından dolayı bu haşerelere müdahale zordur. ilaçlaması periyodik olarak yapılıp etkili ilaçlar kullanılmalıdır. Ağaç kurdu ile mücadelede mutlaka sağlık bakanlığı onaylı ilaçlar kullanılmalıdır. Tahtakurdu İlaçlaması yasal firma tarafından yapılmalıdır.

5- TAHTA KURDU HASTALIK BULAŞTIRIR MI?

6- TAHTA KURDU EN ÇOK NE ZAMAN GÖRÜLÜR?

7- TAHTA KURDU NASIL ÇOĞALIR?

8- TAHTA KURDU NASIL İLAÇLANIR?

Tahta Kurdu ilaçlama

Tahta Kurdu haşere grubundan olup eklem bacaklılar sınıfı içinde incelenir. Sert ve kabuklu olup genellikle 2 tane kanada sahiptirler.İnsanları ısırmazlar, beslenmeleri tamamen otçuldur. Baş kısımları sert ve keratin adı verilen maddeden oluşur. Ağız yapıları çok gelişmiş olan tahta kurdunun göğüs kısmında 2 çift, karın kısmında ide 1 çift olmak üzere toplam 6 tane ayağı bulunur. Tahta kurdunun (mobilya kurdu) başucunda 1 çift anteni vardır. Genel olarak boyları 1,5 ile 3 cm kadardır. Toplumda farklı isimler ile bilinirler bunlardan bazıları (ağaç kurdu, ahşap kurdu, ağaç böceği, ağaç kemiren) dir.

Tahta kurtlarının adından da anlaşıldığı gibi bütün işleri tahta ve ahşap iledir. Genellikle ağaç ve ahşapları delerek içine yuva yaparlar.Ağız  yapısı çok sağlam olduğundan tahta ve ahşap nesneleri rahatlıkla kemirebilirler.

Mobilya kurdu olarak adlandırılan bu kurtlar evimizde ahşaptan oluşan her türlü nesnenin içini oyarak orada yuvalanırlar. Mobilya kurtları mobilya ve ev eşyalarını sürekli delip çürüttüğünden bizim için zararlı haşere durumundadır. Bu haşere türleri gece aktif olup daha hızlı çalışırlar. Ağacı delerken çok farklı sesler çıkarırlar bu sesleri duymak mümkündür.

Ağaç kurtları sadece evlerin içinde değil bağ ve bahçede olan yeşil bitkileri delerek bu bitkilerin kurumasına neden olurlar. Çiftçilerde ciddi sıkıntılar oluşturan bu ağaç haşeresi bulunduğu her ortamda sıkıntıdır. Beslenmede tamamen bitkisel besinler kullanırlar. Tahta kurdu (ağaç böceği) üremesi yumurta ile olmaktadır. Canlı yavru doğurmazlar. Tahta kurtları yaptıkları yuva içine yumurta bırakır. Yumurtalar belli sıcaklığa ulaştığın da larva şeklinde yumurtadan çıkar. Ağaçları kemirirken ahşap tozlarını etrafa döktükleri için etrafı bayağı kirletirler. Tahta kurtları ağaç köklerinde, evlerde ki  her türlü ahşap eşya, ağaçtan oluşan depo, silo gibi büyük yapılarda, gemi güvertelerinde de bulunur. Zamanında önlem alınmazsa tahta kurdu bulaşmış bir gemi güvertesi delinmiş olur. Delinen gemi bu deliklerden su alırsa bayağı tehlike oluşur. Bu haşereler bulunduğu ortamda her zaman tehlikeli bir silahtır.

TAHTA KURDU MÜCADELESİ

Tahta kurdu mücadelesi haşereler ile yapılan mücadelenin en zorudur. Ahşabın içinde saklandıklarından ilacın iç kısımlara nüfuz etmesi çok zordur. Tahta kurdu (ağaç böceği) ilaçlaması; mutlaka işini bilen, işinin konusunda uzman, sertifikalı, sağlık bakanlığı onaylı ilaçları kullanan, yasal firmalar tarafından yapılmalı. Tahta kurtları zor öldüğü için ilaçlaması periyodik olarak belirtilen günlerde yapılmalıdır. Ağaç kurduna karşı önlem alınmazsa kısa süre içinde mobilya ve ahşap tüm eşyalarımıza zarar verir. Ağaç kurdu (ağaç haşeresi) ile mücadeledeasla korsan firma ile çalışılmamalı. Eğer çalışılırsa hem size hem de çevrenizdeki tüm canlılara zarar verebilir.

TAHTA KURDU – AĞAÇ BÖCEĞİ – MOBİLYA BÖCEĞİ İLE İLGİLİ SORULAR

1- TAHTA KURDU NASIL TANINIR?

Tahta kurdu, 2 kanadı olan baş ve göğsü sert bir kabuktan oluşan bir haşeredir. Başında 1 çift ufak anteni bulunan, 6 ayaklı bir haşeredir. Ahşapları sürekli delerek yuvalandıkları için; tahta kurdu olan  yerlerde ahşap kırıntıları, ağaç tozları bulunur. Ayrıca tahta kurtları (mobilya kurtları) ahşap zeminlerde delikler açarak sürekli zarar verir. Genellikle kahverengi ve siyahımsı renkleri vardır.

2- TAHTA KURDU NERDE YAŞAR?

Tahta kurtları özellikle yuvalanmak için ağaç köklerini, ahşap ev eşyalarını, mobilya, kapı pervazları, evlerdeki parke ve lambiri içlerinde yani ağaç ve ahşapla ilgili her türlü metanın içinde barınırlar.

3- TAHTA HAŞERESİ İNSANI ISIRIR MI?

Tahta kurdu haşereleri daha önceden belirtildiği gibi tamamen otçul oldukların dan beslenmelerinde hep bitkisel gıdaları kullanırlar. Yaşam alanı olarak ta ahşap aksanlarını seçtiği için insan ile ilgili hiçbir sorunları yoktur. Tahta kurtları kana ihtiyaç duymadıkları için insanı ısırmak gibi bir sorunları yoktur.

4- AĞAÇ KURDU İLE NASIL MÜCADELE EDİLİR?

Ağaç kurdu ahşapların içine yuva yaptıklarından dolayı bu haşerelere müdahale zordur. ilaçlaması periyodik olarak yapılıp etkili ilaçlar kullanılmalıdır. Ağaç kurdu ile mücadelede mutlaka sağlık bakanlığı onaylı ilaçlar kullanılmalıdır. Tahtakurdu İlaçlaması yasal firma tarafından yapılmalıdır.

5- TAHTA KURDU HASTALIK BULAŞTIRIR MI?

6- TAHTA KURDU EN ÇOK NE ZAMAN GÖRÜLÜR?

7- TAHTA KURDU NASIL ÇOĞALIR?

8- TAHTA KURDU NASIL İLAÇLANIR?

Kalorifer Böceği ilaçlama

Kalorifer böceği


Kalorifer böceği
 açık kahverengi renkte olup, ön göğüs bölgesinde iki koyu bant vardır. Yaklaşık olarak 10-12 mm boyundadırlar ve yumurtlama yöntemiyle çoğalırlar.Kalorifer böceği içinde yumurta bulunan kapsüller üretir. Ürettiği her bir kapsül içinde 35-40 adet yumurta bulunur.Yumurtalarını sırtlarında taşıyarak gittikleri her yere götürür. Kalorifer böceğinin yumurtaları 18 gün sonra açılır ve yavrular yumurtalardan çıkar.

Yıl içerisinde 8-10 defa yumurtlayan dişi kalorifer böcekleri öldükleri anda bile yumurta bırakırlar. Bulundukları alanlardaki her şeyi yiyebilirler. Her türlü pisliği ve mikrobu bünyesinde taşıyan kalorifer böcekleri, bu mikropları insanlara bulaştırırlar. Evlerde ilk yerleşecekleri mekanlar mutfak ve banyolar olan kalorifer böcekleri, karanlığı severler ve bu nedenle sürekli geceleri ortaya çıkarlar. Kalorifer böcekleri nemli, sıcak ve pis yerlerden hoşlanırlar. Kazan dairesi, depo ve bodrum gibi alanlar yoğun olarak görüldükleri yerlerdir. Kalorifer böceği gıda zehirlenmeleri, verem, hepatit, mantar hastalıkları gibi çeşitli hastalıkların mikroplarını taşır ve bulaştırır.

 

Tahta Kurusu ilaçlama

Tahta kurusu, tahtakurusu ısırığıTahta kuruları bit ve pirede olduğu gibi kan emerek beslenen böceklerdir. Tahta kurusu boyu küçük, 6 ayaklı ve baş ucunda flageta denen anteni olan haşeredir. Yapıları küçük olan  tahta kurusu haşeresi genellikle 5-6 mm yi geçmez. Bu haşere türleri insan, evcil hayvanlar, yaban hayvanları, kümes hayvanları gibi birçok hayvan üzerinde barınarak kan emerler.

 

Yapı olarak vücudu basık, karın kısmı vücuduna oranla daha büyük olan hayvanlardır.Tahtakurusu beslenmesinde genellikle kan kullanırlar. Uzun zaman besin bulamadığında yıllarca (1,5 – 2 yıl) yaşayabilirler. Çok pis kokarlar. Tahtakuruları geceleri aktif olup konakçısına genellikle karanlıkta ve geceleri saldırırlar. Öldürüldüğü zaman ve dışkı bıraktığı zaman çok kötü kokar. Tahtakurusu evlerimize kedi, köpek ve diğer hayvanlar aracılığı ile gelir. İnsanı ısırdığı zaman deride kabarma, kaşıntı, kızarıklık, çıban şeklinde şişlikler görülür.

Tahtakurusu üremesi yumurta ile olur. Yumurtalarını evlerdeki parke altlarına duvar ve taban çatlaklarına, mobilya içlerine evlerin bodrum ve çatı aralarına bırakırlar. Her yumurta bırakma döneminde 100’lerce yumurta bırakırlar.

Kırmızı - Sarı Tahta Kurusu Siyah Tahtakurusu

Bu haşere türleri çok çabuk üredikleri için ev ortamında çabuk çoğalırlar. Bu haşere gurubu ile mücadele etmek çok önemlidir. Tahtakurusu haşeresini ilaçlamada en etkili ve kalıcı çözüm, profesyonel firmalar ile irtibat sağlamakla olur. Tahtakurusu ilacını dışarıdan alarak amatörce mücadele ile çözüme kavuşulmaz. Tahtakurusu ile mücadele, mutlaka işini bilen yasal ve profesyonel firmalar tarafından yapılmalıdır.

TAHTAKURUSU İLE İLGİLİ AKLIMIZA GELEN SORULAR?

1- TAHTAKURUSU EVİMİZE NEREDEN BULAŞIR?

Tahta kurusu evimize kedi, köpek, kuş, ve diğer hayvanlar ile birlikte gelerek orada konaklarlar.Evlerimize aldığımız eşyalar ile de bulaşabilir. Çok çabuk ürediği için çok kısa zamanda evimizi istila ederler.

2- TAHTAKURUSU NE İLE BESLENİR?

Tahtakuruları kan emen haşere olduğu için üzerine konduğu konakçısından kan emerek beslenir. Kendi vücutlarının 4-5 katı kadar kan emebilen hayvanlardır. Tahtakurusu şişene kadar kan emer.

3- TAHTAKURUSU İNSANDA HASTALIK YAPAR MI?

Tahtakurusu insanda hastalık yapar. Çünkü üzerinden geldiği konakçısına bağlı olarak farklı hastalık yayar. Bir önceki konakçıdan emdiği kandaki hastalıklar bir sonraki konakçıyı ısırdığında ona da bulaştırır.

4- TAHTAKURUSU ZARARLARI NELERDİR?

Tahta kurusu insana hastalık bulaştıran bir haşere olup sürekli ısırıp kan emer. Tahtakurusunun ısırdığı yer kabarır, kaşınır, kızarır ve uyuz gibi kaşındırır. Yani insanı gece uyutmazlar.

 

5- TAHTAKURUSU NERDE YAŞAR?

Tahtakuruları insanların, hayvanların ve kısaca canlıların bulunduğu her ortamda bulunurlar. Evlerimizde yatak içlerinde, parke diplerinde, elbise ve evin çatlaklarında, bulunurlar.

TAHTAKURUSU İLE MÜCADELE

Tahtakurusu ile mücadele çok önemlidir. Tahta kurusu ilaçlamada mutlaka yasal firmalar ile çalışın. Tahta kurusu ilacını dışardan alarak kendiniz yaparsanız sonuç alamazsınız. Bu durumlarda tahta kurusu görüldüğünde mutlaka ilaçlama firması arayın ve ilaçlama firması ile çalışın.

Tahta Kurusu ilaçlama

Tahta kurusu, tahtakurusu ısırığıTahta kuruları bit ve pirede olduğu gibi kan emerek beslenen böceklerdir. Tahta kurusu boyu küçük, 6 ayaklı ve baş ucunda flageta denen anteni olan haşeredir. Yapıları küçük olan  tahta kurusu haşeresi genellikle 5-6 mm yi geçmez. Bu haşere türleri insan, evcil hayvanlar, yaban hayvanları, kümes hayvanları gibi birçok hayvan üzerinde barınarak kan emerler.

 

Yapı olarak vücudu basık, karın kısmı vücuduna oranla daha büyük olan hayvanlardır.Tahtakurusu beslenmesinde genellikle kan kullanırlar. Uzun zaman besin bulamadığında yıllarca (1,5 – 2 yıl) yaşayabilirler. Çok pis kokarlar. Tahtakuruları geceleri aktif olup konakçısına genellikle karanlıkta ve geceleri saldırırlar. Öldürüldüğü zaman ve dışkı bıraktığı zaman çok kötü kokar. Tahtakurusu evlerimize kedi, köpek ve diğer hayvanlar aracılığı ile gelir. İnsanı ısırdığı zaman deride kabarma, kaşıntı, kızarıklık, çıban şeklinde şişlikler görülür.

Tahtakurusu üremesi yumurta ile olur. Yumurtalarını evlerdeki parke altlarına duvar ve taban çatlaklarına, mobilya içlerine evlerin bodrum ve çatı aralarına bırakırlar. Her yumurta bırakma döneminde 100’lerce yumurta bırakırlar.

Kırmızı - Sarı Tahta Kurusu Siyah Tahtakurusu

Bu haşere türleri çok çabuk üredikleri için ev ortamında çabuk çoğalırlar. Bu haşere gurubu ile mücadele etmek çok önemlidir. Tahtakurusu haşeresini ilaçlamada en etkili ve kalıcı çözüm, profesyonel firmalar ile irtibat sağlamakla olur. Tahtakurusu ilacını dışarıdan alarak amatörce mücadele ile çözüme kavuşulmaz. Tahtakurusu ile mücadele, mutlaka işini bilen yasal ve profesyonel firmalar tarafından yapılmalıdır.

TAHTAKURUSU İLE İLGİLİ AKLIMIZA GELEN SORULAR?

1- TAHTAKURUSU EVİMİZE NEREDEN BULAŞIR?

Tahta kurusu evimize kedi, köpek, kuş, ve diğer hayvanlar ile birlikte gelerek orada konaklarlar.Evlerimize aldığımız eşyalar ile de bulaşabilir. Çok çabuk ürediği için çok kısa zamanda evimizi istila ederler.

2- TAHTAKURUSU NE İLE BESLENİR?

Tahtakuruları kan emen haşere olduğu için üzerine konduğu konakçısından kan emerek beslenir. Kendi vücutlarının 4-5 katı kadar kan emebilen hayvanlardır. Tahtakurusu şişene kadar kan emer.

3- TAHTAKURUSU İNSANDA HASTALIK YAPAR MI?

Tahtakurusu insanda hastalık yapar. Çünkü üzerinden geldiği konakçısına bağlı olarak farklı hastalık yayar. Bir önceki konakçıdan emdiği kandaki hastalıklar bir sonraki konakçıyı ısırdığında ona da bulaştırır.

4- TAHTAKURUSU ZARARLARI NELERDİR?

Tahta kurusu insana hastalık bulaştıran bir haşere olup sürekli ısırıp kan emer. Tahtakurusunun ısırdığı yer kabarır, kaşınır, kızarır ve uyuz gibi kaşındırır. Yani insanı gece uyutmazlar.

 

5- TAHTAKURUSU NERDE YAŞAR?

Tahtakuruları insanların, hayvanların ve kısaca canlıların bulunduğu her ortamda bulunurlar. Evlerimizde yatak içlerinde, parke diplerinde, elbise ve evin çatlaklarında, bulunurlar.

TAHTAKURUSU İLE MÜCADELE

Tahtakurusu ile mücadele çok önemlidir. Tahta kurusu ilaçlamada mutlaka yasal firmalar ile çalışın. Tahta kurusu ilacını dışardan alarak kendiniz yaparsanız sonuç alamazsınız. Bu durumlarda tahta kurusu görüldüğünde mutlaka ilaçlama firması arayın ve ilaçlama firması ile çalışın.

Kene ilaçlama

keneKene, kan emerek beslendiği için hemen tüm yabani ve evcil hayvanların (inek, koyun, köpek, kemiriciler, yerde beslenen kuşlar vb.) üzerinde bulunabilir ve bu hayvanlardan insana geçebilir. Kene ayrıca, çalılık ve yeşil, yüksek otlu alanlarda bulunur. Beslenmek için doğrudan insanlara da geçip ısırabilir. Bu nedenle daha çok kırsal bölgelerde ve hayvancılıkla uğraşan kişilerde kene saldırısı görülmekle birlikte kentsel alanlardaki uygun ortamlarda da kene vakaları olabilir.

 

 

 

 

Virüs bulaşmış keneler, kan emişini tamamladıktan sonra ayrılırken bir sıvı salgılarlar.Kene virüsü genellikle bu sıvı ile bulaştırır. Kanını emdiği ve virüsü bulaştırdığı tüm canlıları hasta eder. Fakat hastalık genellikle hayvanlarda hafif ve bulgusuz seyreder. Bu nedenle daha az görülmekle birlikte hasta hayvanların salgıları ve kanları aracılığıyla da hastalık bulaşabilir.

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA veya Kırım-Kongo Hemorajik Ateş, KKHA) keneler (özellikle Hyalomma cinsi) yoluyla bulaşan, zoonotik enfeksiyona yol açan bir viral hastalıktır.

Evcil ve vahşi hayvanların yanı sıra insanlara da bulaşabilir. Özellikle Doğu ve Batı Afrika’da yaygın olan patojenik virüs Bunyaviridae ailesinin Nairovirüs grubuna bağlı bir RNA virüsüdür. Enfekte olmuş memelilerde klinik hastalık nadir de olsa, insanlarda çoğunlukla ağır geçer ve mortalite oranı %30’dur. Endemik bölgelerde virüs keneler yoluyla bulaştığı için özellikle tarım ve hayvancılık ile uğraşan kişiler yüksek risk grubundadır.

 

Tarihçesi

Sendroma ilk kez 1944 yılında Batı Kırım’da rastlanmıştır. Bu hastalığa Orta Asya’da daha önceleri, “Kara Humma” denilen hastalıkla aynı olduğu tespit edilmiştir. Bir başka adı ise Orta-Asya Kanamalı Hummasıdır. Afrika dışında Türkiye dahil birçok Asya ve Doğu Avrupa ülkesinde rastlanmıştır. Sendrom Türkiye’de ilk kez 2002 yılında ortaya çıkan epidemi sırasında tanımlanmıştır.

 

Epidemiyoloji

Sendromun insanlardaki sporadik enfeksiyonu genelde Hyalomma kenesinin ısırığı nedeniyle olur. Yine de hastalığı bulaştırabildiği bilinen 30kene türü mevcuttur. Sığır, koyun ve keçi gibi çiftlik hayvanlarının yanı sıra, tilki gibi vahşi hayvanlarda da etken virüse rastlanmıştır. Ayrıca kuşlara ve küçük memelilere de bulaşabilir. Afrika-Avrupa arasında göç yolu bulunan bazı kuşlarda virüse rastlanması kuşların virüsün kıtalararası geçişini sağlamış olabileceği fikrini doğurmuştur.

Enfekte çiftlik hayvanlarının etinin işlenmesi veya yenmesi sonucu insanlarda ortaya çıkabilir. Ayrıca enfekte olmuş kan ve kusmukla temasa geçmiş sağlık (hizmeti) çalışanlarında da görülmüştür. Nozomokiyal yol bilinen bir bulaşma yoludur. İnsanlara bulaşmasının yaygın bir yolu da kene ısırığıdır. Bunların dışında enfekte hastalarla temas da bulaşmada önemli bir etkendir.

 

Bulaştıktan Sonraki Süreç

İlk kene ısırığından itibaren yaklaşık 2 ile 12 gün arasında değişen bir enkübasyon süresi vardır. Hastane kaynaklı enfeksiyonlarda ise (nozokomiyal enfeksiyon) enkübasyon süresi 3 ile 10 gün arasında değişir.

Enkübasyon süresinin ardından grip-benzeri semptomlar görülmeye başlar. Bunlar yaklaşık bir hafta sonra dinebilir. Bununla birlikte hemoraj belirtileri rahatsızlığın ilk 3-5 gününde görülmeye başlar: öncelikle duygudurumda dalgalanma, ajitasyon, zihinsel karmaşa ve boğaz peteşileri. Daha sonra burun kanaması, kanlı idrar ve kusma görülür. Karaciğer şişer ve ağrır. Bunların dışında trombositopeni ve lökopeni laboratuvar bulguları arasındadır. Ayrıca aspartat aminotransferaz (AST), alanin aminotransferaz (ALT) ve laktat dehidrogenaz (LDH) oranlarında yükselme görülür.

Semptomların ilk ortaya çıkışından 9-10 gün sonra hastalar iyileşme belirtileri gösterir, fakat %30’u rahatsızlığın 2. haftasında ölür. Dokunması halinde bile doktora gidilmelidir.

 

Teşhis

Kırım-Kongo Hemorajik Ateşinin teşhisi sendroma yol açan virüsün veya virüsün RNA’sının kan ve doku örneklerinden izolasyonunu, virüse karşı vücutta oluşmuş antikorların ve virüs antijeninin varlığının saptanmasını içerir.

Ayrıca teşhisin konması için kullanılacak laboratuvarların biyogüvenlik açısından tam güvenli olması çok önemlidir.

 

Tedavi

Spesifik bir tedavisi olmadığı için tedavi çoğunlukla semptomatik ve destekleyicidir. Tam kan veya kan içeriklerinin replasmanı (yenilenmesi) uygulanabilir. Ribavirin etkili olabilir.

Henüz bir aşı mevcut değildir. Hastalığı geçirenlerin ömür boyu bağışıklık kazanabileceği bilinmektedir.

 

Kamu Sağlığı ve Korunma

Bulaşıcı hastalık olduğu için Kırım-Kongo Hemorajik Ateşine karşı toplumu bilinçlendirmek ve kamu sağlığı açısından önlemler almak çok önemlidir.

Kenelerin aktif olduğu dönemlerde, örneğin bulaşmanın en sık aracısı olan Hyalomma cinsinin aktif olduğu Nisan ve Ekim aylarında,kenelerin bulunduğu ortamdan halkın kaçınması; kenelerin büyük sayılarda bulunabileceği ortamlarda (örneğin ahırlarda vs.) çalışan kişilerin muayene edilmesi faydalı önlemlerdendir. Yine kenelere karşı önlem olarak kaçıracak kimyasalların yani repellant kullanılması, açık alanlarda özellikle çok yoğun oldukları noktalara insektisit uygulanması da olası önlemler arasındadır.

Epidemi dönemlerinde kişi üzerinde kene bulursa bunu çıkarmaya çalışmaması önemlidir, uygun bir sağlık hizmeti merkezine (hastane gibi) gitmeli ve keneyi burada uzmanlar çıkarmalıdır.

Hastaların kan ve vücut sıvıları ile temastan kaçınılmalıdır. Eğer bir temas olmuşsa, temas etmiş kişi dikkatlice gözlenmeli ve belirtiler görülürse mutlaka gerekli müdahalenin yapılmasını sağlamak önemlidir.

Kesimhaneye yollanmadan önce hayvanlardan kenelerin ayrıştırılması yaygın bir uygulamadır. Hasta hayvanların kan ve dokularına doğrudan temasın bulaşmaya yol açabileceği bilinmektedir.

Ribavirin stoklamak da farklı durumlarda yararlı bir önlem olabilir. ABD askeri güçleri Afganistan ve Irak’taki personellerini çeşitli virütik hastalıklara karşı korumak amacıyla ribavirin stokları barındırmaktadır.

 

KKKA Salgınları

1944’de tanımlanmaya yol açan salgın Batı Kırım’da olmuştur. Virüs hastalardan alınan kan örneklerinde ve Hyalomma marginatum isimlikenelerde saptanmıştır. Araştırmacılar kısa bir süre sonra benzer bir hastalığın Orta Asya Cumhuriyetlerinde de olduğunu fark ettiler. Çin’deki ilk olgu 1965 yılında tanımlanmıştır. 1969’daki bir analizde ise 1956 yılında Zaire’deki (Kongo) epidemide febril bir çocuktan alınmış kan örneğinde aynı virüse rastlanmış, buradaki hastalığın Kırım’da görülmüş olanla aynı olduğu belirlenmiştir. Tüm bu bulgular hastalığın bugünkü ismi ve tanımına neden olmuşturlar. Verilere göre Güney Afrika’da 1981 yılına kadar 123 olgu tanımlanmış, bunlardan %22’si ölümle sonuçlanmıştır.

1976’da Makedonya’da (toplamda 10 olgulu) ve 1979’da Irak’ta, küçük çaplı, epidemiler görülmüştür. Irak’taki bilinen ilk epidemi olan 1979’daki epidemideki 10 olgudan ikisinin sağlık personeli ve bulaşmanın nozokomiyal olduğu ifade edilmiştir.

Asya ülkelerinden Pakistan, Afganistan ve Kazakistan’da ölümle sonuçlanan olgular tespit edilmiştir. Bildirilere göre Pakistan’daki büyük (majör) epidemiler 1975, 1986, 1996, 1998, 1999 ve 2000 yıllarında olmuş, son olgu 2002 yılında tanımlanmıştır. Aynı yıl Türkiye’de Tokat ilinde sendroma rastlanmıştır. Bu Türkiye’deki ilk bilinen epidemidir. Daha sonra 2003 ve 2004 yıllarında Türkiye’nin farklı illerinde sendroma rastlanmıştır. Türkiye’de son olarak 2006 yılında bildirilen olgulardan bazılarının ölümü sonucu sendrom medyaya da yansımıştır.

Bunların dışında sendrom Suudi Arabistan ve diğer Arap ülkelerinde (Birleşik Arap Emirlikleri, Umman…) de görülmüş, sendrom sebebiyle ölüm vakaları ortaya çıkmıştır. Örneğin, 1989-1990 arasında Suudi Arabistan’daki Mekke şehrinde tanımlanan 40 olgudan 12’si ölümle sonuçlanmıştır.

Gezer İlaçlama Şirketi 7/24 garantili ve ekonomik ilaçlama hizmeti vermektedir. Haşere ve böceklerden kurtulmak için bizi arayabilir veya iletişim talep formunu doldurabilirsiniz.

1- Kene Nedir?

2- Kene Hangi Hastalıklara Sebep Olur?

3- Kene Ne Zaman Daha Çok Görülür?

4- Kene Hayvanlara Zarar Verir mi?

5- Kene ısırınca ne yapılmalı?

6- Keneler Beslenmesinde Ne Yerler?

7- Keneler Nasıl Ürer?

8- Kene Nasıl ilaçlanır?

Kene ilaçlama

keneKene, kan emerek beslendiği için hemen tüm yabani ve evcil hayvanların (inek, koyun, köpek, kemiriciler, yerde beslenen kuşlar vb.) üzerinde bulunabilir ve bu hayvanlardan insana geçebilir. Kene ayrıca, çalılık ve yeşil, yüksek otlu alanlarda bulunur. Beslenmek için doğrudan insanlara da geçip ısırabilir. Bu nedenle daha çok kırsal bölgelerde ve hayvancılıkla uğraşan kişilerde kene saldırısı görülmekle birlikte kentsel alanlardaki uygun ortamlarda da kene vakaları olabilir.

 

 

 

 

Virüs bulaşmış keneler, kan emişini tamamladıktan sonra ayrılırken bir sıvı salgılarlar.Kene virüsü genellikle bu sıvı ile bulaştırır. Kanını emdiği ve virüsü bulaştırdığı tüm canlıları hasta eder. Fakat hastalık genellikle hayvanlarda hafif ve bulgusuz seyreder. Bu nedenle daha az görülmekle birlikte hasta hayvanların salgıları ve kanları aracılığıyla da hastalık bulaşabilir.

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA veya Kırım-Kongo Hemorajik Ateş, KKHA) keneler (özellikle Hyalomma cinsi) yoluyla bulaşan, zoonotik enfeksiyona yol açan bir viral hastalıktır.

Evcil ve vahşi hayvanların yanı sıra insanlara da bulaşabilir. Özellikle Doğu ve Batı Afrika’da yaygın olan patojenik virüs Bunyaviridae ailesinin Nairovirüs grubuna bağlı bir RNA virüsüdür. Enfekte olmuş memelilerde klinik hastalık nadir de olsa, insanlarda çoğunlukla ağır geçer ve mortalite oranı %30’dur. Endemik bölgelerde virüs keneler yoluyla bulaştığı için özellikle tarım ve hayvancılık ile uğraşan kişiler yüksek risk grubundadır.

 

Tarihçesi

Sendroma ilk kez 1944 yılında Batı Kırım’da rastlanmıştır. Bu hastalığa Orta Asya’da daha önceleri, “Kara Humma” denilen hastalıkla aynı olduğu tespit edilmiştir. Bir başka adı ise Orta-Asya Kanamalı Hummasıdır. Afrika dışında Türkiye dahil birçok Asya ve Doğu Avrupa ülkesinde rastlanmıştır. Sendrom Türkiye’de ilk kez 2002 yılında ortaya çıkan epidemi sırasında tanımlanmıştır.

 

Epidemiyoloji

Sendromun insanlardaki sporadik enfeksiyonu genelde Hyalomma kenesinin ısırığı nedeniyle olur. Yine de hastalığı bulaştırabildiği bilinen 30kene türü mevcuttur. Sığır, koyun ve keçi gibi çiftlik hayvanlarının yanı sıra, tilki gibi vahşi hayvanlarda da etken virüse rastlanmıştır. Ayrıca kuşlara ve küçük memelilere de bulaşabilir. Afrika-Avrupa arasında göç yolu bulunan bazı kuşlarda virüse rastlanması kuşların virüsün kıtalararası geçişini sağlamış olabileceği fikrini doğurmuştur.

Enfekte çiftlik hayvanlarının etinin işlenmesi veya yenmesi sonucu insanlarda ortaya çıkabilir. Ayrıca enfekte olmuş kan ve kusmukla temasa geçmiş sağlık (hizmeti) çalışanlarında da görülmüştür. Nozomokiyal yol bilinen bir bulaşma yoludur. İnsanlara bulaşmasının yaygın bir yolu da kene ısırığıdır. Bunların dışında enfekte hastalarla temas da bulaşmada önemli bir etkendir.

 

Bulaştıktan Sonraki Süreç

İlk kene ısırığından itibaren yaklaşık 2 ile 12 gün arasında değişen bir enkübasyon süresi vardır. Hastane kaynaklı enfeksiyonlarda ise (nozokomiyal enfeksiyon) enkübasyon süresi 3 ile 10 gün arasında değişir.

Enkübasyon süresinin ardından grip-benzeri semptomlar görülmeye başlar. Bunlar yaklaşık bir hafta sonra dinebilir. Bununla birlikte hemoraj belirtileri rahatsızlığın ilk 3-5 gününde görülmeye başlar: öncelikle duygudurumda dalgalanma, ajitasyon, zihinsel karmaşa ve boğaz peteşileri. Daha sonra burun kanaması, kanlı idrar ve kusma görülür. Karaciğer şişer ve ağrır. Bunların dışında trombositopeni ve lökopeni laboratuvar bulguları arasındadır. Ayrıca aspartat aminotransferaz (AST), alanin aminotransferaz (ALT) ve laktat dehidrogenaz (LDH) oranlarında yükselme görülür.

Semptomların ilk ortaya çıkışından 9-10 gün sonra hastalar iyileşme belirtileri gösterir, fakat %30’u rahatsızlığın 2. haftasında ölür. Dokunması halinde bile doktora gidilmelidir.

 

Teşhis

Kırım-Kongo Hemorajik Ateşinin teşhisi sendroma yol açan virüsün veya virüsün RNA’sının kan ve doku örneklerinden izolasyonunu, virüse karşı vücutta oluşmuş antikorların ve virüs antijeninin varlığının saptanmasını içerir.

Ayrıca teşhisin konması için kullanılacak laboratuvarların biyogüvenlik açısından tam güvenli olması çok önemlidir.

 

Tedavi

Spesifik bir tedavisi olmadığı için tedavi çoğunlukla semptomatik ve destekleyicidir. Tam kan veya kan içeriklerinin replasmanı (yenilenmesi) uygulanabilir. Ribavirin etkili olabilir.

Henüz bir aşı mevcut değildir. Hastalığı geçirenlerin ömür boyu bağışıklık kazanabileceği bilinmektedir.

 

Kamu Sağlığı ve Korunma

Bulaşıcı hastalık olduğu için Kırım-Kongo Hemorajik Ateşine karşı toplumu bilinçlendirmek ve kamu sağlığı açısından önlemler almak çok önemlidir.

Kenelerin aktif olduğu dönemlerde, örneğin bulaşmanın en sık aracısı olan Hyalomma cinsinin aktif olduğu Nisan ve Ekim aylarında,kenelerin bulunduğu ortamdan halkın kaçınması; kenelerin büyük sayılarda bulunabileceği ortamlarda (örneğin ahırlarda vs.) çalışan kişilerin muayene edilmesi faydalı önlemlerdendir. Yine kenelere karşı önlem olarak kaçıracak kimyasalların yani repellant kullanılması, açık alanlarda özellikle çok yoğun oldukları noktalara insektisit uygulanması da olası önlemler arasındadır.

Epidemi dönemlerinde kişi üzerinde kene bulursa bunu çıkarmaya çalışmaması önemlidir, uygun bir sağlık hizmeti merkezine (hastane gibi) gitmeli ve keneyi burada uzmanlar çıkarmalıdır.

Hastaların kan ve vücut sıvıları ile temastan kaçınılmalıdır. Eğer bir temas olmuşsa, temas etmiş kişi dikkatlice gözlenmeli ve belirtiler görülürse mutlaka gerekli müdahalenin yapılmasını sağlamak önemlidir.

Kesimhaneye yollanmadan önce hayvanlardan kenelerin ayrıştırılması yaygın bir uygulamadır. Hasta hayvanların kan ve dokularına doğrudan temasın bulaşmaya yol açabileceği bilinmektedir.

Ribavirin stoklamak da farklı durumlarda yararlı bir önlem olabilir. ABD askeri güçleri Afganistan ve Irak’taki personellerini çeşitli virütik hastalıklara karşı korumak amacıyla ribavirin stokları barındırmaktadır.

 

KKKA Salgınları

1944’de tanımlanmaya yol açan salgın Batı Kırım’da olmuştur. Virüs hastalardan alınan kan örneklerinde ve Hyalomma marginatum isimlikenelerde saptanmıştır. Araştırmacılar kısa bir süre sonra benzer bir hastalığın Orta Asya Cumhuriyetlerinde de olduğunu fark ettiler. Çin’deki ilk olgu 1965 yılında tanımlanmıştır. 1969’daki bir analizde ise 1956 yılında Zaire’deki (Kongo) epidemide febril bir çocuktan alınmış kan örneğinde aynı virüse rastlanmış, buradaki hastalığın Kırım’da görülmüş olanla aynı olduğu belirlenmiştir. Tüm bu bulgular hastalığın bugünkü ismi ve tanımına neden olmuşturlar. Verilere göre Güney Afrika’da 1981 yılına kadar 123 olgu tanımlanmış, bunlardan %22’si ölümle sonuçlanmıştır.

1976’da Makedonya’da (toplamda 10 olgulu) ve 1979’da Irak’ta, küçük çaplı, epidemiler görülmüştür. Irak’taki bilinen ilk epidemi olan 1979’daki epidemideki 10 olgudan ikisinin sağlık personeli ve bulaşmanın nozokomiyal olduğu ifade edilmiştir.

Asya ülkelerinden Pakistan, Afganistan ve Kazakistan’da ölümle sonuçlanan olgular tespit edilmiştir. Bildirilere göre Pakistan’daki büyük (majör) epidemiler 1975, 1986, 1996, 1998, 1999 ve 2000 yıllarında olmuş, son olgu 2002 yılında tanımlanmıştır. Aynı yıl Türkiye’de Tokat ilinde sendroma rastlanmıştır. Bu Türkiye’deki ilk bilinen epidemidir. Daha sonra 2003 ve 2004 yıllarında Türkiye’nin farklı illerinde sendroma rastlanmıştır. Türkiye’de son olarak 2006 yılında bildirilen olgulardan bazılarının ölümü sonucu sendrom medyaya da yansımıştır.

Bunların dışında sendrom Suudi Arabistan ve diğer Arap ülkelerinde (Birleşik Arap Emirlikleri, Umman…) de görülmüş, sendrom sebebiyle ölüm vakaları ortaya çıkmıştır. Örneğin, 1989-1990 arasında Suudi Arabistan’daki Mekke şehrinde tanımlanan 40 olgudan 12’si ölümle sonuçlanmıştır.

Gezer İlaçlama Şirketi 7/24 garantili ve ekonomik ilaçlama hizmeti vermektedir. Haşere ve böceklerden kurtulmak için bizi arayabilir veya iletişim talep formunu doldurabilirsiniz.

1- Kene Nedir?

2- Kene Hangi Hastalıklara Sebep Olur?

3- Kene Ne Zaman Daha Çok Görülür?

4- Kene Hayvanlara Zarar Verir mi?

5- Kene ısırınca ne yapılmalı?

6- Keneler Beslenmesinde Ne Yerler?

7- Keneler Nasıl Ürer?

8- Kene Nasıl ilaçlanır?

Pire ilaçlama

pirePireler omurgasızlar grubunda olup eklem bacaklı sınıfı içinde incelenirler. Zoolojide siphoneptera (centocephalides) diye bilinir. Pirelerin farklı türleri bulunmaktadır. Pireler küçük, kanatsız haşereler olup beslenmelerinde mutlaka kana ihtiyaç duyarlar. Konakçı olarak geniş bir kitle seçerler.İnsanda olabildiği gibi hayvanlarda ve bitki kozalarında da bulunur. Pirenin boyu çok ufaktır genellikle 2 ile 10mm arasında değişir. Pire vücudu yanlardan basık yukarıya doğru uzanmaktadır.Derisi çok serttir ve bölmeler halindedir. Pire çok bedavacı bir haşere olup yaşamı boyunca parazit olarak sürekli başka canlı üzerinden beslenir. Pire konakçısını aynı zaman içinde birçok defa ısırabilir. Pire ısırması esnasında can yakıcı kaşındırıcı bir durum hasıl olur. Çünkü ısırdığında vücuttan kan emer ve vücudunda bulunan parazitler ağzı ile ısırılan yerden insana geçer.

Pirelerin baş kısmı çok ufak fakat karın kısımları oldukça geniştir. Pire asla uçamaz çünkü kanatları yoktur. Buna karşı pirenin ayak yapısı çok güçlüdür. Ön ayakları kısa, arka ayakları ise kalın ve uzundur bu sayede çok uzak mesafelere kadar zıplayabilmektedir. Pire kendisine gelen tehlikeyi sezinlediği takdirde kendi boyunun 200-250 katı uzaklığa zıplayabilir. Ayakuçlarında tırtıklı yapılar bulunur bu tırtıklar ile konakçısına rahatlıkla tutunurlar. Pirelerin yumurtlama olgunluğuna ulaşması için mutlaka çok iyi beslenmeleri gerekir. Karnını kan ile doyuran pire haşeresi yumurta bırakmak için kendisine uygun yer arar. Ve yumurtasını bulunduğu ortamda kuytu çatlaklar arasına, halı diplerine, yün, tüy, pamuk gibi maddelerin içine bırakır. Yumurtasını bırakırken kesinlikle toplu bir yere bırakmaz evin her tarafına dağınık bir halde bırakır. Pireler karnını doyurduktan sonra bir gün içinde 15 ile 20 kadar yumurta bırakabilir.

Pireler insanlara hastalık bulaştırma da çok etkin rol oynarlar. Birçok hastalığın temel sebebi olarak pireleri görebiliriz. Pireler sürekli olarak konakçısını değiştirdiği için bir konakçıdaki virüsleri ve parazitleri bir sonraki konakçısına aktarabilirler. O bakımdan pire ile mücadele ederken mutlaka profesyonel hareket edilmeli. Pire ile mücadele mutlaka bu işi profesyonelce yapan yasal ilaçlama firmaları aranılarak yaptırılmalı. Pire ilacı çok keskindir ve özel yöntemler ile hazırlanır. Pire yaşadığı konakçısına ve ortamına bağlı olarak farklı isimler alır. Bunlar: 1-insan piresi, 2-kedi piresi, 3-kum piresi, 4-pamuk piresi, 5-köpek piresi.

KEDİ PİRESİ

Kedilerde bulunan bu pire çeşidi diğerlerine göre çok ufaktır. Bu pire çeşidi konakçı olarak kedileri kullandığı için bu ismi alırlar. Bu pire çeşidi ev içlerine gelen kedilerden insana bulaşır. Kediler sürekli çatı araları, bodrum, kömürlük, ve dışarıda bulunan pis ortamlarda gezindiği için başka konakçıdan kedi üzerine bulaşır ve kedilerde bunu ev ortamına taşırlar. Ev ortamına gelen pireler sıcak ortam bulduklarında çabuk üreyerek çoğaldığı için çok dikkatli olmak gerekir. Pire görüldüğünde mutlaka ilaçlama servisine başvurulmalı. Pire ilaçlaması, bulunduğu ortama göre yapılmalı; yani kedinin üzerinde pire varsa ya boynuna tablet tasmalar ya da toz ilaçlar veteriner hekim kontrolünde yapılmalı. İlaçlama kapsamlı geniş bir şekilde yapılmalı çünkü etrafa sıçramış pire olabilir.

KÖPEK PİRESİ

Köpek piresi yapı olarak kedi pirelerinden daha büyüktür. Pireler üzerine konduğu canlının vücut ısısına gör vücut ısılarını ayarlarlar. Sürekli köpeği ısırıp kan emer. Bu pire çeşidi yaban hayvanlarında da bulunur. Özelikle tilki, kunduz, sincap, tavşan.vb gibi hayvanlarda da olabilir. Eğer evlerimizde evcil hayvan besliyorsak bu pire çeşidine sıkça rastlayabiliriz. Hayvanlarımızı pireden korumak için mutlaka hayvanlarımızı sık sık kontrol etmeliyiz. Hayvanlarımız veteriner hekim kontrolünde ilaçlanmalı,yaşam alanları ise mutlaka ilaçlama firması kontrolünde ilaçlanmalı. Aksi takdirde ilaçlamayı yapan kişi bilgisiz ve tecrübesiz olursa hem sağlığımız tehlike altına girer hem de çevremizde yaşayan canlılar için tehlikeli olur.

PAMUK PİRESİ

Pamuk piresi özelikle pamuklu kozası olan pamuğumsu bitkilerde görülür. Bu pamuk piresi çeşidi besinlerini bitkiler üzerinden sağladığı için yaşam alanı olarak bitkileri seçerler. Bu pireler bitkilerin taze filiz vermiş kısımlarını yerler. Ayrıca bitki çiçeği içindeki tomurcukları kemirirler ve çiçeklerin kurumasına neden olurlar. Pamuk piresi bitkilere dadandığında bitkilerin kurumasına neden olmaktadır. Pamuk piresinin bulaştığı alanı mutlaka birkaç kez ilaçlamak gerekir. Bu ilaçlama mutlaka ilaçlama firması tarafından yapılmalı. Kullanılan ilaç dikkatle seçilmeli çünkü ilaçlama yapayım derken diğer bitkilere zarar verilebilir. İlaçlama firması tarafından yapılan ilaçlamada sağlık bakanlığı onaylı ilaçlar kullanılmalı. Bu bakımından pamuk piresi ilaçlamasını; işini bilen, konusunda uzman, müşterisini memnun eden profesyonel firmaları arayarak sağlayabilirsiniz. Şirketimiz olarak bu konuda her zaman yanındayız.

İNSAN PİRESİ

İnsan piresi diğer pire türlerine göre çok daha küçüktür. Birçok hayvanda olduğu gibi pire üzerinde yaşadığı konakçının ısısına göre kendi ısısını ayarlayarak orada kalmayı garantiler. İnsan piresi ağzındaki kesici uzvu ile insanın vücudunu keser ve buradan doya doya kan emer. Kan emdikten sonra kendisine güvenli bulduğu yerlere dinlenmeye çekilir. Genellikle elbiselerin dikiş kısımlarında, koltuk ve bacak aralarında, yaka altlarında, saç aralarında veya ceplerin dip kısımlarında saklanır. Bazen insana diğer hayvanlardan da pire bulaşır yani kedi, köpek, evcil hayvanlar, av hayvanları veya fare gibi haşerelerden de bulaşır. Diğer haşereden gelen pire çeşidi kan emdikten sonra konakçıdan ayrılır.

Pire insanı ısırdıktan sonra insan vücudunda kızarıklık, kabarcık, kaşıntı, yanma gibi belirtiler görülür. Pire insanı ısırınca üzerinden geldiği konakçıya bağlı olarak insana parazit ve virüs bulaştırır. Bu bakımdan pire ile mücadele mutlaka erkenden yapılmalı. Pire vücudu ilaçtan daha az etkilendiği için ilaçlama mutlaka yoğun yapılmalı. İlaçlama yapılırken mutlaka etkili ilaçlar seçilmeli ve ilaçlar sağlık bakanlığı güvencesi altında olmalı.

PİREpire resimleri

 

 

PİRE İLE İLGİLİ SORULAR

1- PİRE NEDİR?

Pire kanatsız, genelde kan ile beslenen, türüne bağlı olarak bitkilerden de beslenebilen küçük yapılı parazitlerdir. Ayakları pençeli olup rahatlıkla yukarıya doğru tırmanırlar.Çok iyi zıplayıcılardır.

2- PİRE NASIL BESLENİR?

Pireler genel olarak kan ile beslenirler. Bazı pire türleri de bitkilerden beslenirler. Pireler üzerine konduğu canlıdan kan emdiğinden sürekli hastalık bulaştırıcı olarak görev alırlar. Pamuk piresi ve diğer bitkilerde bulunan pireler bitkilerin taze aksanlarını taç ve çanak kısımlarını kemirerek zarar verirler.

3- PİRE ÜREMESİ NASIL OLUR?

Pireler yumurta bırakarak çoğalırlar. Yumurtasını evdeki duvar diplerine, evdeki çatlaklara, hayvan barınaklarına, kümes hayvanlarının kümeslerine, mağara içlerine ve yaban hayvan barınaklarına bırakırlar. Pireler beslenmesini tamamladıktan sonra 1,5 – 2 gün içinde yumurta bırakır. Bir ortamda yetişkin pireden daha çok yumurta ve yavru pire bulunur.

4- PİRENİN ÖMRÜ NE KADARDIR?

Pirelerin yaşadığı ortama bağlı olarak ömrü değişir. Pireler iyi bir konakçı bulduklarında ve iyi beslendiklerinde daha uzun yaşar. Pireler için belli bir sıcaklık şarttır. Kendilerini bu sıcaklığa bağlı olarak ayarlar.Pire kışın olabildiği gibi yazın daha çoktur. Bir pirenin ömrü 20 ile 30 ay kadardır.

5- PİRE UÇAR MI?

Hayır pire uçamaz. Pire sadece güçlü ayakları sayesinde çok uzak mesafelere kadar zıplarlar pirelerde kanat yoktur.

6- PİRE HASTALIK YAPAR MI?

Evet pire hastalık yapar çünkü pire bir konakçıdan diğer konakçıya geçtiği için bir konakçıda olan paraziti ve virüsü diğer konakçıya taşır. O bakımdan hastalık taşıyıcı görevini alır.

7- PİRE HANGİ HASTALIĞI YAYAR?

Bağırsak kurdu, bağırsak şeridi, tenya, ricetsiya, veba mikrobu, tifus hastalığı mikrobu, tularemi hastalığı mikrobu, enfeksiyoz hastalığı mikrobu gibi birçok mikrop pireden insana geçen hastalık mikrobudur.

8- PİRE İLAÇLAMASI NASIL YAPILIR?

Pire ilaçlamasında genel olarak etkili sıvı ilaçlar kullanılır. Pire ilacı hazırlanırken çok dikkatli olmak gerekir. Çünkü pire için kullanılan ilaçlar çok güçlü ilaçlardır. Dikkat edilmezse insana zarar verebilir.

9- PİRE İLAÇLAMADA NELERE UYULMALI?

1- Pire ilaçlamada kullanılan ilaçlar özenle seçilmeli
2- Pire ilaçları mutlaka sağlık bakanlığı onaylı olmalı
3- İlaçlama mutlaka yasal ilaçlama firması tarafından yapılmalı
4- Yapılan ilaçlar mutlaka sağlık bakanlığı onaylı olmalı
5- ilaçlama yapılan alan mutlaka 5-6 saat kapalı tutulmalı
6- ilaçlama sonrası 2 saat mutlaka mekanı havalandırmak gerekir
7- İlaçlamayı yapan kişi mutlaka bu işin eğitimini almış olmalı
8- ilaçlamada mutlaka yiyecek ve içecekler kontrol altına alınmalı
9- ilaçlama sonrası ölen haşere ve ilaç kalıntısı için mutlaka yüzeysel temizlik yapılmalı.

Güve ilaçlama

güveGüveler evimizin ve tahıl ambarlarının korkulu rüyasıdır. Yapı olarak kelebeğe benzeyen küçük vücut yapıları olan hayvanlardır ve kontrolleri zordur. Bu konuda mutlaka ilaçlama firması ile çalışılmalıdır.Güveler yapı olarak kanatlı hayvanlardır. Kanatları üzeri tüylü ve pulludur. Dış görünüş olarak kelebeğe benzerler fakat kelebek değiller. Güveyi kelebekten ayıran en belirgin özelikler şunlardır.

Güvelerin kanatları pullu ve tüylüdür. Renkleri mat ve saklanmak için bulunduğu ortama göre ayarlarlar, güvelerde antenler tırtırlı olup çok hızlı çalışan bir radar sistemine sahiptirler.

Kelebeklerde ise bu olay farklıdır. Kelebekler, güvelerin tersine parlak ve canlı renklere sahip kanatları tüysüz ve antenleri düz bir yapıdadır.

Güveye evlerde, deri fabrikalarında, kumaş fabrikalarında, ipek böceği imalathanesinde ve hububat ve tahıl ambarlarında olmak üzere birçok ortamda rastlamak mümkündür. Güve türleri genelde otçuldurlar. Ama bazı türleri hayvansal dokulardan beslenirler. Güveler tahıl ambarlarında ve ekinlere bulaştığı zaman tahıl tanesinin içini boşaltarak tahılları verimsiz yapmaktadır. Güvelerin diğer çeşitleri ise evdeki yün, halı, kaşmir, deri, ve ipekleri yerler. Güve evdeki kullandığımız eşyalarımızı tahrip ettiği için sevilmeyen bir haşere türüdür. Güve bulunan ekinler ve tahıl ambarları mutlaka en kısa zamanda ilaçlanmalı aksi takdirde çabuk ürediği göz önüne alınarak vereceği tahribatı düşünün. Bir zaman sonra bakılır ki güve ortamda sağlam hiçbir tahıl tanesi bırakmamış. Evlerde güve bulunduğunda mutlaka en etkin ilaçlama servisine başvurulmalı yoksa güve evimizde ki elbiselerimizden tutunda yün, kıl, tüy, ipek, kaşmir, halı, kumaş gibi maddeden oluşan her türlü eşyayı kemirerek yerler. Güve larvasını elbiselerin iç kısımlarına, yaka altlarına, koltuk altlarına, dikiş diplerine bırakır. Güve, larvalarını bırakırken bir koza örerek bu koza içine bırakır. Güve ilaçlaması yapıldıktan sonra ortamdaki güveler ölür. Bu haşere için ilaçlama yapılırken mutlaka periyodik ilaçlama olmalıdır.

Sinek Kuşu Güvesi Kahverengi Güve Bitki Güvesi

Güveler üremek için mutlaka çift taraflı cinsiyete ihtiyaç duyarlar. Bir defa çiftleştikten sonra yılda 4-5 defa döl verirler. Bu oran güvenin yaşadığı ortamın sıcaklığına bağlı olarak değişir. Soğuk havalarda daha az yumurta bırakarak yılda 1 defa üreyebilir. Güve larvası yumurtadan ortamın sıcaklığına bağlı olarak minimum 1 hafta maksimum 4 hafta içinde yumurtadan çıkar. Yumurtadan çıkan larvalar 5 – 6 hafta içinde kelebek haline gelerek zararlı olur. Güveler beslenecek bir şey bulamadığı zaman kendilerine bir koza örerek koza içinde uzun müddet beslenmeden durabilirler.

GÜVELER İLE ALAKALI AKLA GELEN SORULAR

1- GÜVE NASILDIR?

Güve; küçük, uçuşan, kanatları pullarla kaplı boyları 1cm geçmeyen zararlı bir haşere türüdür. İnsanı ısırmaz fakat besinlerimize ve eşyalarımıza zarar veren böceklerdir.

2- GÜVE NERDE BULUNUR?

Güveler beslenebildikleri her ortamda bulunurlar. Bunlar deri depolarında, halı fabrikalarında, halı mağazalarında, büyük mağazalarda, tahıl ve ekin tarlalarında, büyük silolarda, arpa ve buğday depolarında ve ev ortamlarında bulunur.

3- GÜVELER İNSANI ISIRIR MI?

Güveler insanı ısırmaz çünkü Kan emmeyi sevmezler. Bunlar insandan korktukları için insana pek fazla yanaşmazlar. Genellikle besinlerini diğer maddelerden aldıkları için buna gereksinim duymazlar.

Tahta Güvesi Kumaş Güvesi Çiçek Güvesi

4- GÜVE NASIL VE NE KADAR ÜRER?

Güvelerin üremesi yaşadığı ortama ve ortamın sıcaklığına bağlı olarak değişir. Yılda 1 kez çiftleşirler. Fakat ortamın sıcaklığına ve besin bolluğuna bağlı olarak yılda en az 1 en çok 5 defa ürer.

5- GÜVELER TAHIL AMBARINA NERDEN BULAŞIR?

Güveler genellikle ekin tarlalarında ekinlerden beslenmesi esnasında ekin taneleri üzerine yumurta bırakır. Hasat ile depolara taşınan güve yumurtaları uygun sıcaklığı bulduğunda hemen yumurtadan çıkarak hemen göreve başlarlar.

GÜVE İLE MÜCADELE NASIL YAPILIR?

Güveler ile mücadelede ortamına bağlı olarak ve bulunma türüne bağlı olarak ilaçlama yapılmalı. Tarlalarda ve ekin üzerindeki güveler açık havada olduklarından bunlara yapılan ilaçlama farklıdır. Depo ve silolardaki ilaçlama şekli ve ilaçlar farklıdır. Fakat ev ortamında bulunanelbise güvesi ve halı güvesi türleri farklıdır bunlarda ise daha farklı yöntemler uygulanır. İlaçlama yapılırken mutlaka güvenin türüne ve bulunduğu ortama göre ilaçlar seçilmeli. Güve ile mücadele halk arasında farklı yöntemler kullanılır. Fakat hiç biri kalıcı bir etki bırakmaz.

Güve ilaçlama

güveGüveler evimizin ve tahıl ambarlarının korkulu rüyasıdır. Yapı olarak kelebeğe benzeyen küçük vücut yapıları olan hayvanlardır ve kontrolleri zordur. Bu konuda mutlaka ilaçlama firması ile çalışılmalıdır.Güveler yapı olarak kanatlı hayvanlardır. Kanatları üzeri tüylü ve pulludur. Dış görünüş olarak kelebeğe benzerler fakat kelebek değiller. Güveyi kelebekten ayıran en belirgin özelikler şunlardır.

Güvelerin kanatları pullu ve tüylüdür. Renkleri mat ve saklanmak için bulunduğu ortama göre ayarlarlar, güvelerde antenler tırtırlı olup çok hızlı çalışan bir radar sistemine sahiptirler.

Kelebeklerde ise bu olay farklıdır. Kelebekler, güvelerin tersine parlak ve canlı renklere sahip kanatları tüysüz ve antenleri düz bir yapıdadır.

Güveye evlerde, deri fabrikalarında, kumaş fabrikalarında, ipek böceği imalathanesinde ve hububat ve tahıl ambarlarında olmak üzere birçok ortamda rastlamak mümkündür. Güve türleri genelde otçuldurlar. Ama bazı türleri hayvansal dokulardan beslenirler. Güveler tahıl ambarlarında ve ekinlere bulaştığı zaman tahıl tanesinin içini boşaltarak tahılları verimsiz yapmaktadır. Güvelerin diğer çeşitleri ise evdeki yün, halı, kaşmir, deri, ve ipekleri yerler. Güve evdeki kullandığımız eşyalarımızı tahrip ettiği için sevilmeyen bir haşere türüdür. Güve bulunan ekinler ve tahıl ambarları mutlaka en kısa zamanda ilaçlanmalı aksi takdirde çabuk ürediği göz önüne alınarak vereceği tahribatı düşünün. Bir zaman sonra bakılır ki güve ortamda sağlam hiçbir tahıl tanesi bırakmamış. Evlerde güve bulunduğunda mutlaka en etkin ilaçlama servisine başvurulmalı yoksa güve evimizde ki elbiselerimizden tutunda yün, kıl, tüy, ipek, kaşmir, halı, kumaş gibi maddeden oluşan her türlü eşyayı kemirerek yerler. Güve larvasını elbiselerin iç kısımlarına, yaka altlarına, koltuk altlarına, dikiş diplerine bırakır. Güve, larvalarını bırakırken bir koza örerek bu koza içine bırakır. Güve ilaçlaması yapıldıktan sonra ortamdaki güveler ölür. Bu haşere için ilaçlama yapılırken mutlaka periyodik ilaçlama olmalıdır.

Sinek Kuşu Güvesi Kahverengi Güve Bitki Güvesi

Güveler üremek için mutlaka çift taraflı cinsiyete ihtiyaç duyarlar. Bir defa çiftleştikten sonra yılda 4-5 defa döl verirler. Bu oran güvenin yaşadığı ortamın sıcaklığına bağlı olarak değişir. Soğuk havalarda daha az yumurta bırakarak yılda 1 defa üreyebilir. Güve larvası yumurtadan ortamın sıcaklığına bağlı olarak minimum 1 hafta maksimum 4 hafta içinde yumurtadan çıkar. Yumurtadan çıkan larvalar 5 – 6 hafta içinde kelebek haline gelerek zararlı olur. Güveler beslenecek bir şey bulamadığı zaman kendilerine bir koza örerek koza içinde uzun müddet beslenmeden durabilirler.

GÜVELER İLE ALAKALI AKLA GELEN SORULAR

1- GÜVE NASILDIR?

Güve; küçük, uçuşan, kanatları pullarla kaplı boyları 1cm geçmeyen zararlı bir haşere türüdür. İnsanı ısırmaz fakat besinlerimize ve eşyalarımıza zarar veren böceklerdir.

2- GÜVE NERDE BULUNUR?

Güveler beslenebildikleri her ortamda bulunurlar. Bunlar deri depolarında, halı fabrikalarında, halı mağazalarında, büyük mağazalarda, tahıl ve ekin tarlalarında, büyük silolarda, arpa ve buğday depolarında ve ev ortamlarında bulunur.

3- GÜVELER İNSANI ISIRIR MI?

Güveler insanı ısırmaz çünkü Kan emmeyi sevmezler. Bunlar insandan korktukları için insana pek fazla yanaşmazlar. Genellikle besinlerini diğer maddelerden aldıkları için buna gereksinim duymazlar.

Tahta Güvesi Kumaş Güvesi Çiçek Güvesi

4- GÜVE NASIL VE NE KADAR ÜRER?

Güvelerin üremesi yaşadığı ortama ve ortamın sıcaklığına bağlı olarak değişir. Yılda 1 kez çiftleşirler. Fakat ortamın sıcaklığına ve besin bolluğuna bağlı olarak yılda en az 1 en çok 5 defa ürer.

5- GÜVELER TAHIL AMBARINA NERDEN BULAŞIR?

Güveler genellikle ekin tarlalarında ekinlerden beslenmesi esnasında ekin taneleri üzerine yumurta bırakır. Hasat ile depolara taşınan güve yumurtaları uygun sıcaklığı bulduğunda hemen yumurtadan çıkarak hemen göreve başlarlar.

GÜVE İLE MÜCADELE NASIL YAPILIR?

Güveler ile mücadelede ortamına bağlı olarak ve bulunma türüne bağlı olarak ilaçlama yapılmalı. Tarlalarda ve ekin üzerindeki güveler açık havada olduklarından bunlara yapılan ilaçlama farklıdır. Depo ve silolardaki ilaçlama şekli ve ilaçlar farklıdır. Fakat ev ortamında bulunanelbise güvesi ve halı güvesi türleri farklıdır bunlarda ise daha farklı yöntemler uygulanır. İlaçlama yapılırken mutlaka güvenin türüne ve bulunduğu ortama göre ilaçlar seçilmeli. Güve ile mücadele halk arasında farklı yöntemler kullanılır. Fakat hiç biri kalıcı bir etki bırakmaz.

Kara Fatma ilaçlama

kara fatmaKara fatma 10-15 mm uzunluğunda parlak siyah renklidir. Erkeklerde kahve renkli iki kanat vardır. Dişiler oval ve iri, erkekler ise daha ince yapıdadır, halk arasında KARAFATMA olarak anılırlar. Genelde lağım sistemi, bodrum, depo, bina boşlukları ve daha az olarak da ev içlerinde yuvalanır. Kara fatma havalar ısınınca komşu binalara kadar her yeri istila eder. Kış aylarında ana yuvalarına çekilir. Ömrü 6 aydır, her türlü gıda ve organik maddeyi yerler.

Kara fatma çok pistir ve her şeyi yer. Her tür pisliği, mikrobu taşır ve bulaştırırlar. Gıda, su ve sıcağa ihtiyacından dolayı insan olan her yerde aktiftir. Kara fatma’nın evlerde ilk yerleşeceği yer mutfak ve banyolardır. Hemen hemen bütün zamanını yuvalarında, duvar delik ve çatlaklarında saklanarak geçirirler, karanlığı sever ve geceleri aktiftirler, çok dayanıklıdırlar. Bilinçsiz ve amatörce yapılan kara fatma mücadelesinde ilaçlara çok çabuk direnç kazanır. Bina içinde bir gecede 10 kat birden dolaşabilir. Gece boyunca yaklaşık 4,5 km yol kat edebilir. Marketten,ufak bir poşet içinde veya bir yumurta paketinde evinize gelebilir.

 

Pazar eşyaları ile, sebzelerle veya kolilerle bilinmeden taşınmış olur. Apartman temizse sakinlerin dikkatli olması, ilk böcek geldiğinde ise o dairenin böcek yayılmadan ilaçlatılması gerekir. İhmal edilirse diğer dairelere de yayılarak rahatsızlık verir ve masraflara neden olur. Örneğin 30 daireli bir apartmanda 6-7 dairede üreme başlamışsa, bütün apartman dairelerinin komple ilaçlatılması en doğru harekettir. Bu yapılmazsa kara fatmalar daireler arasında dolaşır ve sorun zaman içinde kronikleşir. Kısmi ve ferdi mücadele başarılı olmaz. “Dizanteri, Gıda zehirlenmeleri, Verem, Gastroenteritis, Antrax, Pnomoni, Hepatit, Mantar hastalıkları, Astım, Alerjik Reaksiyon gibi çeşitli hastalık mikroplarını taşır ve bulaştırırlar”.

Kırk Ayak ilaçlama

kırk ayak ilaçlamaOmurgasız hayvanlar gurubunun bir üyesi olan kırkayaklar aynı zamanda yumuşakçalar gurubunda da yer alırlar. Kırkayağın farklı birçok türü bulunur. Türüne bağlı olarak farklı boylarda olabilirler. Maksimum 10cm kadar büyüyebilirler. Kırkayak adından da anlaşıldığı gibi birçok ayağa sahip bir haşeredir. Erişkin bir kırk ayak üzerinde 200’e yakın ayak sayısı bulunur. Kırk ayak üzerindeki bütün çift ayaklar simetriktir. Yön bulmada ve besinlerini bulmada kullandıkları iki adet organları bulunur. Kırkayak vücudu bölmelerden oluşur ve bölmeler genellikle renklidirler.

Beslenme konusunda hem etçil hem otçuldurlar. Yani eline geçen her türlü besini tüketirler. Genellikle bitkilerin yeni filizlerini ve sürgülerini kemirerek yerler. Bitkilerin çürümüş kısımlarını ve ölen hayvanların etini tükettikleri gibi aynı zamanda yakaladıkları ufak böcek türlerinide yerler. Yaşam alanı olarak besinlerine rahat ulaşabileceği yerleri seçer. Ormanlarda, ağaç altlarında, ağaç kabuğunda, yaprak altlarında, çalı çırpı içinde, nemli topraklarda, evlerin çatıları, evlerin bodrumları, evimizin içinde olmak üzere genel olarak her yerde rahatlıkla rastlayabiliriz.

Görünüş olarak genellikle kahverengimsi, kırmızımsı ve siyah renklerde olabilirler. Kırkayak yumurtalarını; yavrularının besin kaynağına rahat ulaşabilecek yerlere bırakır. Kırkayak yavruları yaklaşık 4-5 ay zarfında erginliğe ulaşırlar. Yumurtadan çıkan kırkayak yavruları etraftan beslenir, insanları ısıran kırkayak türleri mevcuttur. Kırk ayak ısırmasından insanlar zehirlenebilir. Isırılan kişi mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalı.

Kırkayak ile mücadele çok önemlidir.Görüldüğü yerler mutlaka periyodik olarak ilaçlanmalı. İlaçlama yapılırken mutlaka ziraat mühendisi kontrolünde hazırlanan özel ilaçlar kullanılmalıdır.

Kırmızı Kırk Ayak Kahverengi Kırkayak Gri Kırk Ayak

Ağaç Kurdu ilaçlama

AğaçkurduAğaç kurtları haşere gurubundan olup eklem bacaklılar içinde incelenir. Sert kabuklu olup genellikle iki kanada sahiptir. Ağaç kurtları insanı ısırmazlar. Tahtakurtları tamamen otçuldurlar. Baş kısımları sert keratin denen maddeden oluşur. Ağız yapıları çok gelişmiştir. Göğüs kısmında 2 çift,karın kısmında 1 çift olmak üzere toplam 6 ayağı vardır. Tahtakurdunun (mobilya kurdu) başucunda 1 çift anteni vardır. Tahta kurdunun genel olarak boyları 1,5 ile 3 cm kadardır. Toplumda farklı isimler ile bilinirler bunlardan bazıları (ağaç kurdu, ahşap kurdu, ağaç böceği, ağaç kemiren)

 

Ağaç kurtları adından da anlaşıldığı gibi bütün işleri tahta ve ahşap iledir. Genellikle ağaç ve ahşapları delerek içine yuva yaparlar. Ağaç kurtlarının ağız yapısı çok sağlam olduğundan tahta ve ahşap nesneleri rahatlıkla kesebilirler.

Mobilya kurdu olarak adlandırılan bu kurtlar evimizde ahşaptan oluşan her türlü nesnenin içini oyarak orada yuvalanırlar. Mobilya kurtları mobilya ve ev eşyalarını sürekli delip çürüttüğünden bizim için zararlı haşere durumundadır. Bu haşere türleri gece aktif olup daha hızlı çalışırlar. Ağacı delerken çok farklı sesler çıkarırlar bu sesleri duymak mümkündür.

Kahverengi Tahta Kurdu Tahta Kurdu Yeşil Tahta Kurdu

Ağaç kurtları sadece evlerin içinde değil bağ ve bahçede olan yeşil bitkileri delerek bu bitkilerin kurumasına neden olurlar. Çiftçilerde ciddi sıkıntılar oluşturan bu ağaç haşeresi bulunduğu her ortamda sıkıntıdır. Beslenmede tamamen bitkisel besinler kullanırlar. Tahta kurdu (ağaç böceği) üremesi yumurta ile olmaktadır. Canlı yavru doğurmazlar. Yaptıkları yuva içine yumurta bırakır. Yumurtalar belli sıcaklığa ulaştığın da larva şeklinde yumurtadan çıkar. Tahta kurtları ağaçları kemirirken ahşap tozlarını etrafa döktükleri için etrafı bayağı kirletirler. Ağaç köklerinde, evlerde ki  her türlü ahşap eşya, ağaçtan oluşan depo, silo gibi büyük yapılarda, gemi güvertelerinde de bulunur.Zamanında önlem alınmazsa tahta kurdu bulaşmış bir gemi güvertesi delinmiş olur. Delinen gemi bu deliklerden su alırsa bayağı tehlike oluşur. Bu haşereler bulunduğu ortamda her zaman tehlikeli bir silahtır.

AĞAÇ KURDU MÜCADELESİ

Ağaç kurdu mücadelesi haşereler ile yapılan mücadelenin en zorudur. Tahta kurtları ahşabın içinde saklandıklarından ilacın iç kısımlara nüfuz etmesi çok zordur. Tahta kurdu (ağaç böceği) ilaçlaması; mutlaka işini bilen, işinin konusunda uzman, sertifikalı, sağlık bakanlığı onaylı ilaçları kullanan, yasal firmalar tarafından yapılmalı. Tahta kurtları zor öldüğü için ilaçlaması periyodik olarak belirtilen günlerde yapılmalıdır.Ağaç kurduna karşı önlem alınmazsa kısa süre içinde mobilya ve ahşap tüm eşyalarımıza zarar verir. Ağaç kurdu (ağaç haşeresi) ile mücadelede asla korsan firma ile çalışılmamalı. Eğer çalışılırsa hem size hem de çevrenizdeki tüm canlılara zarar verebilir.

Tahta Kurdu Tahta Kurdu Yavrusu Siyah Tahta Kurdu

AĞAÇ KURDU- AĞAÇ BÖCEĞİ (MOBİLYA BÖCEĞİ) İLE İLGİLİ SORULAR

1- AĞAÇ KURDU NASIL TANINIR?

Ağaç kurdu 2 kanadı olan baş ve göğsü sert kabuktan oluşan başında 1 çift ufak anteni bulunan,6 ayaklı bir haşeredir.Ahşapları sürekli delerek yuvalandıkları için; tahta kurdu  olan  yerlerde ahşap kırıntıları, ağaç tozları, bulunur. Ayrıca tahta kurtları (mobilya kurtları) ahşap zeminlerde delikler açarak sürekli zarar verir. Genellikle kahverengi ve siyahımsı renkleri vardır.

2- AĞAÇ KURDU NERDE YAŞAR?

Ağaç kurtları özellikle yuvalanmak için ağaç köklerini, ahşap ev eşyalarını, mobilya, kapı pervazları, evlerdeki parke ve lambiri içlerinde yani ağaç ve ahşapla ilgili her türlü metanın içinde barınırlar.

3- TAHTA HAŞERESİ İNSANI ISIRIR MI?

Ağaç kurdu haşereleri daha önceden belirtildiği gibi tamamen otçul oldukların dan beslenmelerinde hep bitkisel gıdaları kullanırlar. Yaşam alanı olarak ta ahşap aksanlarını seçtiği için insan ile ilgili hiçbir sorunları yoktur. Kana ihtiyaç duymadıkları için insanı ısırmak gibi bir sorunları yoktur.

4- AĞAÇ KURDU İLE NASIL MÜCADELE EDİLİR?

Ağaç kurdu ahşapların içine yuva yaptıklarından dolayı bu haşerelere müdahale zordur. ilaçlaması periyodik olarak yapılıp etkili ilaçlar kullanılmalıdır. Ağaç kurdu ile mücadelede mutlaka sağlık bakanlığı onaylı ilaçlar kullanılmalıdır. Tahtakurdu İlaçlaması yasal firma tarafından yapılmalıdır.

Sivri Sinek ilaçlama

Sivrisinek ilaçlama şirketiSivri sinek deyince aklımıza küçük yapılı havada uçuşan böcek gelir. Omurgasız hayvanlar grubunda yer alıp kanatlı hayvanlar içinde incelenir. Boyut olarak çok küçük canlılardır. Bir sivrisineğin boyu maksimum 1cm yi zor bulur. Bunların vücutları çelimsiz, karşılıklı 2 çift kanatlı ve toplamda 6 ayağı bulunan hayvanlardır. Kafası vücuduna oranla küçük olup uç kısmında sivri bir iğnesi mevcuttur. Baş kısmında kendi aralarında iletişimi sağlayan 1 çift antenleri bulunur.

 

Sivri sinekler beslenmek için mutlaka glikoza ihtiyaç duyarlar. Bu bakımdan sürekli meyve ve sebze suyundan beslenir. Halk arasında kan ile beslendiği bilinir. Oysa sivri sinek üremek için konakçısından kan emer. Avını bulduktan sonra avının vücudunda dışa en yakın kan damarı tespit edilip avına saldırır. Bu saldırı evimizde gece daha aktif olurken bahçe ve çöplüklerde ise gündüzleri de saldırırlar. Sivrisinekler ağız kısmında bulunan kesici iğnesi ile konakçısından son sürat hızla kan emer ve öyle basınçla kan emer ki o vücuduna, insanın şaşırmaması mümkün değil. Sivri sinek karnı şişene kadar yani vücut oranına göre oldukça fazla miktarda kan emer. Yani bir insan ile karşılaştırırsak bir insan bir defasında 150 – 250 lt arası su içmesi demektir. Sivri sinek kan emerken yüksek derecede basınç oluşur. Buna karşı vücudu bu basınca oldukça dayanıklıdır.

Kan Emen Sivri Sinek Sivri Sinek Sokması Sivri Sinek Resmi

Yaşam alanı olarak genellikle çamurlu, bataklık alanlar, sulak alanlar ve nemli ortamları, lağım borusu, pis su boruları içlerini, göletleri ve havuzları tercih ederler. Kuru ve sıcak havaları sevmezler, çünkü bu havada yaşama olasılığı oldukça zordur. Sivri sineklerde çiftleşme daha çok havada uçarken olmaktadır. Dişi sivrisinekler çiftleşme zamanı havada uçuşurken kanatları ile farklı sesler çıkarırlar. Bu sesleri erkek sivri sinek uzakta olsa dahi baş ucundaki antenler ile algılayıp bulunduğu noktaya uçuşur. Yine erkek sivri sineklerde dişiyi havada yakalamak için yakalama organları bulunur. Bu organlar sayede sivri sinekler birbirine tutunurlar. Çiftleştikten sonra bir kese içerisinde takriben 450 – 500 yumurta toplar. Buda sivri sineğin ne kadar çok ürediğinin kanıtıdır.

Sivri sinek çiftleştikten sonra yumurtasını bırakmaya gider. Sonar (radar) denilen bir sistem mevcuttur. Bu sistem ile yeraltındaki su nemini, uzaktaki su alanını, çamurlu ve bataklık alanlarını tespit eder. Uygun yeri bulduktan sonra yumurtasını bırakmak için bu alana uçar ve yumurtasını bırakır. Yumurtasından çıkan larvalar (kutçuklar) suya çok ihtiyaç duyduğu için sulu ortamda olması mutlaka şarttır. Yavru sivrisinekler bu ortamlarda büyüdükten sonra uçuşarak beslenmeye ve üremeye giderler.

Sivri Sinek Resimleri Büyük Sivri Sinek Sivri Sinek Resmi

Sivri sinekler insanı ısıran insandan kan emen bir parazit olduğu için; insana hastalık bulaştıran haşerelerdir. Üremesi çok olan bu haşereler ile mücadele etmek diğer haşerelerden farklıdır. Bu ilaçlama yöntemleri:

YUMURTA İLAÇLAMA

Özelikle bataklık, havuz kenarları, nemli ortamlar; yani sivri sinek yumurta ve larvasının olduğu ortamın ilaçlanması olayı

SİSLEME YÖNTEMİ İLE İLAÇLAMA

Bu yöntem sivri sineğin uçkun hale gelmesinden sonra uygulanır. Bu uygulamada etkili su bazlı ilaçlar kullanıldığında bayağı etkilidir. İlaçlar uygulaması genellikle ya sabah erken saatlerinde yada akşam geç saatlerde yapılmalı çünkü sivri sineğin en aktif olduğu saatler bu saatlerdir.

BOYAMA İLE İLAÇLAMA

Bu yöntem ile ilaçlamada ilaç ile birlikte şeker ve şeker gibi yapışkan maddeler kullanılarak sivrisineklerin bulunduğu mekana uygulanır. İlaç içindeki şeker sürekli sineği üzerine çektiğinden dolayı çok etkili bir yöntemdir.

SİVRİSİNEK (ANOPHELES) / HAŞERE İLAÇLAMA

sivri sinekSıtma (Malaria) sivrisineği olarak da tanınan bu zararlılar istirahat halinde iken gövdeleri ve hortumları aynı düz çizgi üzerinde ancak dinlenme düzeyine değişebilen açılarda eğik olarak dururlar. Kanatları beneklidir. Sivri sinek yumurtalarını bitki örtüsü ve atık bakımından zengin sulara tek tek bırakırlar. Sivri sinekler Larvaları su düzeyine paralel dururlar. Yaşam siklusları 18 günden başlar ve ortamın sıcaklığına bağlı olarak haftalarca sürebilir.

 

 

SİVRİSİNEK (AEDES) / HAŞERE İLAÇLAMA SERVİSİ

sivrisinek ilaçlamaBu cinsler sarı hummat (Yellow Fever),deng ve ansefalit hastalıklarının taşıyıcılarıdır. İstirahat halindeyken gövdeleri dinlenme düzeyine paralel, hortumları eğik durumdadır. Culex cinsinden göğüslerindeki gümüş rengi pullar ve karın uçlarındaki dikenli solunum deliği ile ayrılırlar. Ayrıca dişilerinde kuyruk duyargası bulunur. Yumurtalarını yağmur birikimlerine veya tuzlu su içeren bataklıklara bırakırlar. Bu yumurtalar diğer cinslerden farklı olarak kuraklığa uzun süre dayanabilir. Larvaları kısa tombul olup su yüzeyi ile 45 derecelik bir açı ile asılı dururlar. Yaşam siklusları ortalama 10 gündür.

1- Sivrsinek nasıl beslenir?

2- Sivrsinek hangi hastalıkları bulaştırır?

3- Sivrsinek nasıl bir canlıdır?

4- Sivrsineklerin ömrü kaç evredir?

5- Sivrsinek nerelerde yaşar?

6- Sivrsinek insanları nasıl ısırır?

7- Sivrsinek neden ısırır?

8- Sivrsinek nasıl ürer?

9- Sivrsinek ilaçlaması nasıl yapılır?

Akrep ilaçlama

Akrep, akrep ilaçlama

Akrep dünyanın her yerinde bulunabilen eklem bacaklı ve çok zehirli bir hayvandır. Akrepler geceleri aktiftirler, vücutları yüksek sıcaklık ve düşük soğuğa dayanıklı haldedir.

Akrebin vücudu bölmeler halindedir. Ve kuyruğu sırtı üstünde kıvrıktır. Kuyruğu üzerinde, yakaladığı avına zehir akıtmak için zehirli iğnesi bulunur. 4 çift ayak ve 1 çift kıskaç bulunur. Her ayağın uç kısmı avına tutunmak ve tırmanabilmek için kıskaçlıdır. Ayakları üzerinde duyu alıcıları denen radar sistemine benzeyen alıcılar bulunur. Bu alıcılar sayesinde en ufak titreşimleri bile alırlar.

Akreplerin üremesi ve çoğalması için ayrı bireylere ihtiyaç vardır. Döllenme dişi akrebin vücudunda gerçekleşir. Dişi akrepte döllenen yumurtalar dişi akrebin sırt kısmındaki özel bir bölgede güven içinde gelişir. Yavrular gelişimini tamamladıktan sonra dişi akrep sırt kapağını açarak yavruları buradan dışarıya iter. Akrep yavruları ilk olarak beyaz renktedir daha sonra bulunduğu ortama bağlı olarak renkleri değişir. Akrepler siyah, kırmızı, sarı, veya farklı renklerde olabilirler. Dolaşım sistemleri çok gelişmiş hayvanlardır.

Siyah Akrep Kahverengi Akrep Sarı Akrep

Yaşam alanı olarak genellikle taşların altında, duvar diplerinde, toprak içinde, çöllerde, dağda, bayırda, akla gelen her yerde bulunurlar.

Akrepler evimizde yatak odalarından tutunda, mutfaklarda, çatı aralarında, bodrumda, duvar diplerinde olmak üzere evimizin her köşesinde bulabiliriz. Yağmurlu havalarda yuvalarından çıkarak sığınacak yer ararlar. Buda gösteriyor ki yağmurun çok yağdığı bahar ve güz aylarında evlere daha çok akın ederler.

Akrepler tehlike hissettiği zaman veya canları acıdığı zaman ısırıp sokarlar. Çok zehirli olduğu için ısırılan canlıya büyük zarar verir. Dünya üzerinde birçok akrep türü bulunmaktadır. Bazı akrep türleri insanı ve daha büyük cüsseli canlıları soktuğunda ölümüne sebep olur. Akrep ısırması ve sokması sonrasında yanma, şiddetli acı, mide bulantısı, kusma ve zehirlenmeler görülür. Erken müdahale yapılmazsa vaka ölümle sonuçlanabilir.

Akrep ile mücadele çok önemlidir. Akreplerin bir defada 100’lerce yavru yaptıklarını düşünürsek ne kadar tehlikeli olduğunu görürüz.

AKREP İLE MÜCADELE

Akrep ile mücadele ederken sakın ilkel yöntemleri denemeyin evlerinizi ve yaşam alanlarınızı mutlaka kontrol altına alın. Akrep gördüğünüzde belki 1 tanesini öldürerek yok ettiğinizi düşünebilirsiniz. Ama bunu yaparken akrepleri düşünün akrebi değil yani ortamınızda birden çok olabilir. Mutlaka işin uzmanı olan yasal firmaları arayınız. Bu konuda yıllardır müşterisini memnun eden ve müşterisinin sağlığını tehlikeye atmayan bir ilaçlama şirketi olarak sürekli hizmetinizdeyiz.

Gri Akrep Turuncu Akrep Beyaz Akrep

AKREP VE AKREPLER HAKKINDA KAFAMIZDAKİ SORULAR

1- AKREPLER NERDE YUVALANIR?

Akrepler türlerine bağlı olarak farklı bölgelerde yuvalanır. Dış ortamlarda; toprak içinde yuva yaparak, taşların altında, beton bloklar altında, çöllerde bulunan akrepler evlerde ise; evin her köşesinde bulunur. Yatak odasından tutunda evin çatısına ve bodrumuna kadar her yerde bulunur.

2- AKREPLER NE İLE BESLENİR?

Akreplerin birçok türleri börtü böcek türleri ile beslenirler. Akrepler eline geçen bütün böcek türlerini yerler. Çok az kısmı ise meyve ve sebzelerden beslenirler.

3- AKREP ZEHİRLİMİDİR?

Akreplerin tamamına yakın türleri zehirlidir. Avını yakaladığı zaman ağız kısmındaki kıskaçları ile yakalar ve daha sonra kıskacı ile deldiği alana iğnesi ile zehir bırakır.

4- AKREPLER TEK Mİ YAŞAR?

Akrepler tek yaşamayı seven hayvanlardır. Ama yavru akrepler toplu halde bulunur ve çiftleşme dönemlerinde ortamda mutlaka birden fazla bulunurlar.

5- AKREBİN BOYU NE KADARDIR?

Türlerine göre boyları değişir. Birkaç cm olan akrepler, olduğu gibi boyları büyük olan yaklaşık 20 cm.yi bulan akreplerde bulunmaktadır.

6- AKREPLERDE ÜREME NASILDIR?

7- AKREP SOKAN İNSANDA NE GİBİ BELİRTİLER GÖRÜLÜR?

Örümcek ilaçlama

Örümcekler, dünyanın her yerinde yaşayan ve eklem bacaklılar grubunda yer alan böceklerdir. Kendi aralarında 10 binlerce türleri vardır. Takriben 60-70 bin arası örümcek türünün olduğu sanılıyor. Her örümceğin yapı ve büyüklüğü ayrı olsa da genel özellikleri genellikle aynıdır. Bütün örümceklerde vücut; baş, göğüs ve gövde olmak üzere 3 kısımdan oluşur. Örümceklerin başucunda iki adet antenleri vardır bu antenler hem iletişim amaçlı kullanılır hemde besin bulmaya yarar. Erkek örümceklerde aynı zamanda cinsel organ olarakta kullanılmaktadır. Ağız etrafında 2 adet kıskaç ve zehir akıtan birde iğne vardır.

Diğer haşerelerden farklı olarak baş bölgesinde 4 adet göz bulunmaktadır. Örümceklerin gözleri mükemmel bir görüşe sahiptir. Besin bulmada ve ağ örmede milimetrik hata yapmazlar çünkü ağlarını örerken tüm ipliklerini belli açılar ile örerler. Örümcek ağını, avını yakalamak için kullanır. Örümcek türlerinin bazılarının vücutları tüylerle kaplı bazılarında ise vücut düz ve pürüzsüzdür. Örümceklerin boyları birkaç mm den tutunda 30 – 40 cm kadar olabilir. Solunum sistemi ve organı diğer kara hayvanlarından farklıdır. Solunum organı örümceğin vücudu altında katmanlar halindedir. Solunum organının ötesinde de ağları ören ve ağ üreten bir sistem bulunur. Buradan ağlarını istediği yere fırlatır.Örümcek ağında belli bölgelerde yapışma özelliği vardır. Bu özellik sayesinde ağ değdiği yere yapışır. Ağlarını ortama bağlı olarak belli noktalara besinin türüne bağlı olarak örer. Bu ağlarına gelen her türlü canlıyı besin olarak kullanırlar. Her örümcek türünün ağ kalınlığı ve büyüklüğü değişebilir. Besin olarak her türlü haşerelerden tutunda daha büyük canlılara kadar beslenirler. Örümcekler, ağına düşen canlıya ulaştığında ağızlarındaki kıskaçları ile önce canlıyı ısırır ve zehirli iğnesi ile bu canlıyı zehirler. Isırmasından sonra canlının içindeki tüm organları eriyerek bir bulamaç haline gelir. Daha sonra bu avının bulamaç haline gelen iç organlarını içerek kendini besler. Örümcekler aç gözlü hayvanlardır sürekli beslenme ihtiyacı hissederler. Hatta kendi türleri arasında bile birbirlerine saldırırlar.

Yeşil Örümcek Beyaz Örümcek Karadul Örümceği

Üremesinde hem erkek hem de dişi bireye ihtiyaç vardır. Çiftleşme esnasında dişi örümcek çoğu zaman erkek örümceği yer. Dişi örümcek çiftleşme sonrası yumurtalarını özel bir bölüm (yumurta kesesi) içinde sürekli üzerinde taşır. Bu yumurtalar örümceğin kontrolü altında 45 – 50 gün içinde yavruya dönüşür. Örümceğin her kesesinde 300 – 400 adet yumurta bulunur. Örümcekler evlerimizde ağ oluşturarak görüntü kirliliği oluştururlar. Ve bazen zarar gördüğünde insanı dahi ısırabilirler. Bazı örümcek türleri çok zehirli olup insanı ısırdıklarında öldürebilirler.

Örümcekler ile mücadele edilirken mutlaka profesyonel olan firmamızdan bilgi alın. Örümcek türü ne olursa olsun tanımadığımız için zarar verebilir. Halk arasında iyi huylu hayvan olarak bilinse de çok tehlikeli türleri vardır. Örümcek ilaçlama işi ilaçlama firması olarak bizim işimizdir. Örümcek ilaçlarını rastgele almamak gerekir. İlaçlama işlemi, işin eğitimini almış,konusunda uzman elemanlara sahip yasal firmalara yaptırılmalı. Hiçbir haşere ve börtü böcek elle yakalanmamalı ve ilkel yollar ile müdahale edilmemeli. Siz işi bize bırakın bizde sağlığınızı koruma altına alalım.

1- Örümcek nasıl bir canlıdır?

2- Örümcek nereye ağ örer?

3- Örümcek nasıl çoğalır?

4- Örümcek zehirlimdir?

5- Örümcekle nasıl mücadele edilir?

Arı ilaçlama

Arı ilaçlama şirketiArılar yapı olarak kanatlı hayvan olup kuyruğunda zehirli iğne taşırlar.6 ayağı ve başucunda 2 anteni bulunur. Tüm iletişimini bu antenler ile yaparlar. Bu antenlerinden belli dalgalar yayarak gönderir. Cisme çarpan dalgalar geri geldiğinde arı bu dalgalar sayesinde besinlerin yerlerini ve yönünü bulur.

 

Arıların dünyada birçok çeşidi vardır. Kanatlı hayvanlar gurubundan olan arılar, yapı itibarı ile farklılıklar göstermektedirler. Arıların türlerine göre farklı görevleri vardır. Bal arısı dediğimiz arı türü özellikle çok eski çağlardan beri insanlar tarafından evcilleştirilerek bal üretiminde kullanılmaktadır. Bu türüninsana zararından çok faydası vardır. Bal arılarının bir faydası da bitkilerin döllenmesinde aktif rol oynarlar. Bir çiçeğe konan arı diğer bir çiçeğe poleni taşıyıp o çiçeğin döllenmesine sebep olurlar. Ekolojik dengede arının rolü çok büyüktür.

Arılar beslenmesinde bitki polenlerini kullandığı gibi yaban arıları bazı ufak böcek türlerini de yerler. Dışarıda bulunan yemek ve şekerleri de yerler.

Arılarda en çok tehlikeli olan tür, yaban arısı türüdür. Yaban arılarının çiftçilere, arı yetiştiricilerine ve ortamdaki diğer insanlara zarar verir. Yaban arıları ve bal arıları çiftçilerde ekinlerin çiçeklerinin öz suyunu emdiği için çiçeğin kurumasına ve hasattın düşmesine neden olur. Yaban arıları arı yetiştiricileri içinde tehlikelidir çünkü yaban arıları bal arısını öldürüp yerler.

Yaban arıları genellikle yuvasını toprağa kazıyarak yapar. Yaban arılarının bazı türleri ev çatılarında ve binanın bazı kısımlarında yüzeye yapışık olarak yuva yaparlar.

yaban arısı Sarı Arı Eşek Arısı

Yaban arıları yuvalarını altıgen şeklinde petekler örerek bir ucundan tavana tuttururlar. Yaban arıları bu petek içine yumurtasını bırakarak çoğalırlar. Petek içinde bulunan yumurtalar belli sıcaklığa ulaştığında larvalaşırlar. Yavru olup uçana kadar beslenmelerini diğer arılar üstlenir. Yaban arıları zehirli olmaları sebebi ile tehlikelidirler.İnsanlara toplu halde hücum ederler. Buda insanın sonu demektir.

Arılar kendi arasında belli iş bölümleri yaparlar. Her arının kendine göre ayrı bir görevi vardır. Bazı arılar işçi, bazıları dışarıcı, bazısı da savaşçıdır. Her arı grrubu bir kraliçe arı etrafında toplanıp koloni oluştururlar. Arılar insana saldırdığında toplu olarak saldırdığı için arı saldırısına maruz kalan kişi mutlaka en kısa zamanda en yakın sağlık kurumuna başvurmalıdır.

Arılar ile mücadelede mutlaka yasal firma ile çalışın sakın kendi başınıza ilaçlama yapmayın veya korsan firmalar ile çalışmayın. Arı ile mücadele ve ilaçlama yöntemi çok önemlidir. Arı ilaçlamada genellikle sıvı ilaçlar ile boyama yöntemi kullanılır.

ARILAR HAKKINDA SORULAR

 

1 – ARILAR ISIRIR MI?

Evet arılar ısırır arı kendisine zarar veren her türlü canlıya koloni halinde saldırarak sokar ve bazen de öldürür.

2 – ARILAR NERDE YUVA YAPARLAR?

Yaban arıları yuvalarını; toprak altına yapabildikleri gibi , petek oluşturarak evlerin çatılarına veya yüksek yerlerin tavanına yapıştırırlar.

3 – ARILARIN İNSANA VE DOĞAYA FAYDASI VE ZARARLARI NELERDİR?

Bal arısının ürettiği bal ile insana faydası vardır. Ayrıca bal arısı ve yaban arıları ağaçlardaki çiçeklerin döllenmesinde büyük görev alırlar. Arılar havadaki bazı toz zerrelerini yutarak havanın temizliğinde de rol oynarlar.

4 – ARI ISIRINCA NE YAPILIR?

Arı ısırınca insanın canında şişme kızarma şiddetli acı hissedilir. Birden fazla arı ısırması sonrası insanlar mutlaka doktora gitmeli. Aksi takdirde ciddi rahatsızlıklara sebep olur ve hatta ölümler dahi görülür.

5 – ARILAR İLE MÜCADELE VE ARI İLAÇLANMASI NASIL YAPILMALI?

Arılar ile mücadelede mutlaka yasal bir firmayı arayın. Arı ile mücadelede arının yeri ve yuvası tespit edildikten sonra boyama yöntemi kullanılarak ilaçlama yapılması en etkili sonuçu verir.

6 – YABANARISI İLAÇLAMASINDA YAPILAN İLAÇLAMA SAĞLIĞA ZARARLIMI?

Yaban arısı ilaçlamasında kullanılan ilaçlar sağlığa zararlıdır. İlaçlama esnasında kesinlikle ilaçlar solunmamalı ve ilaçlı alanlara elle dokunulmamalı, sebze ve meyvelerimize bulaşan ilaç olursa mutlaka bolca su ile yıkanmalı.

 

Bit ilaçlama

Bit ilaçlama, bitlerBitler insanlar ve hayvanların üzerinden beslenen eklem bacaklı, kanatsız, ufak, yassı vücutlu, kan emen asalak hayvanlardır. Vücut yapısı çarpık bir şekildedir. Bit de diğer haşereler gibi 6 ayağa sahiptir.

Bitin birçok çeşidi vardır. Dünya üzerinde 3000’in üzerinde bit türü bulunur. Türlerine göre farklı renklerde olabilirler. En belirgin olanı gri (kül rengi) veya beyaz olanlarıdır. Bitler en fazla 30 gün kadar yaşarlar. Konakçısının dışında beslenemediği zaman en fazla 2 gün yaşayabilirler.

Çok küçük hayvanlar olduğu için boyları 10 mm’yi geçmez genellikle birkaç mm yi ancak bulur. Konakçısına tutunabilmesi için her ayağının uç kısmında ufak kanca şeklinde yapıları vardır. Bit,üzerinde yaşadığı konakçısına göre farklı isimler alır. Üzerinde yaşadığı konakçısından günde en az 5 – 10 kez kan emerler. Kendi bünyesinden fazla kan emerek sürekli konakçısına zarar verir. Bitlerin ısırdığı konakçı ve insan sanki uyuz olmuş gibi sürekli kaşınır. Bitin ısırdığı kısım kızarır, kaşınır, hafif şişlik gibi belirtiler olur.

İnsanda bitler farklı bölgelerde bulunur. İnsanın kasık ve koltuk altlarında, saçları arasında bulunur. Bitler çabuk çoğalan haşere türü olup yumurtasını yaşadığı ortama bırakırlar. Saç biti saçların arasında saç derisinden beslenir. Bu bit çeşidi yumurtasını saç telleri üzerine bırakır. Diğer bitler ise yumurtalarını elbise üzerine veya yatak ve yorgan üzerine bırakırlar. Bitlerin yumurtasına genellikle sirke adı verilir. Toplu yaşam alanlarında daha aktif olarak birçok kişiye bulaşırlar. İnsanlara, kahvehane, okul, sinema, hastane ve benzeri toplumun her kesiminin kullandığı sosyal ortamlarda daha hızlı bulaşır.

bit bit ilaçlama Kasık Biti

Bitler insandan insana ya aynı ortam paylaşılarak ya da ortak eşyalar kullanılarak bulaşır. Elbise, şapka, şal, gibi eşyalar ile insan üzerine bulaşır. Kanatları olmadığı için bunlar uçmazlar. Pire ile bit arasında ki farklardan biride pirelerin çok güçlü ayakları vardır ve uzun mesafe zıplarlar. Bitlerde ise zıplama olayı hiç yoktur. Bitler yumurta ile çoğalan hayvanlar olup yumurtasını canlının vücudu üzerinde herhangi bir noktaya bırakır mesela: elbiselerin kıvrımlarına ve dikiş aralarına bırakır. Saç biti ise saç teli üzerine bırakır.

Bitler insan üzerinden kan emerek zarar verdiği gibi insana hastalık bulaştırması bakımından da çok zararlı haşerelerdir.

Bitler insana şu hastalığı bulaştırır:

1- Tifüs virüsü
2- Humma virüsü
3- iltihaplı vücut lezyonları

1- BİTLER İLE MÜCADELE NASIL OLMALI?

Bitler ile mücadele bitin bulunduğu ortama ve bitin çeşidine bağlı olarak değişir. Bitler insanın üzerinde ise mutlaka doktora gidilmeli. Doktor tavsiyeli ilaçlar kullanılmalı.

İlaçlama firması olarak bizim işimiz ise ortamdaki bitleri öldürmek. Bit ilaçlamada sıvı ilaçlar ve püskürtme yöntemleri kullanılır. Bitler saç içinde ise özel saç losyonu veya cilde zarar vermeyen ilaçlar kullanılır. Baş bitleri ilaçlandıktan sonra veya özel losyonlar kullanıldıktan sonra saç tarakları ile taranıp ölü bitler ve bit yumurtaları saç üzerinden sökülüp atılır.

2- BİTLER İNSANDA NASIL GÖRÜLÜR?

Bitler insanın derisi içine gömülürler ve ışığa karşıda hassastırlar. Bit bulaşmış saçlarda bitler daha çok ensede ve kulak arkasında bulunurlar. Vücudun diğer bölgelerinde ise deri içine o kadar gömülür ki bazen görünmeyecek halde olurlar. Bitin bulaştığı insan sürekli ısırılır ve insan bu yüzden bolca kaşınır.

3- BİTLER İNSANDA HANGİ HASTALIKLARA NEDEN OLUR?

Bitler pireler gibi insanı ısırırlar. Bitler insanı ısırarak hem rahatsız eder hem de ısırma sonrası birçok hastalık bulaştırır.Bitlerin ısırmasısonrası iltihaplı deri lezyonları, tifüs, humma hastalığı gibi hastalıkları insana bulaştırır. Pislikten çok temizliği severler. Temiz ve düzenli saçlarda daha çok barınırlar.

4- BİTLERDEN NASIL ARINILIR?

Bit görülen ortamlar ilaçlama firması tarafından sıkıca ilaçlanmalı.
Bit insan saçında ve vücudunda ise mutlaka hekim kontrolünde ilaçlar kullanılmalı.
Bit ilaçlanması mutlaka eş zamanlı olmalı yani insanlar ile ortam aynı zamanda ilaçlanmalı.
Bit ilaçlarını mutlaka ortam için ilaçlama şirketine, insan için doktora sorun.
Saç ve vücut özel ilaçla ilaçlandıktan sonra taraklar ile taranıp ölü bitler ve sirkeler çıkarılır.

5- BİTLER NE İLE BESLENİRLER?

Bitlerde, pireler gibi insan ve hayvan vücudundan kan emerek beslenirler. Üzerinde yaşadığı canlı türüne bağlı olarak günde 4 – 5 defa ısırarak kan emerler.

6- BİTLER NEREDEN VE NASIL BİZE BULAŞIR?

Bitler insana, yaşadığı ortama bağlı olarak farklı şekillerde bulaşır. Okul, hastane, kahvehane, gibi toplu yaşam alanlarında başka bireylerden bulaşabilir. Ayrıca bitler başka insanların eşyaları ve giysilerini kullanmakla bulaşır. Bu yöntemler dışında insana yaban ve evcil hayvanlar ile de bulaşırlar.

7- BİTLER HANGİ HAYVANLAR ÜZERİNDE YAŞARLAR?

Bitler uçan hayvanlar, evcil hayvanlar, yaban hayvanları ve evimizdeki kedi – köpek üzerinden insanlara bulaşırlar.

Çatı Faresi ilaçlama

çatı faresi

Çatı faresi, genellikle binaların çatılarında ve tavan aralarında yaşayan bir fare türüdür. Çatı farelerininboyları ortalama 25–30 cm arasındadır ve ağırlıkları 250–300 gr arasındadır. Yapısı uzun kuyruklu, büyük kulaklı ve sivri burunludur. Renk olarak kahverengi ve siyah olan çatı farelerinin çok güçlü tırnakları vardır. Bu güçlü tırnakları ile rahatlıkla binaların çatılarına ve duvarlara tırmanabilirEvlere, binaların çatılarından ve tavan boşluklarından girer ve ev içlerinde yiyecek arar. Bütün fare türleri, eğer ev içlerinde yiyecek bulamaz ise insanları ısırır. Çatı fareleri hem bu yolla, hem de kiler, depo ve mutfakta bulunan gıda ürünlerinden beslenirken, gıda ürünlerinin üzerine mikroplarını bırakmaları sureti ile insanlara hastalık bulaştırırlar. Çatı fareleri çok çabuk ürer ve her üremelerinde 8–10 yavru yaparlar. Bütün fare türleri gibi, çatı faresinin de vücut yapısı çok elastiktir. Bu nedenle kendi boylarından daha küçük deliklerden rahatlıkla geçebilirler. Çatı farelerinden kurtulmak için kapanla fare yakalamak gibi ilkel yöntemlerden başarı elde edilemez. Farelerden kurtulmak için Haşere 34 ilaçlama şirketimizden destek alabilirsiniz. Gezer ilaçlama şirketimiz profesyonel bir şirket olup, yasal çalışır ve kullandığı etkili ilaçlar ile sizleri farelerden kurtarır.

Çekirge ilaçlama

çekirgeÇekirgeler zıplayan ve kanatları ile uzak mesafelere kadar uçabilen ve ekinlere zarar veren bir böcek türüdür. Vücutları çok farklı yapıdadır. Çekirgenin boyu ve yapısı farklı olup yaşadığı yere ve beslenmesine bağlı olarak değişmektedir. Çekirgelerin 6 ayağı vardır arka 2 ayağı diğer ayaklarından hem uzun hem de çok güçlüdür. Bu ayakları sayesinde çok uzak mesafelere kadar zıplar ve bazen zıpladıktan sonra kanat çırparak uçmaya başlarlar. Kanatları çift sıralıdır ve pürüzsüzdür. Başlarının önünde sert saydam tabakadan oluşan gözleri ve 1 çift antenleri bulunur.

 

Çekirgelerde solunum sistemi olarak trake denen solunum sistemi mevcuttur.
Çekirgelerin ağzı sağlı ve sollu olmak üzere 2 çengelli kıskaçtan oluşur. Bitkilerin ve tahılların taze yapraklarını ve tanelerini yerler bu kıskaçlar ile yerler. Çekirgeler bazen ekili alanları istila edip onlara ciddi zararlar verirler.
Üremek ve çoğalmak için yeşil alanlara yumurta bırakırlar. Yumurtalar bahar mevsiminde açılır ve sürü halinde yeşilliklere saldırırlar.

Çekirgenin boyu türüne göre birkaç mm’den tutunda 15 – 20 cm kadar olabilir. Bu özellik yaşadığı alana ve besin kaynağına bağlı olarak değişir.
Çekirgeler farklı renklerde olabilirler kendilerini gizlemek için yaşadıkları ortamın rengini alırlar. Her renk ve yapıda çekirgeye rastlamak mümkündür.

Yalnız yaşamazlar toplu halde yaşamayı seven canlılardır. Çok eski çağlardan beri insanlar bu böcekler ile alakalı farklı mücadele şekilleri geliştirmiş fakat tam olarak başarılı olunamamıştır.
Çekirgeler bitkisel olarak beslenirler. Besinlerinde tamamen taze bitki yapraklarını ve bitki meyvelerini kullanırlar.

ÇEKİRGELER İLE MÜCADELE

Çekirgeler ile mücadelede mutlaka ilaçlama firması ile çalışın çünkü çekirge ilaçlaması yapılırken ekinlere zarar veren birçok ilaç çeşidi vardır.
Çekirge ilaçlaması yapan yasal bir firma olarak bizler şunu söylüyoruz. Asla kendi sağlığınız ile oynamayın ilaçlama öncesi ilaçlama şirketlerinden mutlaka detaylı bilgi alın. Ücretsiz müşteri servisimiz bu konuda 7 gün 24 saat bu konuda müşterimize hizmet sunmaktadır.Çekirge ilaçlaması sıvı kokulu ilaçlar ile ya püskürtme ile yapılır yada boyama ilaçlama yöntemleri ile yapılır.

ÇEKİRGE İLE ALAKALI SORULAR

1- ÇEKİRGELER İNSANI ISIRIR MI?

Çekirgeler besin olarak bitkilerle beslendiği için asla böcek ve hayvanlardan beslenmezler bu bakımdan çekirgeler insanı ısırmazlar veya sokmazlar.

2- ÇEKİRGELER ZEHİRLİMİDİR?

Çekirgeler insan ve diğer hayvanlar için zehirli değildir fakat insanların ekinlerine zarar verdiği için zararlı bir haşeredir.

3- ÇEKİRGELER HANGİ MEVSİMDE ÇOK GÖRÜLÜRLER?

Çekirgeler ilkbahar, yaz ve sonbahar mevsimlerinde görülürler kışın çekirgelere rastlamak mümkün değildir. Çekirgeler sıcaklığı sevdiği için sıcak yerlerde daha çok bulunurlar.

4- ÇEKİRGELER NASIL ÇOĞALIRLAR?

Çekirgeler yumurta yolu ile çoğalırlar. Yumurtalarını yeşilliklere ve ekinlerin içine bırakırlar. İlkbaharda yağmurların yağması ile yumurtalar açılır ve yavru çekirgeler yeşilliklere saldırırlar.

5- ÇEKİRGE İLAÇLAMASI NASIL YAPILIR?

6- ÇEKİRGELER NE İLE BESLENİR?

7- ÇEKİRGE NEDEN GÖÇ EDER?

8- ÇEKİRGELER NERELERDE YAŞAR?

Deri Böceği ilaçlama

deri böceğiDeri böceklerinin ebatları yaşadıkları ortamlara göre değişim gösterebilirler. Rengi sarımsı, kahverengili, siyah ve beneklidirler. Vücudu tüylerle kaplıdır. Yılda en az 6 en çok 10 kez yavru verirler ve deri böceklerinin ömrü ortalama bir yıldır. Deri böceğine baktığımızda diğer böceklerden rahatlıkla ayırt edebiliriz. Çünkü deri böceği sanki üzerinde kumaş varmış gibi tüylüdür. Deri böceği kanatlı bir haşere türüdür. Ve toplam 6 ayağı vardır. Deri böceği kışın ve soğuk havalarda pasif olarak ağaç kovuklarında ve sıcak buldukları bölgelerde barınırlar. Havaların ısınması ile bu böcekler saklandıkları yerden çıkarlar ve besin bulunan alanlara yönelirler. Deri böceklerinin en çok zarar veren türü olan Dermestes Maculatus insanlara ciddi zararlar veren türlerdir. Bu türler insan vücudunda uyuz denen hastalığı oluştururlar. Diğer deri böcekleri türleri kürk depolarında ve deri depolarına yerleşerek önemli maddi zararlar verirler.

Evlerimize ulaşan deri böceği türleri evlerde deriden, hayvan yününden ve kılından oluşan her türlü eşyaları kemirerek yerler.  Yumurta bıraktıktan sonra 1,5 – 2 ay kadar zamanda larvalaşırlar.

En çok besin olarak hayvansal gıdaları kullanırlar. Deri, yün, kıl, peynir, et ve et ürünleri gibi maddeleri tüketirler. Ağız yapıları çok sağlam olan deri böcekleri ağaç ve yumuşak olan madenleri(kurşun ) dahi delebilecek kadar sağlamdır.

İNSANLARDA UYUZ HASTALIĞI OLUŞTURAN DERİ BÖCEĞİ

Deri böceği türleri arasında insana en çok zarar veren ve insana hastalık bulaştıran türü uyuz böceği (dermestidae) ailesinin üyeleri olan böceklerdir.

Bu böcek türleri çok küçük yani 2 – 3 mm kadardırlar. Bu uyuz böcekleri insanın üzerine bulaştığında insanın derisinden içeri girerek oraya yerleşirler. Deri böcekleri vücuttan içeri girdikten sonra deri altında tüneller açarak ve delikler açarak ilerlerler. Deri altında çok çabuk üreyip insanın kanından beslenirler. Deri altına giren uyuz böcekleri deride sürekli kaşıntı, kabarcıklar, delikler, iltihaplı yaralar oluşturarak insanları hasta ederler.

Uyuz böceği (deri böceği) insanların derisi altına yumurta bıraktıktan sonra yaklaşık 2 hafta içinde vücudun hassas bölgelerinde belirtileri ortaya çıkar. Genellikle insanlarda el ve ayak parmakları arasında, koltuk ve kasık aralarında belirtiler çıkmaya başlar. Vücuda girdiği yerde içi parazitlerle dolu, mikroplu bir su kabarcığı oluşur. İnsanlarda sürekli kaşınma isteği uyandırır. Bu kaşınma ile vücuda bulaşan mikroplu ve içinde uyuz paraziti olan su sayesinde yeni lezyonlu bölgeler oluşur.

Uyuz böceği sadece insanlarda değil aynı zamanda hayvanlara da bulaşabilir ( kedi, köpek ve ağıl hayvanları gibi) evcil hayvanlar da diğer hayvanlara bu paraziti bulaştırır.

Uyuz böceği bulaşmasında mutlaka insanlar en kısa zamanda doktora başvurulmalı doktor tavsiyeli ilaçlar kullanılarak insanlar tedavi edilmeli. Uyuz böceğinin (Deri böceği) olduğu yerler mutlaka ilaç firmaları tarafından düzenli olarak ilaçlanmalıdır. Bu hastalık paraziti insana genellikle toplu yaşam alanlarından bulaşır. Kahvehane, sinemalar ve kalabalık yaşam alanlarında bulaşma daha çok çabuk olur.

DERİ BÖCEĞİ (UYUZ BÖCEĞİ) KONTROL VE ÖNLEMLERİ

Uyuz böceği bir diğer adıyla deri böceği insanlara bulaştığında şunlar yapılır.
1 – uyuz teşhisinde mutlak doktora başvurulmalı
2 – doktor tavsiyeli ilaçlar ile vücut ilaçlanmalı
3 – doktor tavsiyeli ilaçlar belirtilen periyotlarla kullanılmalı.
4 – kişinin giydiği elbiseler sıcak suda kaynatılmalı.
5 – uyuz böceğinin bulaştığı alan ilaçlama firması tarafından uygun ilaçlar ile ilaçlanmalı
6 – kontrol ve önlem açısından hasta olan ve olmayan aynı ortamdaki her kişi için uygulanmalı
7 – bu uyuz böceğinin bulaşma noktası tespit edilip mutlaka ilaçlama şirketleri tarafından ıslah edilmesi gerekir.
8 – Uyuz böcekleri pis ortamları daha çok tercih ederler. Bu bakımdan sürekli evlerimizi ve çevremizi temiz tutalım ve pis ortamlardan uzak duralım.
9 – uyuz böcekleri insanlara güz ve bahar aylarında daha çok rastlanır yaz ve kış aylarında daha nadir rastlanır.

Uyuz böceğinin bulaşma yolları
1 – Uyuz böceğinin yaşadığı alanda bulunmakla
2 – uyuz hastalığı olan kişilerle birlikte olmak ve yakın temas kurmakla
3 – uyuz hastalığı olan kişilerin eşyalarını kullanmakla
4 – uyuz böceği toplu yaşam alanlarından bulaşır.

DERİ BÖCEĞİ VE UYUZ BÖCEĞİ İLE MÜCADELE VE İLAÇLAMA

Deri böceklerinin diğer türleri ve insanda hastalık yapan uyuz böcekleri ilaçlanmasında mutlaka profesyonel ilaçlama firmasından yardım alın. Eğer depolarda olan ve deriler ile hayvansal ürünleri yiyerek beslenen türleri için tek çözüm ilaçlanma firmasıdır. Bu tip yerlerin periyodik olarak ilaçlanması gerekir.

İnsanda hastalığa neden olan deri böceği (uyuz böceği ) ile mücadelede hem doktorlardan yardım alın ve hem de mutlak süratle ilaçlama şirketinden yardım alın. Bu haşere ile ferdi mücadele hiçbir zaman için netice vermez.

Deri böceği ve uyuz böceği ile alakalı sorular:

1- Deri böceği nedir ve Gözle görülebilir mi?

Deri böceği türleri farklıdır gözle zor görülebilen böceklerdir. Deri böceği insanların ve hayvanların deri ve deri ürünleri ile beslenen parazitlerdir.

2- Deri böceği ne yer?

Deri böceği türlerine bağlı olarak farklı besinler ile beslenirler. Deri böceklerinin bazı türleri deri, yün, kıl, et, salam ve hayvansal ürünleri yerken, insanda uyuza neden olan deri böcekleri ise sadece insanın deri ve kanından beslenirler.

3- Deri böceği ilacı nerden alınır?

Deri böceği ilacı ve ilaçlaması için mutlak ilaçlama firması ile irtibat sağlanmalı. İnsana bulaşan deri böceği ilacı için doktora gidilmeli ve ilaçlama için ilaçlama şirketine başvurulmalı.

4- Deri böceği nerden bulaşır?

Deri böceği (uyuz böceği) insana farklı şekillerde bulaşır. Deri böceği pis ortamlardan, uyuz hastalığı olan kişilerden ve bu kişilerin eşyalarından bulaşır.

5- Deri böceği hangi mevsimde daha çok görülür?

Deri böceği ilkbahar ve sonbahar aylarında daha yaygın olarak görülür.

 

Ev Faresi ilaçlama

EV FARESİ (Mus musculus) / FARE HAŞERE İLAÇLAMA 

ev faresi ilaçlama

Ev faresi, fare türleri arasında en küçük yapılı olan, boyu ortalama 20 cm çıvarında bir fare türüdürEv faresinin bir diğer adı fındık faresidir. Fındık farelerinin boyu genellikle gri ve boz renginde olur. Ev fareleri, dış ortamlarda yiyecek bulamayıp aç kaldıklarında, evlerin içine girerek yiyecek ararlar. Ev içlerinde mutfak, kiler ve depo gibi alanlarda yiyecek arayan ev faresi, yiyecek bulamadığında ev içlerinde bulduğu eşyaları ya da kapıları kemirerek zarar verir. Ev fareleri eğer ev içlerinde yiyecek gıda ürünü bulurlarsa, bu ürünler üzerinden beslenirler. Ayrıca bu gıdalar üzerine salya ve dışkılarını bırakan ev fareleri, insanların hastalanmalarına neden olurlar. Ev faresi de diğer fare türleri gibi, doğurarak ürer. Her üremelerinde ortalama 10–15 arası yavru yapan ev fareleri, çok hızlı üreyen canlıdır. Çok elastik yapıya sahip olan ev fareleri, çok küçük deliklerden bile geçebilirler. Ev faresi ile uzun yıllar ilkel yollarla mücadele edilmiştir. Kapan ilkel yolarla fare yakalama yöntemi ile bir fare yakalanana kadar sürekli üreyerek çoğalmaktadır. Ev faresinden kurtulmak için ilaçlama şirketlerinden fare ilaçlama konusunda bilgi alınmalıdır. İlaçlama şirketleri farklı yöntem ve farklı fare ilaçları ile sorununuza kısa sürede çözüm bulmaktadır. Ev faresi ile mücadele için, Gezer ilaçlama şirketimizden destek alabilirsiniz.

Fare ilaçlama

fare ilaçlama ve FAREFare denilince akla omurgalılar sınıfından küçük kemirgenler gelir. Bu hayvanların tiksindirici bir görünüşü vardır. Fare haşeresinin diğer haşerelerden farklı olarak iskelet sistemine sahip bir omurga sistemi mevcut. İnsanın gen yapısına en yakın canlı olarak bilinen hayvan faredir. Farenin İnsana en faydalı yönü insanlar için yapılan ilaçların ilk önce fare üzerinde denenmesidir. Bilim laboratuarlarında insan yerine kobay olarak daima farenin kullanılması bilim açısından önemini belirtmektedir.

 

Farelerin dört ayakları vardır ve bu ayak yapıları ile çok hızlı koşarlar. Burunları çok keskin olup besinlerin yerlerini yiyeceğin kokusundan tanırlar. Dişleri çok keskin olup en sert mermerleri bile delerler. Farelerde dişler çoğu zaman kemirmekten dolayı aşınır. Sürekli kendi dişlerini yenileyerek dişlerinin yok olması önler.

Farelerde diğer haşerelerde olduğu gibi yumurta bırakma olayı yoktur. Fare üremesicanlı yavru ile olmakta. Yılda birkaç kez yavrulayabilir. Her yavrulamada 1 düzine (9-12) yavru yapar. Farenin yavrusu ortamın sıcaklığına ve beslenme koşuluna bağlı olarak 60 – 70 günde erginliğe ulaşır. Kışın evimde olmaz demeyin çünkü fareler üreme için mevsim aramazlar, ister yaz olsun ister kış olsun yani her mevsim yaşar ve ürer.

Yaşam alanı olarak besinin olduğu her ortamda bulunurlar. Ev ortamında, lağım borularında, çatı katlarında, bodrumlarda, ormanda, tarlalarda yani her yerde bulunurlar. Farenin yuvası yaşadığı ortama bağlı olarak değişik yerlerdedir, genellikle toprağı kazıp toprak altlarında yuva yaparlar. Çatı ve bodrumlarda; fare topladığı yumuşak tüy, kıl, yün, pamuk..vb gibi maddelerden yuva yapar.

Besin olarak ortamdaki besinleri kullanır. Hem otçuldurlar hem de etçildirler. Bitkilere zarar verdiği gibi diğer canlılara da zarar verir. Bitkilerin taze aksanlarını kemirir, Bitkilerin tohumlarını toplar, ve bitkinin köklerini kemirerek bitkinin kurumasına neden olurlar. Fareler yalnız yaşamayı sevmeyen hayvanlardır. Bu hayvanlar birçok bireyden oluşan topluluklar halinde bulunurlar.

Fareler insanın yiyeceğine ortak olmasından dolayı çok zarar veren haşerelerdir. Özelikle tahıl depolarında, evimizin kilerinde, un fabrikalarında, ekin tarlalarında ve ev ortamında insanoğlunu zarara uğratırlar. Çok aç kalmadıkları sürece insana saldırmazlar. Fakat bazı fare türleri insanlar uyuduğu zaman insanın vücudunu kemirirler. Ağzından akan tükürük insan vücudunu uyuşturur ve insanın bazı uzuvlarını yediğinde insan bunu his etmez.
Fareler ile mücadele bu bakımdan şarttır. Fareler çeşidine bağlı olarak farklı isimler alır.

FARE TÜRLERİ

1- TARLA FARESİ (GELİNCİK)

Tarla faresiTarla faresi özelikle tarlalarda bulunur ve ekinlerin köklerini yiyerek beslenir. Ekin köklerini kestiği için ekinin kurumasına neden olurlar. Aynı zamanda toprağın altını kazarak büyük çukurlar oluşturur. Bufaretürleri ekin sulamada insana büyük sıkıntılar verirler. Bu fare türü genellikle gelincik olarak bilinir.

 

 

 

2- KÖR FARE

Bu fareler toprak altında yaşarlar sürekli toprağı kazıp bir yerden başka yere geçerler. Gözler deri altına çekilmiş ve görünmeyecek şeklindedir. Gözleri ve derisi ışığa karşı hassastır. Gör fareler gündüzleri fazla dışarı çıkmazlar. Kör fare geceleri aktif olur. Tarlalarda kümbet şeklinde toprak kazarak bırakırlar ve bu toprak altında dinlenirler. nsanlara zararları çok olan bu kör farelertoprağın altında sürekli tüneller kazarlar ve ekinlerin köklerini kemirirler.

3- KANGURU FARESİ

kanguru faresiKanguruya benzerliğinden dolayı ismini buradan alırlar. Aarka ayaklar uzun ön ayaklar kısa şeklindedir.Kanguru faresi zıplayarak hareket eder. Diğer farelerde olduğu gibi yürümezler. Kulakları vücuduna oranla çok büyük ve kuyrukları oldukça uzundur. Bu fare türleri evimize kadar gelip zarar vermezler.

 

 

 

4- FINDIK FARESİ (EV FARESİ)

Fındık faresiBu fare türü insana en çok zarar veren türlerdendir. İnsanın yiyeceğine ortak olan bir fare türüdür. Bu fareler küçük kemirgenlerdir boyları diğer fare türlerine göre çok ufaktır ve takriben 3- 5 cm.’dir. Fındık faresinin kuyruğu bedenine oranla uzundur. Kanguru faresinin gözleri ufak bir boncuk kadardır ve kulakları büyüktür. Beslenme olarak insanların tükettiği her türlü yiyeceği tüketirler. Yani ekmek, pişmiş yemek, kuru gıda, tahıl çeşitleri, meyve ve sebzeleri dahil olmak üzere evde bulunan her türlü yiyeceği yerler, fındık faresi (ev faresi) yuva yapmak için yumuşak cisimleri yuvasına toplar. Bunlar yün, kıl, tüy, pamuk, veya elbiselerimizi kemirerek tiftiğini yuvasına taşırlar. Ev faresi genellikle 35 – 40 günde bir yavrular ve her defasında 8 ile 10 yavru doğurur.

Ev farelerinde koku alma duyuları çok gelişmiştir yiyeceğin kokusunu aldıklarında gruplar halinde saldırırlar. İnsanlardan en çok ev faresinden hastalık bulaşır. Farelerden insana bulaşan önemli hastalıklar Veba hastalığı bağırsak enfeksiyonu fare ısırığı Tifüs verem listoriosis Humma hastalığı lyme sodoko Salmonella grip parazitik hastalıklar.

5- LAĞIM FARESİ

lağım faresiLağım faresi isminden de anlaşıldığı gibi pis lağım sularında yaşar. Evlerin bodrumlarında, çatı katlarında, toprak altlarında, çöplüklerde yaşarlar. Lağım faresi yaklaşık yılda 5-6 defa yavru verir. Her defasında 6-7 yavru doğurur. Bu farelerin insanı kemirme özeliği var. İnsan yiyen fare olarak ta bilinir.

 

 

6- ÇATI FARESİ

Çatı faresiÇatı faresi görünüş olarak lağım faresine benzer. Ayakları ucunda sert tırnakları bulunur. Bu tırnakları sayesinde binalara rahatlıkla tırmanırlar.

 

 

 

 

 

Bilinen diğer fare türleri:

1- HASAT FARESİ
2- ORMAN FARESİ
3- KESELİ FARE
4- ÇEKİRGE FARESİ
5- YELELİ FARE
6- HUŞ FARESİ
7- KUŞ FARESİ
8- DİKENLİ FARE
9- ÇÖL FARESİ
10- HAMSTER
Gibi daha birçok fare türleri var.

FARENİN ÜREMESİ: Farelerde üreme diğer haşerelerden farklı olarak yumurta değil de canlı yavru doğurarak olur.

Farelerin üremesi için mutlaka farklı bireyler yani hem erkek hem de dişi fareye ihtiyaç vardır. Fareler yılda 6 veya 8 defa yavru verebilir. Her yavrulamada 6- 7 yavru bırakarak çok çabuk çoğalırlar.

FARELERLE ALAKALI SORULAR?

 

1- FARELER NASIL BESLENİR?

Fareler ortamda buldukları her türlü besinleri yerler. Fareler hem bitkisel besinleri hem de etçil besinleri yerler. Fareler insanın besinlerine ortak oldukları gibi buldukları börtü böcek her türlü haşereleri de yerler.

2- FARELER İNSANI ISIRIR MI (YER Mİ?)

Fareler insanı kene ısırması veya böcek ısırması gibi ısırmazlar. Fakat insanları kemirerek yerler. Tükürük bezleri uyuşturucu özeliğine sahip olduğundan insanı kemirdiklerinde insanlar bunu hissetmezler. İnsanlar gece yataklarına sağlam girdiğinde sabah özürlü kalkabiliyorlar. Bu bakımdan mutlaka fareler ile mücadele şarttır.

3- FARENİN ZARARLARI NELERDİR?

Fareler bulundukları ortama bağlı olarak farklı zararlar verirler. Eğer fareler tarlada ve ekinlerde ise ekinlerin tohumlarını ve köklerini yiyerek zarar verdikleri gibi evlerde bulunan fareler ise evdeki tahıl ve yiyeceğimizi tüketerek zarar verir aynı zamanda eşyalarımızı kemirerek onları tahrip ederler.

4- FARE HASTALIK YAPAR MI?

Fareler insanların yiyeceğinden tükettikleri zaman tükürükleri ve dışkılarını bırakırlar. Bu tükürükten dolayı insana birçok hastalık bulaşır.

5- FARELER HANGİ HASTALIĞI YAYAR?

Fareler insanlara veba, verem, fare ısırığı, lyme, grip, tifüs, bağırsak parazitleri gibi birçok hastalığı bulaştırır.

6- FARELER NERDE YUVA YAPAR?

Fareler yuvasını genel olarak toprak altına yapar. Evlerde bulunan fareler ise evlerin kuytu bölgelerinde, çatı arasında, bodrum katlarında yuva yaparlar.

7- FARELER NASIL ÜRER?

8- FARE NASIL BİR HAYVANDIR?

FARE İLE MÜCADELE – FARELERLE MÜCADELE

Fare ilaçlama çok eski zamanlardan beri yapılmaktadır. Fakat eskiden yapılan müdahaleler çok basit kalmaktaydı. Günümüzde fareler ile mücadelede etkin yöntemler kullanılarak bu soruna çözüm getirilmektedir. Fareler ile mücadelede mutlaka işini iyi bilen, konusunda uzman, tecrübeli personeli olan yasal firmalar ile görüşmek gerekir. Bizler yasal bir firma olarak daima yanındayız. Fare ilaçlamasında son sistem malzemeler kullanmaktayız. Kullandığımız ilaçlar tamamen sağlık bakanlığı onaylı ve kesin çözüm sunarak müşterilerini memnun eden yasal bir firmayız. Fare ile mücadelede mutlaka ilaçlama periyodik yapılmalı. Çünkü fareler sürekli dışardan evlerimize akın ederler.

Yılan ilaçlama

yılan ilaçlamaYılanlar; omurgalı hayvanlar grubundan olan sürüngenlerin başında yer alan canlılardır. Yılanların boyları ve yapıları yaşadığı bölgeye ve yılanın türüne bağlı olarak değişir. Vücutları üzerinde herhangi bir ayak yoktur. Yılanların vücutlarının üzeri pulludur ve derisi çok sağlamdır. Boyları türlerine göre metrelerce uzunlukta olabilmektedir. Bir yılanın boyu birkaç cm olabildiği gibi 10 m ve üzeri yılanların olduğuda bilinmektedir. Dünya üzerindeki en uzun yılan türü anakonda’dır.

 

Yılanlarda ağız ve çene yapısı öne doğru uzanmış bir haldedir. Ağızlarındaki dilleri çatallıdır bu dilleri ile çok uzak mesafedeki besinlerin yerini ve gelen tehlikeleri algılarlar. Yılan nefes almak için çenesinin altındaki solunum borularını kullanır. Bazen çok büyük avını yutarken bu borular tıkanabilir bunun içinde yılan kendi vücudu içindeki hava keselerini kullanır veya akciğerine hava doldurarak bu işlemi yapar. Yılanlarda dış kulak denen bir organ yoktur yani insanlar ve diğer hayvanlarda olduğu gibi kulakları ve kulak delikleri yoktur. Yılanların çenesi ile baş bölgesi arasında bulunan küçük bir kemik yapısı vardır bu kemik yapı ile topraktaki en ufak bir sesi algılayıp kendisini savunur.

Yılan dünyanın her yerinde ve her kıtasında yaşar. Yılana dünya üzerinde su, kara ve hava olmak üzere her ortamda rastlanır. Yılanların her türlüsü zehirlidir. Yılanın zehri yaşadığı ortama bağlı olarak değişir. Yılan sıcaklığı seven bir hayvandır. Sıcak iklimlerde daha çok bulunur. Çölde bulunan yılan su ihtiyacından dolayı vücut atıklarını atamadığı için daha çok zehirlidir. Suda yaşayan yılanl türleri ise vücut atıklarını sürekli su ortamına attığı için daha az zehirlidir.

Avını yakaladığında ağızlarındaki dişleri ile avını zehirler ve avını sımsıkı kavrayarak öldüresiye kadar sıkar. Yılan avını etkisiz hale getirdikten sonra bütün olarak yutar. Yılanların ağzı çok elastikidir. Bu özellik sayesinde yılanın ağzı bütün olarak açılır, avını bu şekilde yutar. Avını yuttuktan sonra eritmek için kendini sıkar veya ağaç gibi sert olan bir cisme sarılarak içindeki canlının bütün kemiklerini kırarlar. Bu işlemden sonra içindeki avını hazmetmek için dinlenmeye çekilir.

Yılanların renkleri yaşadığı ortama bağlı olarak değişir. Yılanlar siyah, sarı, kırmızı, yeşil başta olmak üzere her renkte yılan bulmak mümkündür. Yılanlarda kuyruk uzundur ve türüne bağlı olarak farklı yapılardadır. Bazı yılan türlerinde kuyruk uzun ve sivri bazılarında ise küt ve kısa olurken bazı yılan türlerinde ise kuyruk kısmında çıngırak vardır ve yürürken ses çıkarır. Dünya üzerinde yaşayan yılan türü sayısı çok farklıdır. Tahmini olarak 2500 – 2700 kadar yılan türünün yaşadığı bilinmektedir. Yılanlar çok uzun yıllar yaşayabilen canlılardır bazı türleri 20 – 30 yıldan fazla yaşamaktadır. Yılanların ağzı içinde alt çene ve üst çenede dişler vardır ve zehri bu dişler sayesinde avına aktarır. Bazen kırılan veya çekilen dişler kendini yeniler ve tekrar çıkar. Türkiye de yaşayan yılan türü sayısı takriben 50 kadardır. Yılanlar yılda 2 – 3 defa derisini değiştirerek gençleşirler.

YILANLARIN BESLENMESİ

Yılanlar beslenmek için önüne çıkan her türlü canlıyı yerler. Ağızları elastikidir ve tuttukları besinlerini parça olarak değil bütün olarak yutarlar. Besin olarak türüne göre farklı büyüklükteki canlıları yerler. Bazı türleri geyik, ceylan, yaban domuzu gibi canlıları parçalamadan yutabildikleri gibi bazı türleri de fare, kurbağa ,kuş gibi küçük canlıları yerler.

YILAN İLE KERTENKELE ARASINDAKİ FARKLAR

1- Kerten kelede 4 ayak bulunur ve her ayağında 5 adet parmak bulunmaktadır. Yılanda ise ayak yoktur yürümezler ve sürünerek hareket ederler.
2- yılanlarda kulak delikleri yoktur fakat kertenkelede kulak delikleri mevcuttur.
3- yılanların %99 da göz kapakları yoktur. Kertenkelenin tüm üyelerinde göz kapakları vardır.
4- kerten kele ağız yapısı dar ve sabittir. Yılanlarda ağız elastikidir ve esnek bir şekilde açılır.
5- yılanda dil çatallıdır fakat kertenkelede bu farklıdır
6- yılanın hepsi zehirli iken kertenkelenin birkaç türü hariç hepsi zehirsizdir.

BAZI YILAN TÜRLERİ VE ZARARLARI

BOĞA YILANI

Boğa yılanıBoyları 10m kadar olabilen çok güçlü bir yılan türüdür. Boğa yılan türleri Güney Amerika kıtasında yaşarlar. Çok güçlü bir zehri var. Ama boğa yılanı avını daha çok sararak sıkar ve öldürür. Çenesinin elastiki yapısından dolayı avını tek seferde yutar. Boğa yılanın birkaç çeşidi vardır. Bunların bazı çeşitlerine anakonda denir. Anakondalar hakkında birçok efsane yazılmış ve birçok film çekilmiştir. Anakondalar insanın korkulu rüyası haline gelmiştir.

 

 

ENGEREK YILANI

ENGEREK YILANIBu yılan türünün ülkemizde 30’un üzerinde türü bulunur. Engerek yılanının bütün türleri zehirlidir. Baş yapıları üçgen şeklinde olup kuyruğu küttür. Bu yılan türleri gündüzleri kuytu bölgelerde dinlenirken geceleri ise aktif olup avlanırlar. Engerek yılanında iki çeşit diş mevcuttur. Bunlardan 1.si zehir dişleridir 2. si yakalama dişleridir. Bu yılan türleri beslenmesinde küçük yapılı canlıları tercih ederler. Genellikle fare, kurbağa, kertenkele, kuşlar, diğer küçük haşere grubundan beslenirler. Bu yılan türleri yavrularını canlı olarak doğurur. Her doğumda 6 -8 kadar canlı yavru doğurur. Engerek yılanları farklı boylarda olur ve  1,5 m kadar olan engerekler bazı bölgelerde 4 m kadar olabilirler. Engerek yılanına yeryüzünde her tarafta rastlanır yani dağ, bayır, çayır, çimen, bağ, bahçe, ova, ev, deniz kenarı ve akla gelen her bölgede bulunabilirler.

PİTON

pitonDünyada bilinen en uzun yılan türüdür. Piton yaşadığı ortama bağlı olarak farklı isimler ile anılırlar. Ağaçta yaşayanlara ağaç pitonu, dağda ve bayırda yaşayanlara kaya pitonu, çölde yaşayanlara çöl pitonu ve diğer bölgelerde yaşayan burma piton, gibi isimler alır. Bir pitonun boyu yaklaşık olarak 9 – 10 m kadardır. Vücutları çok esnektir yaşam alanında bulduğu her türlü hayvanları yiyerek beslenir. Pitonlar ortamda buldukları ceylan, dağ keçisi, antilop, geyik, yaban domuzu, tavşan, tilki ve buldukları her şeyi yerler. Bu yılan türü yumurta bırakarak çoğalırlar. Üremede hem erkek hem de dişi bireye ihtiyaç vardır.

 

KOBRA

kobraKobra yılanı genellikle sıcak ülkelerde yaşar ve boyu 1 metre ile 6 m kadar olabilmektedir. Çok tehlikeli olan bu yılan türleri avını belirledikten sonra bunlara karşı gövde gösterisi yaparlar. Kuyruğu üzerinde dik havalanarak boyun kısmını genişletir ve farklı bir görünüm gösterirler bazı türleri 8 m ilerdeki bir canlının gözüne hedefi ıskalamadan fırlatabilir. Kobra yılanının zehri o kadar güçlü ki canlıyı direk felç eder ve kıpırdayamaz hale getirir. Yaşadığı alana bağlı olarak farklı isimler alırlar; çöl kobrasıAfrika kobrasıkralkobraAsya kobrası ve Hint kobrası diye bir çok isimle anılırlar. Kobranın güçlü ve atik oluşundan insanlar arasında farklı işlere ve olaylara bu canlının ismi verilir. Sinemalarda kobra takibi, katil kobra, korkunç kobra gibi filmler ile insanlar arasında ün salmış bir yılan türüdür.

 

TÜRKİYE’DEKİ BAZI YILAN TÜRLERİ

BOYNUZLU ENGEREK

BOYNUZLU ENGEREKBoynuzlu engerek yılanlarının baş tarafında küçük yapıda boynuza benzer bir yapıları vardır ve bu nedenle bu ismi almışlardır. Küçük hayvan grubu ile beslenirler hatta diğer yılan türlerini bile yerler. Kışları kış uykusuna yatarlar. İlkbaharda havaların ısınması ile gün yüzüne çıkıp aktif olurlar. Yaz ortalarında 10 – 14 kadar yavru doğururlar boyları takriben 1m kadar olur. Türkiye’nin her yerinde bulunurlar. Boynuzlu engerek zehri çok güçlüdür. Tehlikede olduklarını hissetiklerinde saldırırlar.

 

 

 

MISIR KOBRASI

MISIR KOBRASITamamen siyah renklerdedir. Mısır kobrası zehirli bir yılan türüdür. İster yavru ister ergin yılan olsun hepsi zehirlidir. Mısır kobrası gündüzleri kuytu bölgelerde pasif olarak dinlenirken geceleri daha çok aktiftir. Mısır kobrasının boyu yaklaşık 2 m kadardır.

 

 

 

KÖR YILAN

kör yılanKör yılanlar gözlerinin körelmesinden dolayı bu ismi alırlar. Vücutları çok şeffaf renklerdedir. Bir köryılanın boyu yaklaşık olarak 40cm kadar olabilmektedir. Görünüm olarak solucana benzerler. Dişi kör yılanbir defasında 5-6 kadar yavru doğurur.

 

 

 

Ülkemizde bulunan diğer yılan türlerinden bazıları şöyledir:

1- Engerek çeşitleri
2- Çukur başlı yılan
3- Kedi gözlü yılan
4- Hazer yılanı
5- Kara yılan
6- Kırmızı yılan
7- Sikkeli yılan
8- İnce yılan
9- Su yılanı gibi birçok yılan çeşidi vardır.

YILAN SOKMASINDA YAPILMASI GEREKENLER

1- Yılan ısırınca hareket etmeden ısırılan yer ile vücut arası yerde sıkıca bağlanır.
2- Isırılan yer mutlak süratle kesici bir alet ile çizilip zehrin dışarıya akıtılması gerekir.
3- Isırılan kişi veya yakının dişleri sağlam ise mutlaka süt ile birlikte emilip atılmalı.
4- Isırılan kişiye yapılan bu müdahalelerden sonra mutlaka en yakın sağlık ocağına gidilmeli.
5- Yılanın ısırmasından sonra asla yılanı yakalamak için çalışılmamalı.
6- Yılan sokması bazen çok zehirli olup ölümler dahi görülebilir.

YILANLAR DA ÜREME VE ÇOĞALMA

Yılan üremesinde ve çoğalmasında mutlaka iki cinse de ihtiyaç vardır. çiftleşme esnasında dişi ve erkek yılanlar sımsıkı birbirlerine dolanırlar. Çoğu yılan türlerinde dış ortama yumurta bırakarak çoğalma olur fakat bazı yılan türlerinde ise yumurta dişi yılanın bedeninde olur ve orda döllenir. Yılanın yumurtaları açıldıktan sonra canlı yavru doğar.

YILANLAR İLE MÜCADELE

Yılanlar ile mücadele de yıllardan beridir farklı yöntemler kullanılır. Yılanlar ile mücadelede; ferdi yapılan mücadele kesinlikle sonuç alınmaz. Profesyonel mücadele için mutlaka ilaçlama şirketi ile görüşün ve mutlaka bilgi alın. Yılan derisi çok önemli olduğu için Afrika ve diğer güney Amerika da yılan için yapılan özel avlama şekilleri gelişmiştir. Türkiye de bulunan yılanların hemen hemen hepsi zehirlidir. Kesinlikle ilaçlama yöntemini kullanın.

YILANLAR İLE ALAKALI SORU VE CEVAPLAR

1- YILAN NEDİR?

Yılan; vücutları uzun türlerine göre farklı boylarda, ayakları olmayan, sürünerek hareket eden zehirli canlılardır.

2- TÜM YILANLAR ZEHİRLİMİDİR?

Yılanların genellikle hepsi zehirlidir. Yılanın yaşadığı ortama bağlı olarak zehrin şiddeti artar. Hiçbir şekilde yılanlar zehirsiz diye elle tutulmamalıdır.

3- YILANLARDAN NASIL KURTULABİLİRİZ?

Yılanlardan kurtulmanın yolu yılan görüldüğünde mutlaka ilaçlama firması ile irtibat sağlayın. Yılanı öldürmek için ferdi çaba yetersiz olabilir çünkü yılanın eşi veya yavruları aynı ortamda bulunabilir. Bu bakımdan mutlaka yılanlar için genel ilaçlama ile bunların hepsinden bir kerede kurtulmak gerekir.

4- YILAN İNSANI NE ZAMAN ISIRIR?

Yılan kendisine herhangi bir tehlike geldiğini sezinlediğinde önce kaçmaya başlar daha sonra sıkıştığında mutlaka saldırır ve insanı ısırır. Yılanlar gece aktif oldukları için karanlıkta bazen üzerine basılması halinde insanı ısırabilirler.

5- YILANLAR NEREDE YAŞARLAR?

Yılanlar dünyanın her yerinde ve her ortamında yaşarlar ve yaşayan yılanların hepsi zehirlidirler.

6- YILAN ISIRIĞI NASIL OLUR?

Yılan ısırdığında 4 adet diş izi çıkar ve ısırılan yer morarır. Çok şiddetli acı verir ve şiddetli kaşınır.

7- TÜRKİYE’DE KAÇ ÇEŞİT YILAN BULUNUR?

Ülkemizde farklı coğrafik bölgelerde farklı yılanlar yaşar. Türkiye deki toplam yılan çeşidi yaklaşık olarak 50 çeşittir.

8- YILAN HANGİ MEVSİMDE DAHA ÇOK GÖRÜLÜR?

Yılanlar sıcaklığı seven hayvanlardır soğuk mevsimde ve kış aylarında uykuya yatarak zamanlarını geçirirler. İlkbahar, yaz ve sonbahar mevsiminde dış ortamda dışardan beslenirler.

9- YILANLAR NE ŞEKİLDE ÇOĞALIRLAR?

Yılanların hepsinin çoğalması yumurta ile olur. Yılanlar yumurtasını ya dış ortama bırakırlar yada dişi yılanın karnında döllenir ve dışarıya canlı yavru çıkar.

10- YILAN KAÇ YAVRU DOĞURUR?

Yılanlar türüne bağlı olarak farklı sayıda yumurta ve yavru doğururlar. Genellikle bir yılan 5 – 12 arası yavru doğururlar.

11- YILAN EVCİL HAYVANLARA ZARAR VERİR Mİ?

Yılanlar besin olarak buldukları her şeyi yerler. Yılanlar evlerdeki evcil hayvanlara zarar verirler.

12- YILAN İLE MÜCADELEDE NE YAPILMALI?

Yılan ile mücadelede mutlaka ilaçlama firmaları ile görüşün ve bu şirketlerden bilgi alınız.

13- YILANLAR EVLERE NEDEN GELİR?

Yılan yuvaları toprak altındadır ilkbahar ve yaz aylarında yağan yağmur ile yuvaları su ile dolduğunda güvenli bir yer aramaya başlar bu nedenle yüksek yerlere ve evlere kadar gelirler. Yılanların eve gelişinde ki diğer neden evlerden daha rahat beslenmesidir.

14- YILAN AVINI NASIL ETKİSİZ HALE GETİRİR?

Yılanlar avlarını ya yakalayıp ısırır ve zehirler yada sımsıkı sıkar ve bütün kemiklerini kırarak etkisiz hale getirir.

15- YILANLAR İNSANI ISIRDIKTAN SONRA DOKTORA BAŞVURULMALIMI?

Yılanlar insanı ısırdıktan sonra mutlak süratle doktora başvurulmalı. Çünkü yılanları tümü zehirlidir. En kısa zamanda müdahale edilmeli.

Gümüş Böceği ilaçlama

Gümüş Böceği, Gümüş böceği ilaçlama

Gümüş böcekleri genelde sıcak ortamlarda barınan bir haşere türüdür. Renk olarak gümüş rengine benzediği için bu ad ile anılır. Yapı olarak baş kısmı kalındır ve başının ön tarafında 1 çift antenleri bulunur. Bu antenleri sayesinde besinlerin yerini bulurlar ve kendi aralarında iletişimini sağlarlar. Gümüş böceği boyları beslenmesine ve yaşına bağlı olarak değişir. Genellikle bir gümüş böceğinin boyu 1 – 3 cm kadardır. Renkleri çok parlak bir yapıdadır.

Gümüş böceği vücudunun üzerindeki derileri katmanlar şeklindedir. Kuyruk kısmında 3 adet çıkıntıları vardır. Vücut uzunlukları genellikle 8-10mm kadardır. Diğer haşere grubunda olduğu gibi yumurta bırakarak çoğalırlar. Bir dişi gümüş böceği bir defasında 110 kadar yumurta bırakır.

Genellikle gümüş böcekleri 1 yıl kadar yaşar. Fakat hızlı bir şekilde çoğalırlar. Yumurtasını evlerin çatlaklarına, duvar yarıklarına, duvar diplerine ve parke altlarına bırakırlar. Yumurtadan çıkan gümüş böceği yavruları beyaz renktedir. Gümüş rengini daha sonra alır. Gümüş böceği halk arasındagümüşcün olarak da bilinir.

Gümüş böceği evlerimizin nemli olan kısımlarında mutfak, banyo, mutfak dolaplarında, ekmek fırınlarında, su borusu etrafında ve lavabo kısmında bolca bulunurlar. Evin dışında ise çatı bodrum ve duvar diplerinde bolca bulunurlar. Bu haşereler evde ki; kâğıt, kumaş, kuru gıda, naylon, pamuk, un ve nişasta gibi maddeler ile insanın tükettiği yiyecekleri yerler.

gümüş böceği Gümüş Böceği Gümüş Böceği

GÜMÜŞ BÖCEĞİNİN İNSANLARA VERDİĞİ ZARARLAR

İnsanı direk ısırmadığı için zararsız görünürler. Fakat okuduğumuz kitaplara, gazetelere, defterlere ve bizim için önemli olan evraklara zarar verirler. Gümüşböceği aynı zamanda evdeki giysilerimize ve evdeki yünden oluşan yün ve pamuklu tüm eşyalarımıza zarar verirler. Ayrıca yiyeceklerimizden beslenip, tahıllarımızın içine girip onları tahrip ederler. Bu yolla bizlere mikrop bulaştırmış olur.

Gümüş Böcekleri sadece evlerde değil diğer yaşam alanlarında da bizlere zarar verirler. Kâğıt fabrikalarında, dokuma fabrikalarında ve depolarında, fırınlarda ve lokantalarda da hiç istenmeyen bir haşeredir.

GÜMÜŞ BÖCEĞİ İLE MÜCADELE VE GÜMÜŞBÖCEĞİ İLAÇLAMA

Gümüş böceği ile mücadele bireysel olursa çok zordur. Gümüş böceği ilaçlaması ve gümüş böceği ile mücadele tamamen ilaçlama firmasının işidir.

Bizler ilaçlama şirketi olarak bu haşere ile yıllardır mücadele ediyoruz ve sizleri bu sıkıntılardan kurtarıyoruz. Gümüş böceği evlerin duvar yarıkları ve çatlaklarında yuvalandıkları için mutlaka bu haşere türüne göre ilaç hazırlanmalı ve uygun yöntemlerle uygulanmalı. Gümüş böceği ilaçlamasında yoğun kokulu sıvı ilaçlar kullanılır. Uygulamayı yapan elaman bu işin eğitimini almış profesyonel kişi olmalı.

GÜMÜŞ BÖCEĞİ İLE ALAKALI AKLIMIZA TAKILAN SORULAR

1- GÜMÜŞ BÖCEĞİ NASIL BİR BÖCEKTİR?

Gümüş böceği küçük yapılı böceklerdir. İnsanları ısırıp direk zarar vermese de evlerde ki birçok eşyalara ve yiyeceğe zarar veren bir haşeredir. En kolay tanınması vücutları oval vücut derileri katmanlı ne kuyruğunda 3 adet çıkıntısı olan bir böcektir.

2- GÜMÜŞ BÖCEĞİ İNSANI ISIRIR MI?

Gümüş böceği insanı ısırmaz sadece evdeki yiyeceklere zarar verir.

3- GÜMÜŞ BÖCEĞİ EN ÇOK NERDE BULUNUR?

Gümüş böceği evlerde lavabo, mutfak, banyo, su boruları etrafında, duvar diplerinde , nemli ve sıcak olan her yerde bulunurlar. Ev dışında ise fırınlarda, lokantalarda, tahıl ambarlarında, pamuklu ve yünlü kumaş üretim yerlerinde bulunurlar.

4- GÜMÜŞ BÖCEĞİ NE TÜRLÜ BESİNLERİ YER?

Gümüş böceği evdeki yiyeceklerimiz dışında tüm tahıl çeşitlerini, mantarları, küfleri, kâğıtları, kumaşları ve naylonları yerler.

5- GÜMÜŞ BÖCEĞİ HASTALIK TAŞIR MI?

Gümüş böcekleri evlerimize dışardan gelirler. Geldikleri yerden evlerimize mikrop taşıyıp bizlere ulaştırır.

6- GÜMÜŞ BÖCEĞİ İNSANLARA NASIL HASTALIK BULAŞTIRIR?

Gümüş böceği insanların besinlerini tüketirlerken besinler üzerine dışkı ve salyalarını bırakırlar. Yıkanmadan yenen besinler ile insana hastalık bulaştırır.

7- GÜMÜŞ BÖCEĞİ İLAÇLAMASINI KİMLER YAPMALI?

Gümüş böceği ilaçlaması ilaçlama firması tarafından yapılmalı. Kesinlikle ferdi olarak yapılan ilaçlama netice vermez. Mutlaka profesyonel yardım alın.

8- GÜMÜŞ BÖCEĞİ İLAÇLAMASINDA HANGİ YÖNTEM KULLANILIR?

Gümüş böceği ilaçlama yöntemi olarak püskürtme yolu ile yapılmalı. Çünkü palet ve jel ilaçlar bu haşere için uygun değildir.

9- GÜMÜŞ BÖCEĞİ İLAÇLAMADA HANGİ İLAÇLAR KULLANILIR?

Gümüş böceği ilaçlamada mutlaka özel olarak hazırlanmış sağlık bakanlığı onaylı ilaçlar kullanılmalı. Kullanılan ilaçlar mutlak yoğunlaştırılmış ilaçlar olmalı.

10- GÜMÜŞ BÖCEĞİ İLAÇLAMASINDAN SONRA KESİN ÇÖZÜM ALIR MIYIZ?

İlaçlama şirketlerinin yapmış olduğu ilaçlama ile net bir çözüme ulaşabilirsiniz. Bireylerin kendi yapmış olduğu ilaçlama ile hem çözüme ulaşmak mümkün değil hem de ilaç zehirlenmesi ile kişi kendini ve çevresindeki diğer canlıları riske atar.

11- GÜMÜŞ BÖCEKLERİ NE KADAR SIKLIKTA ÇOĞALIR?

Gümüş böcekleri çok hızlı bir şekilde çoğalırlar. Dişi gümüş böceği her üreme esnasında en az 110 yumurta bırakır.

12- GÜMÜŞ BÖCEKLERİ SICAKTA MI YOKSA SOĞUKTA MI YAŞARLAR?

Gümüş böceği genellikle sıcak alanlarda yaşamayı tercih ederler. Gümüş böceği soğuk havayı sevmez. Daha çok evlerin mutfak banyo ve nem alan kısımlarında yaşarlar. Çünkü nem ortamın sıcaklığının düşmesini önler.

Sinek ilaçlama

Sinek, sinek ilaçlama

Karasinekler uçuşan haşerelerden olup çift kanatlı canlılardandır. Kendi türleri içinde yapı olarak diğerlerinden farklı ve büyük olan sineklerdir. Karasinekler üzerinde ufak tüyler bulunur. Genellikle boyları 1 cm’yi bulmayan gri ve siyah renkli canlılardır. Karasinek diğer sinek türlerinden daha büyüktür. Çift kanat bulunur ve 6 ayağı vardır.

Karasinekler besinlerine ve gitmek istedikleri yere uçarak giderler. Uzak mesafelere kadar  uçabilen böceklerdir. Sinekler ve karasinekler her ortamda bulunurlar. Evimizin içinden tutunda dağ başlarına kadar, temiz hava dediğimiz mekanlarda da bulunurlar. Özelikle pis kokulu ortamlarda, lağım suların döküldüğü ortamlarda, ağıllarda, hayvan kümeslerinde, çöplüklerde bolca bulunurlar. 

Beslenmelerinde bitkilerin meyve sularını, şeker ve şekerli yiyecekler, et ve et ürünlerinden beslenirler. Bazen yiyeceğimiz ve etlerimizin çarçabuk kurtlandığını görürüz işte sinek ve karasinekler buraya yumurta bırakmış olurlar. Sürekli etrafa dışkı bıraktıkları için evlerimizi ve çevremizi sürekli kirletirler. Beslendikleri zaman besinlerin bulunduğu ortama koloni halinde yumurta bırakırlar. Her kolonide yaklaşık 150 – 200 yumurta bırakırlar. Yiyecek ortamına bırakılan sinek yumurtaları aynı gün içinde yumurtadan çıkar ve kurtçuk haline gelir. Sinek ve karasinek larvaları 5-6 gün içinde kanatlanıp uçacak seviyeye gelirler. Karasinekler sürekli gezindiği ortamlardan mikrop aldıkları için, besinlerimize kondukları zaman mikropları besinlerimize bırakırlar. Gerek ayakları, gerek ağızları, gerekse dışkıları ile yiyeceğimizi bozarlar.

Sinek ve karasinekler ile insanlara bulaşan hastalıklar:

Gıda zehirlenmeleri
Kolera
Verem
Dizanteri
Hepatit
Daire
Çocuk felci
Yukarıdaki hastalıklar ile birlikte birçok hastalığı insanlara bulaştırır.

Kara SinekSiyah Sinek Yeşil Sinek

KARASİNEKLER VE SİNEKLER İLE MÜCADELE

Sinek ve karasinekler ile mücadele edilirken mutlaka bu haşerenin kaynağı bulunmalı ve ürediği ortam mutlaka ilaçlanmalı ondan sonra kalan ve uçuşan sinekler ile mücadele edilmeli. Karasinek ve sinekler ile mücadele edilirken farklı yöntemler kullanılır. İlaçlama mutlaka yasal firmalar ile yapılmalı kullanılan ilaçlar özenle seçildiği gibi ilaçlama yöntemi de çok önemlidir.

Karınca ilaçlama

karınca ilaçlamaHayvanlar aleminin en ufak canlıları olan karıncaların on binlerce türü vardır. Karıncalar, diğer hayvan gruplarından farklı olarak koloni halinde yaşayan canlılardır. Vücutları diğer canlılarda olduğu gibi 3 kısımdan oluşur. Baş, göğüs, karın olmak üzere üç kısımdan oluşan karıncalarda, 3 çift olmak üzere toplam 6 ayak bulunur. Baş kısmında 1 çift antenleri bulunan bu böceklerin ağız kısımlarında kesici kıskaçları bulunur. Karıncalar kendilerini yaşadığı ortama bağlı kamufle ederler. Bulunduğu ortamın rengini alırlar yani türlerine ve yaşadığı ortama bağlı olarak renkleri farklıdır. Karıncalarda boyun ve bel kısımları oldukça incedir. Karınca grubu beslenmek için hem ot hem de et yer. Boyları 1 mm olanları olduğu gibi 4-5 cm olanları da vardır. Yuva yapmak için uygun ortam bulduklarında hemen koloni şeklinde oralara yerleşirler.

Karıncalarda ana kraliçe denen karıncalar vardır. Ana kraliçeler doğduğu zaman kanatları bulunur ve her kraliçe karınca kendi kolonisini oluşturur. Bir karınca kolonisi içinde binlerce veya milyonlarca karınca olabilmektedir. Karınca yuvasını yaşadığı yerin derinlerine kadar kazarak kendileri yapar. Haşere ve böcekler içinde en çalışkan hayvan olarak bilinir. Günün 16-20 saat kadarını çalışarak geçirir. Sadece gece karanlığında günde 6-8 saat kadar uyuyarak zamanlarını değerlendirirler. Karıncalar güçlü bir kas yapısına sahip canlılardır. İnsan ile kıyaslarsak karıncalar insandan 100’lerce kat daha güçlüdür. Kendi vücut ağırlığının 50- 60 katı kadar ağır olan maddeleri kaldırırlar. Genellikle bitkilerin taze aksanlarını koparıp yuvalarına götürürler. Karıncalar bitki yapraklarını yemezler. Karıncaların götürdüğü bu aksanlar üzerinde mantarlar oluşur. Koloni bu mantarları yiyerek beslenir. Aynı zamanda karıncaların ölmüş böcekleri yiyen türleride vardır.

Karıncalar türleri iletişimini başındaki antenleri ile sağlarlar. Anteninden ses frekansı şeklinde titreşim göndererek diğer arkadaşları ile irtibat sağlarlar. İletişimi alan karıncalar hemen frekansın geldiği yere doluşurlar. Karıncalar insanı bazen ısırır çünkü aç kaldığı zaman insanı besin olarak görür. Ayrıca ekinlere ve evlerde buldukları yiyecekleri taşıyabildikleri kadarını keserek yuvasına taşır ve insana bu konuda zarar verir.

Kahverengi Karınca Kırmızı Karınca Siyah Karınca

Beslenmek için her tarafı araştırırlar başucundaki antenleri ile yiyeceklerin yerini tespit ederler. Kendi aralarında iş bölümü yaparlar. Herkarınca grubunun işi farklıdır. Karıncalar yaptığı işe göre farklı isimler alırlar. Bunlar: işçi karıncaçöpçü karıncaköle karıncaböcekçi karıncasavaşçı karıncaleşçi karınca gibi.

Karınca ile mücadele etmek için mutlaka ilaçlama firması ile irtibat sağlanmalı. Karınca ilaçlamada dikkat edilmesi gereken konular var. Kullanılan ilaçlar mutlaka sağlık bakanlığı onaylı olmalı, ilaçlar konusun da uzman yasal firmalar aranılarak bu iş üstesinden gelinir. Konusunda uzman, işini bilen, ilaçlamaya hakim personelimiz ile daima yanındayız.

KARINCAYLA ALAKALI SORULAR

1- KARINCALAR NE YER?

Karıncalar besin olarak bitkilerden beslendiği gibi böcek ve hayvanların leşlerini de tüketirler.

2- KARINCA YUVASINI NERDE YAPAR?

Karıncalar yuvasını toprağın derinliklerine ve ağaç köklerini içine yaparlar

3- KARINCA ISIRIR MI?

Karıncalar insanı kan emmek için ısırmazlar. Karıncalar sadece insanı besin maddesi olarak gördüğü zaman ağız kısmında bulunan kıskaçları ile dişler.

4- KARINCA NASIL HAREKET EDER?

Karıncalar uçmazlar veya zıplamazlar . Karıncalar sadece yürüyerek gitmek istedikleri yere giderler

5- KARINCA HANGİ RENKTİR?

Karınca yaşadığı ortama bağlı olarak ortamın rengine benzeyerek farklı renklere sahiptir.

6- KARINCALAR EVLERE NERELERDEN GELİR?

7- KARINCALAR NASIL İLAÇLANIR?

8- KARINCA İLACI

 

Kulağa Kaçan ilaçlama

kulağa kaçan

Kulağakaçan böceği küçük yapılı bir canlı olup, boyları birkaç cm olan bir haşeredir. Vücutları üç bölümden oluşur. Bu bölümler baş, gövde ve karın kısmından oluşmaktadır. Kulağakaçan böceklerindetoplam 6 ayak bulunur ve baş kısımlarında 2 adet antenleri vardır. Bu antenler sayesinde besinlerini bulurlar ve kendilerine gelen tehlikeleri algılayıp kaçarlar.

Vücutlarının arka kısmında kıskaçları vardır. Kulağakaçan böceği genellikle geceleri aktiftirler.Kulağakaçan beslenmesini gece yaptığı için gündüz saklandıkları yerden çıkarak beslenirler.

Kulağakaçan böceği evlerin yarıklarında ve çatlaklarında barınır. Özellikle evlerin bodrum ve çatılarında yaşarlar. Aynı zamanda ağaçların meyveleri üzerinde ve ağaç kabuklarında da bulunur.

Kulağakaçan böceği besin olarak bitkisel ürünler ile hayvansal artıklarla beslenirler.  Bitkilerin artıklarını, bitki meyvelerini ve bitki yapraklarını yerler.

Ayrıca böcek ölülerini kıskaçları ile parçalar ve sonrada yer. Ayrıca büyük cüsseli hayvanların leşinden de yiyerek beslenirler.

Kulağa Kaçan Kulağa Kaçan Kulağa Kaçan

Kulağakaçan böceği insanlar için tehlikeli bir böcektir. İnsanlar uyuduğu zaman insanın ağzına, burnuna, ve kulağına kaçar. Kulağa kaçan böceği çok hızlı hareket eder.

Kulağakaçan ile mücadelede mutlaka şarttır. Kulağakaçan böceği görüldüğünde mutlaka ilaçlama firması ile çalışın. Çünkü kolay olan bir ilaçlama yöntemi ile kontrol altına alınabilen kulağakaçan böceği korsan firmalar ve acemi kişiler tarafından ilaçlanırsa ciddi zararlar verebilir.

KULAĞA KAÇAN İLE ALAKALI SORULAR

1- Kulağakaçan ne ile beslenir?

Kulağa kaçan besin olarak bitkilerin yapraklarını ve meyvelerini tükettiği gibi hayvan ve börtü böcek ölülerini de yerler.

2- Kulağa kaçan insanı ısırır mı?

Kulağa kaçan böceği insanı ısırmaz fakat insanlar uyurken ağız, burun, ve kulağına kaçabilirler.

3- Kulağakaçan böceği nerde bulunur?

Kulağakaçan böceği evlerde evin çatlak ve yarıklarında, çatı ve bodrumlarda bulunurlar. Dış ortamda ise bitkilerin meyveleri üstünde, ağaç kabuklarında ve hayvan artıkları ile leşlerinin bulunduğu bölgede bu haşerelere rastlanır.

4- Kulağakaçan böceği nasıldır?

5- Kulağakaçan zehirlimidir?

6- Kulağakaçan böceği nasıl ürer?

7- Kulağakaçan böceği hangi mevsimlerde görülür?

8- Kulağakaçan böceği nasıl ilaçlanır?

Lağım Faresi ilaçlama

lağım faresi ilaçlamaLağım faresi bir fare türü olup, fare türleri arasında en büyük olan türlerden biridir. Ergin bir lağım faresinin boyu kuyruğu hariç 20-25 cm arasında değişirken ağırlıkları ise 500-600 gr arasındadır. Lağım farelerinin yapısı küçük kulaklı, iri gözlü ve küt burunludur. Genellikle siyah ve kahverengi gibi renklerde olan lağım farelerinin kaba tüyleri vardır. Lağım fareleri daha çok kanalizasyon sistemlerinde, binaların bodrum katlarında ve çöplüklerde yaşar. Tüm fare türleri gibi çok hızlı çoğalan lağım fareleri, üremelerini doğurarak yapar. Dış ortamlarda yiyecek maddesi bulamadıklarında yada iklim şartlarının kötü olmasında kendilerini korumak amaçlı ev içlerine yönelirler. Ev içlerinde yiyecek arayan lağım fareleri eğer yiyecek bir madde bulamadıklarında, geceleri uyku halinde olan insanları kulak ve parmak uçlarından ısırırlar.

Fare ısırması sonucu, insanlara birçok hastalık bulaşır. Fare ısırmasından insanlara bulaşan hastalıklar veba, verem, tifüs gibi daha birçok hastalık bulaşır. Doğurgan olan lağım faresinin gebeliği 3 hafta sürer ve her seferinde 8-10 yavru doğurur. Lağım faresi çok güçlü koku alma ve işitme duyusuna sahiptir. Elastik bir yapıya sahip olan fareler, 10 mm’den büyük aralıktan kolayca geçerler. Lağım faresi ilaçlamave tüm fare türlerinin ilaçlamasında Haşere34 ilaçlama şirketimiz kullandığı etkili ilaçlar ve farklı uygulama yöntemleri ile sizi farelerden kurtaracaktır.

 

Salyangoz ilaçlama

Salyangoz, Salyangoz ilaçlama

Salyangoz, vücudunun üzerinde bir kabuk bulunan, diğer canlılardan birçok farklı özelliklere sahip bir böcektir. Sırtındaki kabuğu sayesinde kendisini tehlikelerden korur. Hareketini, vücudu ile kabuğu arasında bulunan bir sıvı ile sağlar. Bu sıvı üzerinde hareket eden salyangozun gezdiği yerlerde sümüksü ve parlak bir leke oluşur. Tüm vücudu sıvı ile kaplı olan salyangozların, sıvıya çok ihtiyaçları vardır. Bu nedenle salyangozlar, nemli ve sulak alanlarda daha çok yaşar. Bol yağış alan ülkelerde sık görülen salyangoz, ülkemizde en çok yağış alan bölgeler olan Karadeniz ve Marmara bölgelerinde sık görülür.

Özellikle yağmur sonrası ortaya çıkan salyangoz canlısının birçok türü otçul beslenirken, bazı nadir türleri de etçil beslenir. Beslenmesini bitkilerin kökleri ve yapraklarını kemirerek sağlayan salyangoz, bahçe ve tarla gibi alanlarda sıkça bulunarak bu alanlarda yetiştirilen bitkilere zarar verir. Salyangoz aşırı sıcak ortamlarda veya aşırı soğuk ortamlarda da yaşayamaz. Çok sıcak olan bölgelerde vücudunda bulunan sıvı kurur, çok soğuk bölgelerde ise vücut sıvısı donar. Her iki durumda da salyangoz ölür. Salyangozların en büyük özelliği çift üreme organına sahip olmalarıdır. Zaman zaman kendilerini bile dölleyebilirler. İnsanlar için zararı pek olamayan salyangozlar, aynı zamanda bazı toplumlarda gıda maddesi olarak ta tüketilir. Haşere 34 Servisi olarak salyangoz ilaçlama uygulamasını günün her saati yapmaktayız.

 

1- Salyangozların Özellikleri Nelerdir?

2- Salyangoz Nasıl Hareket Eder?

3- Salyangoz Ne ile Beslenir?

4- Salyangozlar En Çok Hangi Mevsimde Görülür?

5- Salyangoz Isırır mı?

6- Salyangozlar Zehirlimidir?

7- Salyangozların Zararları Nelerdir?

8- Salyangoz ile Nasıl Mücadele Edilir?

 

Halı Böceği ilaçlama

SİYAH HALI BÖCEĞİ (ATTAGENUS PICEUS) / HAŞERE İLAÇLAMA

siyah halı böceği

Siyah halı böceği, yünlü eşyalar içerisinde yaşayan ortalama 13–15 mm arası boyda olan küçük haşeredir. Halı böceğinin rengi türüne göre değişmektedir, bu nedenle farklı renklerde görülebilirler. Halı böceği ev içlerinde halı, kilim, battaniye, deri ve tüylü eşyalar içerisinde yaşayarak, bu eşyalar üzerinden beslenir. Özellikle uzun süre kullanılmayan ve rulo halinde bir köşede saklanan halılar içerisinde bolca bulunan halı böcekleri, yumurtalarını bu eşyalar içerisinde saklarlar. Nemli ortamları seven halı böcekleri, deri atölyelerinde, konfeksiyonlarda, halı imal eden fabrikalarda ve halı satan dükkânlarda bolca bulunur. Siyah halı böceği canlıları ısırmaz, sadece eşyalarına zarar verir. Halı böceğinin olduğu veya yumurtalarını bıraktığı eşyaları kullanmak insanlarda bazı hastalıklara neden olabilir. Gezer ilaçlama şirketimizi 7/24 arayarak, halı böceği ilaçlama talebinde bulunabilirsiniz. Gezer ilaçlama servisimiz size halı böceği ilaçlama ve her türlü böcek ilaçlama konusunda en etkili çözümü sunmaktadır.

 

DİKKAT DİKKAT DİKKAT ÖNEMLİ UYARILAR

Sağlık Bakanlığı’ndan halk sağlığı alanında ilaç uygulama izin belgesi olmayan firma veya şahıslara ilaçlama yaptırıp sağlığınızı tehlikeye atmayın. Ruhsatsız firmalar Çin malı insan sağlığına % 100 zararlı kanserojen etkisi olan ilaçları kullanmaktadırlar.Sağlık Bakanlığı’ndan ruhsatlı çok az sayıda firma vardır. Ruhsatsız firma sayısı ise yüzlercedir. Unutulmamalıdır ki insan hayatı her şeyden önemlidir. İlaçlama yaptıracağınız firmayı mutlaka araştırın Sağlık Bakanlığı’ndan ruhsatı olmayan firma veya şahısları İl Sağlık Müdürlüğüne veya Cumhuriyet Savcılığına bildirmeniz bir vatandaşlık görevidir. Ruhsatsız firma veya şahısları 184 Sağlık Bakanlığı hattına ücretsiz ihbar edebilirsiniz.

SAĞLIK BAKANLIĞI’NDAN RUHSATI OLMAYAN FİRMALARA

NEDEN İLAÇLAMA YAPTIRILMAMALIDIR? SAKINCALARI NELERDİR?

1. Yasal ilaç kullanmadıkları için sağlığınızı tehlikeye atarlar.

2. İlaçlama amacına ulaşmaz böcekler tamamen yok olmaz.

3. Sabit yerleri olmadığından her zaman ulaşmanız mümkün olmaz.

4. Sözde ilaçlama maksadıyla evlere veya iş yerlerine girip hırsızlık yapanların sayısı oldukça artmaktadır.

5. Haksız kazanç elde etmektedirler ve vergi vermemektedirler.

İlaçlama yaptıracağınız firmayla telefon görüşmenizde ruhsatı olup olmadığını sorun. Fakat ruhsatımız yoktur diyene pek rastlamazsınız o yüzden gelen servisten sağlık bakanlığından ilaç uygulama belgesini mutlaka isteyeceğinizi söyleyin. Sizin bilinçli müşteri olduğunuzu anlayacak ve zaten gelmeyeceklerdir. Gelseler de, sağlığınız açınızdan ciddi sorunlar ortaya çıkmaması için, ruhsatı görmeden ilaçlama yaptırmayınız.

Tatarcık ilaçlama

Tatarcık, Tatarcık resmi

Tatarcık bir sinek türüdür. Yapıları küçüktür ve bedenleri tüylerle kaplı dır. Tatarcık sinekleri kelebekler ile çok karıştırılır, fakat kelebekler ile tatarcık sinekleri arasında birçok fark vardır. En belirgin özelliklerinden birisi tatarcık sineklerinin vücutlarının tüylü olması ve renklerinin mat olmasıdır. Boyları yaklaşık 3-5 mm kadar olan tatarcık sineklerinde toplam 6 tane ayak bulunmaktadır.

Tatarcıklar genellikle pis kokulu alanlarda, çamurluklarda, hayvan ağıllarında, kümes hayvanlarında, bataklıklarda, hayvan artıkları üzerinde ve lağım sularında yaşarlar. Bu nedenle pis olan canlılardır.

Tatarcıklar ev ortamına yerleştiğinde evlerin karanlık olan bölgelerinde, kullanılmayan alanlarında, ve loş olan kısımlarına yerleşir. Gündüzleri pasif olan tatarcıklar geceleri aktif olduklarında insanları ısırırlar. İnsanları ısıran tatarcıklar vücutta kabarcıklara, şişmelere ve kaşıntılara sebep olur. Tatarcıklar beslenmelerini kan emerek sağlarlar. Ayrıca sebze ve meyvelerin sularını içerek de beslenirler. Tatarcık ısırması sonrası insanlarda birçok hastalık oluşur.

Tatarcık ısırması ile insana bulaşan hastalıklar:

1-Tatarcık humması
2-Tavuk hastalığı
3-Şark çıbanı
4-Viral hastalıklar
5-Bağırsak hastalıkları
6-Ateşli hastalıklar

Tatarcıklar insanı ısırdığı zaman şu belirtiler görülür: Ateş, iştahsızlık, mide bulantısı, kabızlık, baş ağrıları, akut şeklinde ağrılar, boğaz ağrıları, eklem ve kas ağrılar ve kusma gibi belirtiler tatarcık ısırması belirtileridir.

Turuncu Tatarcık Kahverengi Tatarcık Siyah Tatarcık

TATARCIK İLE MÜCADELE

Tatarcıklar ile mücadele mutlaka zamanında ve etkili bir şekilde yapan ilaçlama firmaları ile yapılmalı. Tatarcıklar geceleri aktif olduklarını söyledik bu bakımdan ilaçlama mutlaka ya akşam saatlerinde yada sabah erken saatlerinde günün loş olduğu saatlerde yapılmalı.

Tatarcık ilaçlamada farklı yöntemler kullanılır. En etkili yöntem sisleme ve boyama yöntemleridir. Tatarcık ilaçlaması ilaçlama firmaları tarafından yapılırsa çok etkili olur. Bireylerin kendi şahsi olarak yaptıkları ilaçlamadan çok az sonuç aldığı belirtmekte fayda var.

1- Tatarcık sineği nerelerde yaşar?

2- Tatarcık sineği hangi hastalıkları bulaştırır?

3- Tatarcık ne ile beslenir?

4- Tatarcık sineği nasıl ürer?

5- Tatarcık sineği eve nasıl gelir?

6- Tatarcık sineği ilaçlaması nasıl yapılır?

7- Tatarcık sineğini nasıl tanırız?

 

Tesbih Böceği ilaçlama

tesbih böceğiTespih böceği boyları genellikle 2,5 – 3 cm olup vücudunun alt kısmında çok sayıda ayakları bulunan bir böcektir. Başucunda diğer haşerelerde olduğu gibi iki adet anteni vardır. Bu antenleri ile hem iletişim sağlarlar hem de yiyeceğinin yerini tespit ederler. Tesbih böceğinin üzeri sert kabuk ile örülüdür ve kabuklar bölmeler halindedir. Kabuklar arası ince elastiki bir yapı bulunur. Genellikle boz ve gri renklerdedirler. Her hangi tehlike hissettiği zaman yuvarlanarak kendini korur. Yuvarlanan tespih böceğitespih tanesi büyüklüğünde olduğu için bu isimle anılırlar.

Tespih böceği yaşam alanı olarak pis kokulu, nemli ortamlarda, küflü ortamlarda, evin tavanında, evin bodrumunda, ağaç köklerindeki kabuklar içinde olmak üzere birçok ortamda yaşarlar. Besin olarak bitkisel besin kullanırlar. Evdeki sebze artıkları, meyve çürükleri, saksı bitkileri yiyeceğin temelini oluşturur. Tesbih böcekleri saksı bitkilerine de zarar verir. Aynı zamanda açıktaki sebze ve meyvelerden yiyerek üzerine dışkı bırakırlar. Bu nedenle insanların yıkamadan yedikleri sebze ve meyvelerden hastalık kapma olasılıkları yüksektir. Tespih böcekleri insanları ısırmaz. Çünkü tespih böceklerinin beslenmelerinde kana ihtiyaçları yoktur. Tespih böceği ile mücadelede mutlaka ilaçlama firması ile çalışılmalıdır. Yapılan ilaçlama mutlaka işini bilen, tecrübeli, sağlık bakanlığı onaylı ilaçlar kullanan uzman ilaçlama şirketlerine yaptırılmalıdır. Gezer ilaçlama şirketimiz yasal bir firmadır.

Tespih Böceği Tesbih Böceği Tesbih Böcekleri

1- Tespih böceği en çok nerelerde bulunur?

2- Tespih böceği nasıl beslenir?

3- Tespih böcekleri nasıl ilaçlarla yok edilir?

4- Tespih böceği insana hastalık bulaştırırmı?

5- Tespih böceği ile mücadele nasıl olur?

6- Tespih böceğinin zararları nelerdir?

 

Akarlar ilaçlama

akar ilaçlamaAkarlar küçük yapılı haşereler olup insanların ve hayvanların deri döküntüleri ile beslenen parazitlerdir.Akarların vücut yapıları türüne göre değişkendir. İnsan üzerinde ve yaşam alanında bulunan akarların genellikle üzeri tüylü ve kıllıdır. Yapı olarak o kadar küçük yapılıdır ki gözle dahi görülmezler. Akarların vücutları ve yapıları oval olup bir beyzbol topuna benzer. İnsanlar üzerinde ve yaşam alanında bulunan akarların bir diğer adıda mite‘dir. Bu akar çeşidi ile daha sonra mite paraziti olarak ayrıca ilgileneceğiz. Akarların bünyesi çok güçlüdür her türlü pis ve tozlu ortamda yaşarlar. Akarlar sıcaklık veya soğukluk gibi sıkıntıları olmadığı gibi nemden de etkilenmezler. Akarlar türleri itibariyle oldukça fazladır.

Bazı bitkiler üzerinden beslenir, bitkilerin yapraklarını ve bitkilerin meyvelerinden tüketirler. Bitkilerin yaprağı üzerinde ağ oluştururlar. Bitki akarları çok çabuk üreyen haşerelerdir. Her üremelerinde çok sayıda çoğalırlar. Bitki yaprakları üstüne, bitki kovuklarına ve bitkilerin kabukları arasına girerek yumurta bırakırlar. Akar yumurtaları ilk olarak çok şeffaf renktedir, daha sonra yumurtalar açılmaya yakın sarı renge bürünür. Bir akar paraziti yılda 10 defa döl verebilir. Her yavrulama döneminde 100’ün üzerinde yumurta bırakır. Akar yumurtası yaklaşık olarak 1 hafta içinde larvalaşır ve yumurtadan larvalar çıkar.

akar akar ilaçlama akar

AKARLAR İLE MÜCADELE

Akarlar ile mücadele çok yönlüdür ve bilgi isteyen bir iştir. Akarlar ile mücadele ederken mutlaka ilaçlama şirketlerinden bilgi alınız. Bitkilerde bulunan akarlar ile mücadelede 2 yöntem kullanılır.

1- DOĞAL YÖNTEMLERLE YAPILAN MÜCADELE

Akarlar ile mücadelede kullanılan 1. yol biyolojik yöntemler ile yapılan mücadeledir. Bu akarları yiyerek beslenen bazı böcekleri üretip yoğun görüldüğü bölgeye bırakmakla olur.

2- KİMYASAL YOLLARLA YAPILAN İLAÇLAMA VE AKAR MÜCADELESİ

Bu durumda yapılan ilaçlamada mutlaka ilaçlama şirketlerinden bilgi alın ve ilaçlama firmaları ile çalışın.
Akarlar için ilaç alıp kullanmak yeterli değil dışarıda satılan ilaçların birçok çeşidi var. Bu bakımdan hangi haşere için hangi ilaçların kullanılacağı hakkında mutlaka ziraat mühendislerinden bilgi alın. Akarlar için kullanılan ilaçlama sıvı püskürtme veya sıvı boyama yöntemi olmalı.

AKARLAR İLE İLGİLİ SORULAR

 

1- AKARLAR NE İLE BESLENİR?

Akarlar bitkiler üzerinde bitki yaprakları ve bitki meyvelerinin öz suyunu emerek beslenir.

2- AKARLAR İNSANA NE ZARARLARI VARDIR?

Akarlar insanlara zararları çeşidine bağlı olarak değişir. Akarların evde bulunanları(mite) insana hastalık bulaştırması bakımdan zarar verdiği gibi bitkiler üzerinde yaşayan akarlarda insanın besinlerine zarar verir ve bitki ve sebzelerin kurumasına da sebep olurlar.

3- AKARLAR NASIL HAYVANLARDIR?

Akarlar gözle zor görülen çok küçük yapılı ve 4 ayağı olan hayvanlardır.

Mite ilaçlama

Mite, Mite topluluğu

Akar diğer adı mite olan, evlerimizde sıkça yaşayan gözle görünmez canlılardır. Mite diye adlandırılan ev akarları yapı olarak oval şekillerdedir. Miteler insan hayvan ve diğer canlıların yaşadığı her ortamda yaşarlar. Özelilkle tozlu pis ortamda yaşamayı severler. Evlerde halılar ve tozlu olan her türlü mobilya ve ev eşyaların içine yerleşir. En çok yatak odalarında bulunan yatak, yorgan ve yastıklarda sıkça yaşar.

Mite, canlıların deri döküntülerini ve evdeki organik küçük parçaları yiyerek beslenirler. Bir canlı üzerinde veya insanların derisi üzerinde milyarlarca akar (mite) yaşamaktadır. Miteler, insanlarda astıma ve bronşite sebep olan mikroskobik parazitlerdir. Beslenmesini insan derisi üzerinden gerçekleştirirken bazen insanın vücudunda iğne batmaları gibi duyular his edilir. Bu miteler tarafından gerçekleşir.

Milyonlarca miteye 1 gr insan derisi besin olarak yeter. Çok uzun zaman kullanılan bir yatakta milyonlarca adet birikir. Bu nedenle uzun süre kullanılan yataklar mutlaka değiştirilmelidir. Aksi takdirde miteler insanı hasta edebilir. Mite ile mücadele mutlaka ilaçlama şirketi tarafından yapılmalıdır. Haşere 34 şirketi olarak hem sizin sağlığınızı koruyalım hem de eşyalarınızı bu mikroplardan arındıralım.

Mite, 8 ayaklı bir parazit olup ağızları kesici bir kıskaca benzer. Mitelerde gözler körelmiş durumdadır. Bazen koloniler  halinde birlikte bir arada bulunurlar. Toz akarı bir diğer adıyla ev akarı olarak bilinen bu haşereler insanlarda bazen alerjik hastalıklara sebep olurlar. Ev akarları yoğun olan evlerde ve yaşam yerlerinde insanın hasta olma olasılığı daha yüksek oranlardadır. Mite (mayt)diye okunduğu için halk arasındamayt diye bilinir.

Mitelerin en çok tehlikeli kısmı günde kendi ağırlığının çokça katı dışkı bırakmalarıdır. Bir mayt (mite) yaklaşık günde 20 – 30 defa dışkı bırakır. Ev akarları ile insanlar açısında çok tehlikeli parazitlerdir. Bu akarlar özelikle evde bulunan ve emekleyen çocuklar için çok tehlikelidirler. Akar ( mite) canlısını görmek için evdeki halılara mercek veya büyüteçle bakmak yeterlidir. İnsan vücudunda Mite (mayt ) bulunan bir insan anlamsızca kaşınır ve bazen vücudunda küçük lokal kızarıklar görülebilir

mite miteler mayt

AKAR (MAYT VEYA MİTE) DAN KURTULMANIN YOLU

Akar (mite) paraziti nemli ortamı çok sever. Özelikle halı, yatak ve yorganların iç kısmına girip orada yaşar ve beslenirler.  Akarlardan kurtulmak için mutlaka ilaçlama firması ile çalışın ve ilaçlama şirketlerinden bilgi alın. Evdeki halı ve eşyalarınızı yıkayarak asla bu canlılardan tamamen kurtulamazsınız. Yani evlerinizi mutlaka gözle görülen haşere varken ilaçlarken bazen bu haşereler görülmezse dahi mutlaka maytlara karşı ilaçlamak gerekir. Mite ile mücadelede ziraat mühendisi kontrolünde hazırlanan ilaçlar kullanılmalı. Kesinlikle insan sağlığını tehlikeye atmayan ilaçlar olmasına dikkat edilmeli

MİTE İÇİN SORULAN SORULAR

1- MİTE NASIL BİR HAŞEREDİR?

Mite insanların ve canlıların derisi üzerinden beslenen parazitik bir canlıdır. Bu parazit oval şekilde olup mikroskop ile zor görülen zor görülür.

2- MİTE İNSANI ISIRIR MI?

Evet miteler insanı ısırır insan ve diğer canlılar üzerinde bulunur. Mite (mayt) insan ve diğer hayvanların deri artıklarını yerler.

3- MİTE EN ÇOK NERDE BULUNUR?

Mite en çok tozlu ortamda bulunur evlerde halı, yatak, yorgan, ve diğer ev eşyaları üzerinde yaşarlar.

4- MİTE İNSANDA EN ÇOK HANGİ HASTALIĞA SEBEP OLURLAR?

İnsanlarda en çok astım, bronşit ve alerjik hastalıklara vesile oluyorlar. Ayrıca insan derisinde sürekli kaşınma gibi sıkıntılar verirler.

5- MİTELERDEN NASIL KURTULABİLİRİZ?

Mite den kurtulmak için mutlaka evdeki eşyaların sıklıkla yıkanmalı ve ilaçlama ile ilaçlanmalı.

6- MİTE İLE MÜCADELEDE HANGİ İLAÇLAR KULLANILMALI?

Mayt (mite) ile mücadelede eczanelerden alınan tarım ilaçları kesinlikle çözüm değildir. Mite ile mücadelede ilaçlama firmaları ile irtibata geçin ve burada ziraat müh. Kontrolünde hazırlanan ilaçlardan kullanın.

 

Kertenkele ilaçlama

kertenkele, Kertenkele ilaçlamaKertenkele sürüngen bir canlıdır. 4 ayaklıdırlar ve boy ile vücut yapıları türüne bağlı olarak değişmektedir. Kertenkelenin ayaklarının uclarında 5 adet parmak bulunmaktadır. Ve her parmağın ucunda yırtıcı 1 tırnağı bulunur. Kuyruğu bazen vücudundan daha uzundur ve vücutları pullarla kaplıdır. Sağlam bir deriye sahip olan kertenkelelerin türüne bağlı olarak sırtında çıkıntıları bulunur.

Kertenkele ailesi üyeleri omurgalı hayvanlardır ve vücutlarında bir iskelet sistemleri vardır. Yaşadıkları ortama bağlı olarak farklı renk ve yapıdadırlar. Çok değişken yapıları olan kertenkeleler, ortama bağlı olarak farklı renklere bürünebilirler. Yaşadığı yere uyum sağlamak için ve kendini dış tehlikelerden korumak için çoğu zaman renk değiştirirler.

Kertenkelelerin genellikle göz kapakları oynaktır ve açılıp kapanır durumdadır. Çene yapısı çok güçlü ve öne doğru uzanmış şekildedir. Görünüş olarak yılana benzerler fakat yılanlardan ayıran özelliği tehlikesinin az oluşu ve ayaklı oluşudur. Kertenkeleler, dünyanın her kıtasında yaşayan ve sıcağı çok seven bir hayvandır. Özellikle sıcak yaz günlerinde duvar ve çatıların üzerinde sıkça görülürler. Bunun nedeni kertenkelelerin güneşli havalarda sık sık güneşlenmeye çıkmalarıdır. Kertenkeleler kışları toprak altında ve yuvasında geçirirler. kertenkeleler özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında mekan içlerine yönelirler. Bunun nedeni bu mevsimlerde yağmurların çok yağması nedeniyle kertenkelelerin yuvaları su ile dolar ve kertenkeleler yuvasından çıkarak kapalı alanlara yönelirler. Kertenkele türüne bağlı olarak farklı ortamlarda yaşarlar. Kertenkele ormanda, dağda, bayırda, çayırda, çölde, ekinler arasında, suda yaşayabilir. Kertenkelelerin türlerine bağlı olarak uçanları olanları olduğu gibi yılan şeklinde sürünenleri de vardır. Kertenkele de diğer canlılarda olmayan jenerasyon denen olay vardır. Yani kertenkelenin kuyruğu ve vücudunun bir kısmı koptuğunda kendini yenileyebilirler. Kertenkelenin dünya üzerinde 3000 den fazla türü bulunmaktadır.

kertenkele Kertenkele kertenkele

Kertenkelenin bilinen bazı türleri aşağıdaki gibidir:

1- Tombul kertenkele
2- Geko kertenkeleler
3- Yeşil iguana
4- Yaşlı iguana
5- Deniz iguanası (kertenkelesi)
6- Baziliksler
7- Kelerler
8- Bukalemunlar
9- Parlak kertenkeleler
10- Teiidae
11- Lacertidae
12- Dev kertenkeleler
13- Zehirli kertenkeleler
14- Yılansı kertenkeleler

Kertenkele türüne bağlı olarak farklı vücut derileri vardır. Bazılarının derileri kalın pullu iken bazılarının ise derileri dikenlidir. Dev kertenkeleler cüsse olarak devasa büyüklüktedirler. Kertenkelede üreme ve çoğalma da her iki cinse de ihtiyaç vardır.
Kertenkelede çiftleşme organları bulunur ve çiftleşmeden sonra dişi kertenkele yumurtasını dışarıya bırakır yavrular yumurtadan burada çıkar. Bazı kertenkele çeşitleri direk canlı yavru doğururlar.
Kertenkele türleri beslenme olarak hem bitkisel beslenirler hem de etçildirler. Kertenkeleler; böcek, karınca, diğer haşere yumurtalarını, balık yavrusu ve yumurtalarını, ağaç meyve ve yapraklarını tüketirler.
Kertenkele ile beslenen bazı hayvan türleri şunlardır: kaplumbağa, yırtıcı kuşlar, tilki, çakal.vb hayvanlar bu canlıları yer. Sürüngenlerin en çok zarar gördüğü canlılar insanlardır.

KERTENKELENİN İNSANLARA VERDİĞİ ZARARLAR

Kertenkeleler insanların besinlerine ortak olduğu için insanlara zarar verirler. Özellikle bahçelerdeki sebzeleri tükettiği için ve evlerdeki saksı çiçeklerine zarar verdiği için sevilmezler. Bazı türleri zehirlidir fakat birçoğunda zehir olayı yoktur. İnsanlarla aynı ortamda yaşamayı sevmezler. Çünkü en çok zararı insanlardan görürler.

KERTENKELE İLE MÜCADELE

Kertenkele ile mücadele için mutlaka ilaçlama firması ile çalışın. Kertenkele ile mücadele, ferdi müdahaleler yeterli olmaz. Ve ferdi mücadelede ciddi sıkıntılar yaşanabilir. Kertenkele ısırması esnasında mutlaka doktora başvurulmalı. Halk arasında zararsız bilinirse de insana hastalık bulaştırma ve zehirleme olayına karşı tedbirli olmak lazım

KERTEN KELE İLE ALAKALI SORULAR

1- KERTEN KELE ZEHİRLİMİ?

Kerten kelenin birçok türü zehirsizdir fakat zehirli olan türleri de vardır.

2- KERTENKELE İNSANI ISIRIR MI?

Kertenkele beslenmek için insanı ısırmaz fakat kendisine zarar geldiği zaman insanı ısırır.

3- KERTEN KELE NERDE BULUNUR?

Kertenkele dünyanın her yerinde ve her kıtasında bulunur. Bazılarını havada uçarken, bazılarını karada ve hatta bazılarını suda görebiliriz.

4- KERTEN KELE EVLERE NİÇİN GELİR?

Kertenkele evlerimize besin bulmak ve beslenmek için gelir. Ayrıca kertenkele yuvasını toprak altına yapar. Bahar yağmurları ile yuvaları su ile dolar. Kendine yeni sığınacak yer bulmak için evlerimize kadar gelirler.

5- KERTENKELE ISIRINCA NE YAPILMALI?

Kertenkelenin birçoğu ısırmaz fakat bazı türleri insanı ısırıp zehirleyebilir. Kertenkele ısırmasında hemen doktora gidilmeli ve tedavi olunmalı.

Çiyan ilaçlama

ÇıyanÇiyan böceklerigörünüş olarak kırkayak böceklerine benzerler. Çiyanlar çok tehlikeli olup oldukça zehirli bir böcek türüdür. Türlerine bağlı olarak birkaç mm olabildikleri gibi 20 – 30 cm kadar olan türleride vardır. Tıpkı kırkayaklarda olduğu gibi birçok ayak vardır.Çiyanlar gündüzleri pasif olurken geceleri aktiftirler. Doğal ortamlarda yakaladıkları haşereler ile beslenen çiyanların vücutları üzerinde bulunan ayaklarını aynı zamanda zehirleme organı olarakta kullanırlar. Çiyanlarla birçok ortamda karşılaşmak mümkündür. Toprak içerisinde yaşayanları olduğu gibi nemli ortamlarda, ormanlarda, ağaç köklerinde, kaya altlarında ve mağara içlerinde yaşayan türleri bulunur.

Çıyanı evin bodrumunda, çatısında, duvar diplerinde, duvar çatlaklarında, kapı ve pencere kenarlarında ve evlerin iç kesimlerinde görmek mümkündür. Çıyan böceğineçıplak elle temas etmek çok tehlikelidir. Çünkü çiyanlar türlerine göre oldukça zehirli canlılardır. Çıyanların rengi yaşadığı alana göre değişir, genellikle kırmızı, siyah ve sarımsı renklerde olurlar.

Çiyanları kırkayaklardan ayıran bazı özellikler vardır. Bu özelliklerden bazıları şunlardır; Kırkayak böceklerinin vücudundaki her bölmede tek ayak bulunurken, çiyan böceklerinin her bölmesinde ise 2 tane ayak bulunur. Çıyanlar insanları ısırdığında insanları zehirler. Çıyanın ısırdığı yer şişer, kızarır ve çok acı verir. Çiyan ısırması sonrası, mide bulantısı, baş dönmesi, halsizlik, iştahsızlık ve kusma gibi belirtiler görülür.Çıyanlar bulundukları ortamlara yumurta bırakarak çoğalırlar ve yumurtadan çıkan çıyan yavruları etrafa dağılarak yaşadığı alanlara yayılırlar.

Çiyan siyah çiyan Sarı Çıyan

ÇIYAN İLE MÜCADELE

Çiyan ile mücadele çok önemli bir konudur. Çiyan görüldüğü ortam periyodik olarak ilaçlanmalı. İlaçlama mutlaka şirketimiz gibi yasal olan firmalar tarafından yapılmalı. Haşere türüne göre farklı ilaçlar kullanarak en kısa zamanda kalıcı çözüm üreten ilaçlama şirketi olarak her zaman yanındayız. Çiyan zehirli bir haşere olduğu için mutlaka görüldüğü anda müdahale için bizleri arayın

1- ÇIYAN ZARARLIMI?

Evet çıyanlar zehirli haşere grubu olduğundan insana zararlıdırlar. İnsanı ısırdığında çoğu zaman zehirler. Bazı insanlar yapılarından dolayı hassastırlar ve çıyan ısırınca mutlaka hekime gidilmesi gerekir aksi takdirde ölümle sonuçlanabilir.

2- ÇIYAN NE KADAR BÜYÜR?

Çıyanlar türüne bağlı olarak farklı büyüklükte olabilmektedirler. Bazı sıcak iklimlerde yaşayan çıyan türleri 30 cm kadar olabilmektedirler.

3- ÇIYANLAR NE ZAMAN ORTAYA ÇIKAR?

Genellikle yağmurlu havalarda ve nemli ortamlarda görülür. Çıyanlar, gece daha çok aktif oldukları için karanlıkta çıyanla daha sık karşılaşılır.

4- ÇIYANLAR NE RENKTİR?

Yaşadığı ortama bağlı olarak farklı renklerde olurlar. Genel olarak; siyah, kırmızı, sarı, gibi farklı renklerde olabilmektedirler.

5- ÇİYANLAR NE YER?

Çıyanlar yakaladıkları börtü böcek, haşere türlerini, bazı türleri hatta fareleri bile ısırıp öldürdükten sonra yerler. Çok nadir olarak meyve ve sebze öz suyunu kullanırlar.

6- ÇİYAN NERDE BARINIR?

Çıyanlar dış ortamlarda; toprak altında, ormanlarda ve yaprak altlarında, taş diplerinde, duvar ve beton bloklar altında, evlerde ise kapı pencere kenarlarında, bodrumlarda ev çatılarında ve evin her kesimine yaygın halde bulunabilirler.

7- ÇİYAN NEYE BENZER?

8- ÇİYAN GÖRÜLDÜĞÜNDE NEYE BENZER?

Kalorifer Böceği ilaçlama

Kalorifer böceğiKalorifer böceği açık kahverengi renkte olup, ön göğüs bölgesinde iki koyu bant vardır. Yaklaşık olarak 10-12 mm boyundadırlar ve yumurtlama yöntemiyle çoğalırlar.Kalorifer böceği içinde yumurta bulunan kapsüller üretir. Ürettiği her bir kapsül içinde 35-40 adet yumurta bulunur.Yumurtalarını sırtlarında taşıyarak gittikleri her yere götürür. Kalorifer böceğinin yumurtaları 18 gün sonra açılır ve yavrular yumurtalardan çıkar.

Yıl içerisinde 8-10 defa yumurtlayan dişi kalorifer böcekleri öldükleri anda bile yumurta bırakırlar. Bulundukları alanlardaki her şeyi yiyebilirler. Her türlü pisliği ve mikrobu bünyesinde taşıyan kalorifer böcekleri, bu mikropları insanlara bulaştırırlar. Evlerde ilk yerleşecekleri mekanlar mutfak ve banyolar olan kalorifer böcekleri, karanlığı severler ve bu nedenle sürekli geceleri ortaya çıkarlar. Kalorifer böcekleri nemli, sıcak ve pis yerlerden hoşlanırlar. Kazan dairesi, depo ve bodrum gibi alanlar yoğun olarak görüldükleri yerlerdir. Kalorifer böceği gıda zehirlenmeleri, verem, hepatit, mantar hastalıkları gibi çeşitli hastalıkların mikroplarını taşır ve bulaştırır.

Tahta Kurdu ilaçlama

TahtakurduAğaç kurtları haşere grubundan olup eklem bacaklılar sınıfı içinde incelenir. Sert kabuklu olup genellikle 2 tane kanada sahiptirler.İnsanları ısırmazlar, beslenmeleri tamamen otçuldur. Baş kısımları sert ve keratin adı verilen maddeden oluşur. Ağız yapıları çok gelişmiş olan tahta kurdunun göğüs kısmında 2 çift, karın kısmında ide 1 çift olmak üzere toplam 6 tane ayağı bulunur. Tahta kurdunun (mobilya kurdu) başucunda 1 çift anteni vardır. Genel olarak boyları 1,5 ile 3 cm kadardır. Toplumda farklı isimler ile bilinirler bunlardan bazıları (ağaç kurdu, ahşap kurdu, ağaç böceği, ağaç kemiren) dir.

Tahta kurtlarının adından da anlaşıldığı gibi bütün işleri tahta ve ahşap iledir. Genellikle ağaç ve ahşapları delerek içine yuva yaparlar.Ağız  yapısı çok sağlam olduğundan tahta ve ahşap nesneleri rahatlıkla kemirebilirler.

Mobilya kurdu olarak adlandırılan bu kurtlar evimizde ahşaptan oluşan her türlü nesnenin içini oyarak orada yuvalanırlar. Mobilya kurtları mobilya ve ev eşyalarını sürekli delip çürüttüğünden bizim için zararlı haşere durumundadır. Bu haşere türleri gece aktif olup daha hızlı çalışırlar. Ağacı delerken çok farklı sesler çıkarırlar bu sesleri duymak mümkündür.

Tahtakurdu etkisiTahta KurduYeşil Tahta Kurdu

Ağaç kurtları sadece evlerin içinde değil bağ ve bahçede olan yeşil bitkileri delerek bu bitkilerin kurumasına neden olurlar. Çiftçilerde ciddi sıkıntılar oluşturan bu ağaç haşeresi bulunduğu her ortamda sıkıntıdır. Beslenmede tamamen bitkisel besinler kullanırlar. Tahta kurdu (ağaç böceği) üremesi yumurta ile olmaktadır. Canlı yavru doğurmazlar. Tahta kurtları yaptıkları yuva içine yumurta bırakır. Yumurtalar belli sıcaklığa ulaştığın da larva şeklinde yumurtadan çıkar. Ağaçları kemirirken ahşap tozlarını etrafa döktükleri için etrafı bayağı kirletirler. Tahta kurtları ağaç köklerinde, evlerde ki  her türlü ahşap eşya, ağaçtan oluşan depo, silo gibi büyük yapılarda, gemi güvertelerinde de bulunur. Zamanında önlem alınmazsa tahta kurdu bulaşmış bir gemi güvertesi delinmiş olur. Delinen gemi bu deliklerden su alırsa bayağı tehlike oluşur. Bu haşereler bulunduğu ortamda her zaman tehlikeli bir silahtır.

TAHTA KURDU MÜCADELESİ

Tahta kurdu mücadelesi haşereler ile yapılan mücadelenin en zorudur. Ahşabın içinde saklandıklarından ilacın iç kısımlara nüfuz etmesi çok zordur. Tahta kurdu (ağaç böceği) ilaçlaması; mutlaka işini bilen, işinin konusunda uzman, sertifikalı, sağlık bakanlığı onaylı ilaçları kullanan, yasal firmalar tarafından yapılmalı. Tahta kurtları zor öldüğü için ilaçlaması periyodik olarak belirtilen günlerde yapılmalıdır. Ağaç kurduna karşı önlem alınmazsa kısa süre içinde mobilya ve ahşap tüm eşyalarımıza zarar verir. Ağaç kurdu (ağaç haşeresi) ile mücadeledeasla korsan firma ile çalışılmamalı. Eğer çalışılırsa hem size hem de çevrenizdeki tüm canlılara zarar verebilir.

Tahta Kurdu Tahta Kurdu Yavrusu Siyah Tahta Kurdu

TAHTA KURDU – AĞAÇ BÖCEĞİ – MOBİLYA BÖCEĞİ İLE İLGİLİ SORULAR

1- TAHTA KURDU NASIL TANINIR?

Tahta kurdu, 2 kanadı olan baş ve göğsü sert bir kabuktan oluşan bir haşeredir. Başında 1 çift ufak anteni bulunan, 6 ayaklı bir haşeredir. Ahşapları sürekli delerek yuvalandıkları için; tahta kurdu olan  yerlerde ahşap kırıntıları, ağaç tozları bulunur. Ayrıca tahta kurtları (mobilya kurtları) ahşap zeminlerde delikler açarak sürekli zarar verir. Genellikle kahverengi ve siyahımsı renkleri vardır.

2- TAHTA KURDU NERDE YAŞAR?

Tahta kurtları özellikle yuvalanmak için ağaç köklerini, ahşap ev eşyalarını, mobilya, kapı pervazları, evlerdeki parke ve lambiri içlerinde yani ağaç ve ahşapla ilgili her türlü metanın içinde barınırlar.

3- TAHTA HAŞERESİ İNSANI ISIRIR MI?

Tahta kurdu haşereleri daha önceden belirtildiği gibi tamamen otçul oldukların dan beslenmelerinde hep bitkisel gıdaları kullanırlar. Yaşam alanı olarak ta ahşap aksanlarını seçtiği için insan ile ilgili hiçbir sorunları yoktur. Tahta kurtları kana ihtiyaç duymadıkları için insanı ısırmak gibi bir sorunları yoktur.

4- AĞAÇ KURDU İLE NASIL MÜCADELE EDİLİR?

Ağaç kurdu ahşapların içine yuva yaptıklarından dolayı bu haşerelere müdahale zordur. ilaçlaması periyodik olarak yapılıp etkili ilaçlar kullanılmalıdır. Ağaç kurdu ile mücadelede mutlaka sağlık bakanlığı onaylı ilaçlar kullanılmalıdır. Tahtakurdu İlaçlaması yasal firma tarafından yapılmalıdır.

5- TAHTA KURDU HASTALIK BULAŞTIRIR MI?

6- TAHTA KURDU EN ÇOK NE ZAMAN GÖRÜLÜR?

7- TAHTA KURDU NASIL ÇOĞALIR?

8- TAHTA KURDU NASIL İLAÇLANIR?

Hamam Böceği ilaçlama

Hamam böcekleri, eklem bacaklılar grubundan olup küçük haşere türleridir. Hamam böceklerinin 3 çift ayakları, başında da 1 çift antenleri bulunur. Vücudu ve gövdesi sert kabuktan oluşan bir çift kanat ile kaplıdır. Hamam böcekleri ulaşımını yürüyerek yaparlar. Kanatlarını uçmak için kullanmazlar. Hamam böcekleri ayaklarının çok güçlü olmasından ve çok ayağının bulunmasından dolayı çabuk hareket ederler. Hamam böceği saatte birkaç km yol alabilir.

Hamam böceklerinin türlerine bağlı olarak farklı yapıları ve boyları vardır. Bir Hamam böceğinin boyu birkaç mm olabildiği gibi 4 -5 cm olan türleride vardır.

Vücutlarında özel algılayıcıları, yani mükemmel çalışan bir sonar (radar) sistemleri vardır. Bu radar sistemi ile yiyeceğinin yerini tespit eder ve aynı zamanda kendisine gelen tehlikeleri sezinleyerek saklanır. O kadar mükemmel algıları vardır ki ortamda bulunan insanların dışında başka kişiler geldiğinde hemen algılarlar. Dünya üzerinde birçok türü bulunur. Dünyada bilinen hamam böceği türünün 4000 – 5000 kadar olduğu saptanmıştır.

Hamam böceği insanı ısırarak direk zarar vermediği için zararsız görünürler. Fakat insanlara hastalık bulaştırmaları ve tiksindirici oluşu ile insanlar tarafından sevilmeyen böceklerdir.

Gündüzleri pek gezinmezler ve ışığa karşı hassas yapıları vardır. Çoğunlukla beslenmek için geceleri ortaya çıkarlar. Gece bulduğu yiyecek kırıntılarını ve açıkta kalan yemekleri üzerinden beslenir.Yiyecek bulamadıklarında ise ölmüş böcek leşleriyle beslenirler. Hamam böceği besin olmadan 30 – 40 gün kadar yaşar.

Hamam böceği vücut direnci çok güçlü olan bir haşeredir. Ultra viole ışınlarına karşı bile dayanıklıdırlar.Sıcaklık ve soğukluk bakımından güçlü yapısı vardır. İnsanların dayanamadığı sıcaklığa ve soğuğa dayanırlar.50 derece sıcaklığa dayandığı gibi -30 derecede de yaşayabilir.

Yaşadıkları yere ve türlerine bağlı olarak farklı renklerdedirler. Bazıları siyah, bazıları kızıl, bazıları da kırmızımsı olabilmektedirler.Yıl içinde birkaç kez kabuk değiştirerek kendi vücutlarını yenilerler. Kabuğu değişmiş hamam böcekleri daha genç ve dinamik olurlar. Kabuğu değişmiş olanlar aynı gün içinde yeni kabuğuna bürünür.

Hamam böceği (kalorifer böcekleri) genel olarak 2-2,5 yıl kadar yaşar. Vücudu çok dirençlidir. Ayak kopmalarında veya herhangi bir uzvu koptuğunda dahi ölmezler hatta kafaları kopsa dahi haftalarca yaşarlar.

Hamam böcekleri yumurta bırakarak çoğalırlar. Hamam böceği yumurtasını görmek mümkün değildir. Çünkü çok ufak yumurtaları vardır. Yumurtalarını evlerde duvar diplerine ve evdeki çatlaklara bırakır.

Çoğu hamam böceği türünde yılda 1 defa çiftleşme olur. Bu çiftleşme bazı türlerde ömürleri boyu kendilerine yeter. Hamam böceği bir yıl içinde aynı çiftleşmeden 4 veya 5 defa yumurta bırakır. Her yumurtlamada 500’e yakın yumurta bırakır.

Hamamböcekleri geceleri aktif olduğu için geceleri beslenirler, gündüzleri evlerin kuytu köşelerinde dinlenirler

Hamam böcekleri halk arasında farklı isimler ile anılırlar. Hamam böceği ( kalorifer böceği, alman hamam böceği, amerikan hamamböceği, oryantal hamam böceği) gibi birçok isim alırlar. Aslında bu aynı haşere grubudur fakat türleri farklı olduğu için hepside kalorifer böceği diye anılırlar.
HAMAM BÖCEĞİ İLE MÜCADELE

Hamam böceği ile mücadele çok önemlidir. Çok çabuk üreyen ve birçok hastalık bulaştıran bir haşere olduğu için bunlar ile mücadele şarttır. Hamam böceği ilaçlama işi çok önemlidir. İlaçlandığı zaman ilaçlar yumurtaya kesinlikle etki yapmaz. Bu bakımdan uygulama 20 – 24 gün sonra tekrarlanmalı çünkü hamam böceği yavruları takriben 15 gün sonra yumurtadan çıkar. Hamam böceği sorunu elle öldürmekle çözülmez.İnsanlara birçok hastalığı bulaştırdığı için bir an önce müdahale edilmedir. Hamam böceği (kalorifer böceği) ile mücadele için mutlaka ilaçlama firması ile irtibat sağlayın. İlaçlama sektöründe konusunda uzman olan firmamız 7 gün 24 saat kesintisiz hizmetinizdedir.

HAMAMBÖCEĞİ (KALORİFER BÖCEĞİ) İLE İLGİLİ SORULAR
1- HAMAM BÖCEKLERİ NE YER?

Hamam böceği açıkta bulunan her türlü yiyeceği tüketirler.Böcek ve haşere ölmüş her böceği yer.Beslenmesini genellikle gece yapar. Evlerimizde hamam böcekleri aynı zamanda giyeceklerimizi de kemirerek zarar verirler. Hamam böceklerinin evin dışında, ormanda yaşayanları organik besinleri tüketirler.
2- HAMAM BÖCEĞİ NASIL ÇOĞALIR?

Hamam böcekleri yumurta ile çoğalırlar. Ömründe 1 defa çiftleşir.Bu çiftleşmeden sonra her yıl 4- 5 defa yumurta bırakır ve her defasında 100’lerce yumurta bırakır.Yumurtasını evlerde kuytu yerlere, duvarlardaki yarık ve çatlaklara bırakır. Hamam böceği yavrusu yumurtadan yaklaşık 15 – 18 gün sonra çıkar. Bu bakımdan çok çabuk çoğalırlar.
3- HAMAM BÖCEĞİ YAŞAM ALANI NERELERDİR?

Hamam böceği doğada ormanlık alanlarda nemli ortamlarda bulunur.Evimizde ise hamam böceği lavabo altlarında, evin mutfağında, evin bodrumunda, çatı katlarında hatta yatak odalarına kadar her mekanda bulunurlar.
4- HAMAM BÖCEĞİ HANGİ HASTALIĞI TAŞIR?

Hamam böceği insana bir çok hastalık taşır bu hastalık taşıması genellikle besinlerden olur. Hamam böceği ısırdığı besinlerin ve yiyeceklerin üzerine bıraktıkları ağız salgıları,dışkıları ve yumurtaları ile insanlara hastalık mikroplarını bulaştırırlar.
Hamam böceği şu hastalıkları insana taşır.
Gıda zehirlenmeleri
Verem mikrobu
Hepatit virüsü
Dizanteri ve benzeri birçok hastalığı bulaştıran bu haşereler insanlar için çok tehlikelidirler.
5- HAMAMBÖCEĞİ NE KADAR YAŞAR?

Hamamböcekleri yaklaşık olarak 2 – 2,5 yıl kadar yaşarlar. Hamam böceklerinin sürekli ürediğini düşünürsek ortamda sürekli yavru olur. Yaşam koşulları ve mücadele yöntemleri ömrünü belirler.
6- HAMAMBÖCEĞİ NE ZAMAN GÖRÜLÜR?

Hamamböceğine her mevsim rastlanır. Yaşam koşulları ne olursa olsun onları görmek mümkündür. İster yaz ister kış 7 gün 24 saat rastlanılabilir. Hamam böceği görüldüğü zaman mutlaka ilaçlama şirketimize müracaat edin. Biz ilaçlama şirketi olarak size böceksiz rahat bir yaşam ortamı sunalım.
7- HAMAMBÖCEĞİ ÜZERİNDE GEZİNDİĞİ YİYECEKLERE ZARARLARI NELER OLUR?

Hamam böceği üzerinde gezindiği ve besinlerden yiyerek tükettiği yiyecekleri bozarlar. Birçok yiyeceği ve içecekten beslendiklerinde geriye bıraktıkları artıklardan dolayı bu besinleri bozarlar. Gıda zehirlenmelerin birçoğu bu haşerelerden kaynaklanır.
8- HAMAM BÖCEĞİ İLAÇLAMADA HANGİ İLAÇLAR KULLANILIR?

Hamam böceği ilaçlamada böceğin yoğunluğuna bağlı olarak farklı ilaçlar kullanılır.Yoğunluğu az ise jel ilaçlar kullanılır. Fakat böcek yoğunluğu fazla ise sıvı ilaçlar kullanılarak bu haşereye kesin çözüm bulunur.
9- HAMAM BÖCEĞİ İLAÇLAMADA UYULMASI GEREKEN ÖNEMLİ KURALLAR NELERDİR?

1) Böceğin türüne ve yoğunluğuna göre ilaçlar kullanılmalı
2) İlaçlama mutlaka yasal ilaçlama servisine yaptırılmalı
3) İlaçlama servisinin kullandığı ilaçlar Sağlık Bakanlığı onaylı olmalı
4) İlaçlamayı yapan elemanın işin eğitimini almış olması gerekir
5) İlaçlama hakkında mutlaka gelen elemandan bilgi alın
6) İlaçlamalar mutlaka periyodik yapılmalı
7) İlaçlama yapıldıktan sonra kesinlikle ilaçlar yüzeylerden silinmemeli
8) Yapılan jel ilaçlamalar ve katı ilaçlara kesinlikle elle dokunmamak gerekir

10- HAMAM BÖCEĞİ VE KALORİFER BÖCEĞİ İNSANI ISIRIR MI?

Hamamböceği (kalorifer böceği) kan ile beslenmediği için herhangi bir şekilde insanı ısırmazlar.Vücudundaki algılayıcılar ile insanın nefes alışından tutundan hareketlerine kadar her şeyi algılarlar ve bunu tehlikeli olarak görürler bu bakımdan insana pek yaklaşıp ısırmazlar. İnsana birçok hastalık bulaştırdığı için mutlaka bu haşereler ile mücadele edilmeli.

Müşteri Yorumları
    Belgelerimiz
    ilaçlama belgelerimiz ilaçlama belgelerimiz ilaçlama belgelerimiz ilaçlama belgelerimiz
    Google+